Soma maden faciası davası 14 Haziran’a ertelendi – Avukat Seçil Ege Değerli: “Davayı elbirliği ile çöpe atmanıza izin vermeyeceğiz, bu düzen değişecek ve aldığınız kararlar da peşinizden gelecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yargıtay’ın sanıklar hakkındaki kararı bozması üzerine bugün (24 Mayıs 2021) yeniden görülmeye başlayan, Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen maden faciasına ilişkin davanın ikinci duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 14 Haziran 2021’e tarihinde yapılmasına karar verdi.

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen maden faciasında 301 işçi hayatını kaybetmişti. Yargıtay 12. Dairesi’nin ocak ayında verdiği karar doğrultusunda, aralarında Soma Kömür İşletmeleri’nin patronu Can Gürkan’ın da bulunduğu dört kişi bugün (24 Mayıs 2021) ikinci kez “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı.

Duruşma öncesi madenci aileleri, Akhisar İstasyon Meydanı önünde bir araya geldi. Ailelerle birlikte sendikalar ve siyasi partiler, Akhisar Tren Garı önünden mahkeme salonuna kadar pankartla yürüdü.

Duruşmaya sanık Can Gürkan, SEGBİS ile katıldı

Akhisar 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma, mahkeme başkanı Salih Pehlivanoğlu’nun dosyaya gelen belgeleri okumasının ve kimlik tespitinin yapılmasının ardından başladı.

Duruşmaya tutuksuz sanık Soma Kömür İşletmeleri’nin patronu Can Gürkan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Mağdur yakınları ve avukatları ise duruşmada hazır bulundu.

Sanık Can Gürkan, ekrana sırtı dönük oturdu

Diğer sanıkların ifadeleri bulundukları yerde alındığı için celseye katılmalarına gerek görülmediği belirtildi. Duruşmadan önce söz alan madenci ailelerin avukatlarından Melike Polat, sanık Can Gürkan’ın ekrana sırtı dönük şekilde oturmasına tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, teknik arıza nedeniyle Gürkan’ın sırtı dönük oturduğunu söyledi.

“Yeni bilirkişi raporu şart”

Avukat Melike Polat, “Etkili bir kriz masası kurulmamış, sorumlular maden suluyor. İlk bir saati madeni sulamak ya da başka şeyler için değerlendirmek yerine krizi yönetselerdi bu kadar insan ölmeyecekti” dedi.

Avukat Hatice Arslan, Yargıtay’ın eksik incelemelerde bulunduğunu belirterek, “Yeni bir bilirkişi raporu şart. Sadece Evinç için değil Gürkan için de bilirkişi raporu şart. Ek bilirkişi raporu görev ve sorumluların bilinmesi için şart” diye konuştu.

Söz alan madenci ailelerin avukatlarından Can Atalay, “Can Gürkan, Ankara’da siyasiler ile yüksek mertebe hukukçular ile görüşmeler yaptı. Gazeteci Barış Pehlivan bunu açık açık yazdı. Manisa Savcılığı size parmak salladı. Bu iddialar ile kovuşturmayı genişletmeyecekseniz ne yapacaksınız?” dedi. Atalay, gazeteci Barış Pehlivan’ın ortaya koyduğu iddiaların incelenmesini istedi.

 Avukat Murat Kemal Gündüz de kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin soruşturma yolunun açılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti avukatların taleplerini reddetti.

Avukatlar reddi hâkim talebinde bulundu

Taleplerin reddedilmesinin ardından söz alan avukatlar reddi hâkim talebinde bulundu. Dava avukatlarından Nergis Tuba Aslan, “Başkan sıfatıyla sizi ve iki üyenizi reddediyoruz” dedi.

Aslan, dosyanın yargılamasına başlandığında dosyanın kapsamını gerçekten bilen savcının gittiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Şu anki savcı geçen celse itibari ile 19 sayfa mütalaa verdi. Gerekçelerinin tamamı Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararının birebir kopyasıydı. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda (CMK) savcılık makamına ilişkin bir ret müessesesi bulunmuyor. Ancak bu dosyada gerçek bir esas hakkında mütalaadan bahsetmek mümkün değil belirtmek zorundayız.”

“Bu düzen değişecek ve aldığınız kararlar da sizin peşinizden gelecek

Mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiğini dile getiren Aslan, “Üyelerinizin bu dosyaya gerçek anlamda hâkim olabilmeleri mümkün değil, bu yargılamada da hiçbir varlık göstermediler. Bu sebeple üyelerinizi de reddediyoruz” diye konuştu.

Madenci ailelerin avukatlarından Seçil Ege Değerli, altı yıldır davayı takip eden avukatlar ve ailelerle dalga geçildiğini belirterek şunları söyledi: “Sizden vicdani kanaat oluşmasını da beklemiyoruz. Çünkü siz yaralı kurtulan 162 işçiyi dinlemediniz, tanıkları, aileleri dinlemediniz. Bu davayı elbirliği ile çöpe atmanıza izin vermeyeceğiz. Bu düzen değişecek ve aldığınız kararlar da sizin peşinizden gelecek. Nasıl ki Elbistan kararı peşinizden sizinle geldiyse bu da peşinizden gelecek. Bu pisliği biz temizleyeceğiz.”

Sanık avukatı ise mahkeme başkanının, madenci ailelerinin avukatlarına yönelik suç duyurusunda bulunmasını istedi. Can Atalay bu talebe, “O suç duyurusunu sen açacaksın” diyerek tepki gösterdi.

 Savcı ise esas hakkındaki mütalaasını bir önceki celse verdiğini ve mütalaaya karşı beyanların alınmasını istedi.

“İşçilerin canını hiçe sayarak bu ülkeyi kalkındıramazsınız”

Kısa bir ara veren mahkeme heyeti, reddi hâkim talebinin itirazının üst mahkemeye gönderilmesine, talimat dönüşlerinin beklenmesine, mütalaa için taraflara süre verilmesine karar vererek duruşmayı 14 Haziran’a erteledi.

Karardan sonra açıklama yapan avukat Nergis Tuba Aslan, “O patron Can Gürkan’ın daha fazla bedel ödemesini sermayedarlar istemez. Bu çürümüş düzen devam etsin isterler. Burada yaşananların hiçbirini unutmadık. Biz bütün sorumluların peşindeyiz” dedi.

Ailelerin avukatı Can Atalay da “Yedi yıl oldu, yedi yıldır olanı olduğu gibi görmemek için olmadık dümen çevirdiler. Türkiye’de en ucuz maliyet kalemi işçi canı. Bu düzen böyle gitmez. İşçilerin canını hiçe sayarak bu ülkeyi kalkındıramazsınız. Sadece cebinizi dolduruyorsunuz. Bu ülkede kimse ekmeğini kazanırken öldürülmesin diyedir davamız” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus