Soma maden faciasının yedinci yıldönümü: “Bu ülke koca bir insan mezarlığına çevriliyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma Holding bünyesindeki Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin işlettiği madende vardiya değişimi sırasında çıkan yangın ve su baskını sonucu 301 madenci hayatını kaybetti. Yedi yıl önceki Soma faciası, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş kazası olarak kayıtlara geçti. 

301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciası, dünyada son 50 yıldaki maden kazalarına bakıldığında en büyük ikinci ölümcül facia. Dünya tarihindeki tüm maden kazalarında ise en çok insanın hayatını kaybettiği 13. maden kazası.

Facia nasıl oldu? 

Soma Holding şirketlerinden Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye bağlı Kömür madeninde vardiya değişimi sırasında, 787 işçinin bulunduğu maden giriş kısmının 400 metre altında, saat 15.10 sıralarında elektrik panosundan kaynaklandığı düşünülen bir yangın çıktı. Kömür madeninin iki kilometrelik galerisinde çıkış kısmına yakın olan işçiler dışarı çıkmayı başardı. Ancak yaklaşık 300 işçi, çıkan yangın sebebiyle 800 metre derinlikte mahsur kaldı. Yangının etkisiyle maden ocağı zehirli dumanla doldu.

Elektrikler kesik olduğu için madendeki asansörler çalışmadı. İlk olarak çevredeki bir maden ocağından gelen tahliye ekibi kurtarma çalışması başlattı. Kurtulmayı başaran yaklaşık 30 işçi hastaneye kaldırılırken mahsur kalan işçilerin bulunduğu galerilere temiz hava verildi. 

Maden kazasında yaşamını yitiren işçilerden 17’sine yapılan otopsilerin sonucunda, ölüm nedenlerinin “karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenme” olduğu açıklandı. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 15 Mayıs’ta akşam saatlerine doğru yaptığı açıklama ile ölü sayısının 283’e yükseldiğini söyledi. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., 15 Mayıs gecesi kaza ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Ne yazık ki işletmemizde mühendislik ve teknik olarak bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Her türlü emniyet tedbirinin alınmasına rağmen normal şartlardan daha hızlı bir şekilde yayılan yangının nedeni, detaylı incelemeden sonra anlaşılabilecektir.”

Bakan Yıldız, 17 Mayıs’ta bir basın açıklaması ile yaşanan faciada toplam 301 işçinin hayatını kaybettiğini, 485 işçinin ise kurtarıldığını açıkladı. 

Yargı süreci: Tutuklu sanık yok

Soma davası, 13 Nisan 2015’te Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.  

11 Temmuz 2018’de sonuçlanan davada 37 kişi beraat etti. 14 sanık, taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermekten cezalandırıldı.

Mahkeme, sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan‘ı 15 yıl, Genel Müdür Ramazan Doğru‘yu 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik‘i 18 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti.

Can Gürkan, 18 Nisan 2019’da yurtdışına çıkış yasağıyla tahliye edildi. 

Yargıtay 12. Dairesi’nin Ocak 2021 tarihinde verdiği karar doğrultusunda, aralarında Soma Kömür İşletmeleri’nin patronu Can Gürkan’ın da bulunduğu dört kişi, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan yeniden hâkim karşısına çıktı.  İlk duruşması görülen mahkeme, 24 Mayıs’a ertelendi. 

Şubat 2021’de ise Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve yardımcısı İsmail Adalı, yattıkları süre göz önünde bulundurularak Soma İnfaz Savcılığı tarafından serbest bırakıldı. Üç tutuklu sanığın serbest bırakılmasının ardından Soma davasında cezaevinde tutuklu sanık kalmadı. 

Facianın yedinci yılında anmalar

Ramazan Bayramı’na denk gelen facianın yedinci yıldönümünde, yaşamını yitiren 301 madenci, bugün mezarlarının başında anıldı. Kaybettikleri yakınları için dualar okuyan aileler, mezarlarına da karanfiller bıraktı. Koronavirüs salgını kısıtlamaları nedeniyle kitlesel anma yapılmayan mezarlıkta, aileler adına açıklamayı Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak okudu. Türkiye’nin en büyük maden faciasında aileler olarak adalet taleplerinin karşılığını bulmadığını belirten Çolak, “Mahkemede ardı ardına sıralanan ‘beraat, tahliye’ kelimelerini duymak nasıl bir hiçlik, nasıl bir öfkedir anlatamayız. Bu yolda acımıza el uzatan avukatlarımızın demir parmaklıklar ardında tutsak edildiğini gördük” dedi.  

İktidar ve sermayenin birlikte hareket ettiğini vurgulayan Çolak, “Şimdi bizlere deniyor ki dönün evlerinize yedi yıl önceyi hatırlayın. Bizler bir kez daha diyoruz ki Soma katliamdır, işçiler bu topraklarda iş cinayetlerine kurban gitmektedir. Bu ülke koca bir insan mezarlığına çevrilmektedir. Bedeni ölmeyenlerin vicdanları, ruhları öldürülmektedir” dedi. 

Bağımsız Maden-İş: “Daha çok üretim, daha çok kâr, daha çok sömürü”

Bağımsız Maden-İş Sendikası da Soma ilçesindeki Madenci Anıtı’nın önünde anma etkinliği düzenledi. Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Sekreteri Resul Demir, faciadan sonra Soma’daki durumu şöyle anlattı:

“301 madenci kardeşimiz daha çok üretim, daha çok kâr, daha çok sömürü için kurulmuş siyaset, sermaye, sarı sendika ilişkiler ağı tarafından Soma’da katledildi. 13 Mayıs’tan sonra o yüzden ‘İki Soma var’ diyoruz. Birincisi rantiyenin, patronların, siyasetin, sarı sendikanın Soma’sı. Diğeri kaybettiği canları için mücadele eden 301 ailenin, termiğin zehirlemesine, tarım arazilerinin sermayece yağmasına itiraz edip mücadeleye tutuşanların ve patron, siyaset, sarı sendika tezgâhına başkaldıran insanca yaşam, insanca çalışma koşullarını bizzat kendi güçleriyle yaratmak için sendikalarını kuran maden işçilerinin Soma’sı.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus