The Guardian yazarı Jonathan Wilson: “Louis Van Gaal kaba ve inatçı olabilir ama vizyonu takdire şayan”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2022 FIFA Dünya Kupası elemelerine beklenildiği gibi giriş yapamayan Hollanda A Milli Futbol Takımı, teknik direktörü Van Gaal’in vizyoner hamleleriyle kimliğini buldu ve grup liderliğini ele geçirdi. Jonathan Wilson‘ın The Guardian‘da çıkan “Louis van Gaal may be rude and stubborn but his vision should be celebrated/Louis Van Gaal kaba ve inatçı olabilir ama vizyonu takdire şayan” yazısını Medyascope Spor Servisi’nden Kubilayhan Kavrazlı çevirdi.

Louis Van Gaal kaba ve inatçı olabilir ama vizyonu takdire şayan

Hollanda teknik direktörünün acımasızlığına baktığınızda futbolu ve nasıl oynandığını önemseyen dürüst birini görürsünüz.

70 yaşındaki teknik direktör, 24 yaşındaki futbolcuya doğru yürüdü ve izlediği şeye baktı. Ardından anlamaz bir tavırla omuzlarını silkti. ”Bu arabalar şimdi yarışmış mı oluyor?” diye sordu şaşkın bir şekilde. Gerçekten bunu izlemek hoşuna gidiyor mu? Benim hoşuma gitmiyor. Durmadan ‘Mieeeeeuuv, Mieeeeeuuv’ diye sesler çıkıyor.” Ve böylece Frenkie de Jong’un Formula 1’e olan tutkusu kabul görmedi.

70 yaşındaki teknik direktör, 20 yaşındaki futbolcu ile el sıkıştı. ”Ben aşı oldum ya sen?” ”Tabii ki ben de!” diye yanıtladı Quinten Timber. ”Tanrıya şükür ki bir ”wappie” değilsin!” Wappie, komplo teorisyenleri için kullanılan “deli” kelimesine kabaca eşdeğer olan Hollandaca bir kelimedir.

70 yaşındaki adam masanın arkasından baktı. De Telegraaf için 4-3-3 formasyonunda oynayan Hollanda’nın orta üçlüsünün savunmacı olduğunu ima eden bir yazı yazan Valentijn Driessen’e, “Hiçbir fikriniz yok” dedi. ”Bunu söylediğim için üzgünüm ama sen sadece bir gazetecisin. Vizyonunuzu uygulamak istiyorsun ama futbolda vizyonun yok. Gazete için ise harika bir vizyonun var.”

Louis van Gaal, Hollanda milli takımından sorumlu üçüncü döneminde üçüncü ayına henüz yeni girdi ancak şimdiden bir dizi unutulmaz “açıksözlü” anları oldu. Van Gaal eskisinden daha açıksözlü olabilir mi, yaşı onu dünyanın geri kalanının başarısızlıklarına karşı daha az hoşgörülü kılmış ve artık diplomasiye daha az önem veriyor olabilir mi?

Van Gaal’in 2014 Dünya Kupası’ndaki son başarısının üçüncülükle sona ermesinden bu yana yıllar çalkantılı geçti. Guus Hiddink egemenliğinin başlamasından 10 ay sonra Hollandalılar iki kez pes etti ve Hollanda’nın maçlarının yarısını kaybettiği bir yılın ardından görevden alındı. Danny Blind yönetiminde İzlanda, Türkiye ve Çek Cumhuriyeti’ne karşı alınan yenilgiler, Fransa’da genişletilmiş Avrupa Şampiyonası’na hak kazanamama gibi olağanüstü bir başarısızlık ile tamamladı. Hollanda daha sonra 2018 Dünya Kupası’na katılmak için Fransa ve İsveç’i içeren zorlu bir grupta başarıya ulaşamadı.

Blind’in ardından göreve gelen Ronald Koeman ise başarılı oldu. Hollanda futbolunun bellirli bir kesimi tarafından çok sevilen 4-3-3 şablonuna göre takımını oynatmadı ancak Hollanda’yı UEFA Uluslar Ligi finaline taşıdı ve EURO 2020’ye katılma hakkı elde etti. 

Ancak Barcelona’dan gelen cazip teklifi Koeman geri çeviremezdi. Ve bu nedenle Avrupa Şampiyonası oynandığında tamamen Frank de Boer sorumluydu. Matthijs de Ligt’in kırmızı kart görerek oyundan atılmasının ardından Çek Cumhuriyeti’ne verilen pozisyonlar iç karartıcıydı. 

Bu noktada, Manchester United’ı 2016 FA Cup finalinde Crystal Palace karşısında zafere götürmesinden bu yana çalışmayan Van Gaal’e rotalar çevrildi. Sorumlu olduğu ilk iki maçında 4-3-3’ü geri getirdi, ancak Norveç’e 1-1 berabere kaldıktan ve Karadağ’ı 4-0 yendikten sonra, geçen ay Türkiye’ye karşı üçlü savunma oynamayı seçti, bu da Driessen’in eleştirilerini harekete geçiren şeydi. Van Gaal, Driessen’e kitabını okumasını önerdi (Hollandaca otobiyografisi, biri hayatı ve diğeri hayat görüşü ilgili iki cilt). Driessen ise Van Gaal’in futbolunun artık bu plana uymadığı yanıtını verdi.

Kendine daha az güvenen ve kavgacı bir figür o noktada bunu kabul edebilirdi ama bunun yerine Van Gaal sıkı bir şekilde evrimin önemi üzerinde ısrar etti. Tartışmanın ayrıntıları içinde, bu bir gerilemeydi, ancak mesele kesinlikle doğruydu. Çok az teknik direktör en üst düzeyde on yıldan fazla bir süre dayanabilir. Daha önce neyin işe yaradığını sorgulamaya devam ederken hızla değişen bir oyuna ayak uydurmak çok yorucu.

Yine de Van Gaal’in üçlü savunmayı benimsemesi, 20 yıl önce Barselona’da ilk kez yaptığına işaret ettiği bir şey, kendi inançlarını sorgulamaya devam etme konusunda takdire şayan bir isteklilik gösterir. De Boer yönetiminde Hollanda deplasmanda Türkiye’ye 4-2 kaybetti; altı ay sonra ise sözde defansif arka üçlü ile onları 6-1 yendi. Cuma günü Letonya’da aldıkları 1-0’lık galibiyet onları grubun zirvesinde tuttu.

Van Gaal’in zor bir adam olduğuna şüphe yok. Kaba, inatçı ve gizemli kindarlıkları olabilir. Sosyal nezakete çok az zaman ayırıyor. Son sözü o söylemeli. Bir keresinde onunla röportaj yapmak için yorucu bir sabah geçirmeme rağmen karşılığında defalarca sorguya çekildim: “2014 Dünya Kupası için neden üçlü savunma oynadınız?”, “Defans oyuncularım kimlerdi?”

O zamanlar bunun bir güç oyunu olduğunu düşündüm, baskı altında beni Ron Vlaar, Bruno Martins Indi ve Stefan de Vrij’i hatırlamaya zorladı. Belki bir dereceye kadar öyleydi. Geriye dönüp baktığımda bir zamanlar öğretmenlerimin yaptığı gibi beni soruya olduğu gibi yaklaştırmaya çalıştığını fark ettim. 

Ayrıca röportajın dökümünü de istedi. Ona normalde böyle bir şey yapmadığımı açıkça belirterek isteğini kabul etmek zorunda kaldım. 24 saat içinde, sözleri içinde olduğu transkripti, yalnızca “tabloid” hakkında tuhaf bir şikayetle (Hollanda’da bile çok az tabloid kullanılır; örneğin, tabloidde sahanın mümkün olan maksimum kapsamını sağlamak için üçgenlerin kullanımıyla aşırı derecede ilgilenirler) iade etmişti.

Belgeyi açtığımda, korktuğum gibi, José Mourinho, Manchester United’ın başarısız altyapısı veya Gerard Pique ve Samuel Umtiti’nin yetenekleri hakkındaki sağlam yorumlarını silmemişti. Daha ziyade bunun yerine, transkript ek açıklamalar ve dipnotlarla kaplıydı. İyi bir İngilizce ile görüşlerini desteklemek için ek kanıtlar sunmuştu. 

Ve belki de Van Gaal hakkındaki temel gerçek budur: haklı olduğuna inanıyor ve bunu mümkün olduğunca ayrıntılı bir şekilde açıklamaya kararlı. Bu durum onu öfkeli yapabilir ve kendisiyle kolay arkadaşlık yapılamaz. Ama yalancı ve sahtekârların dünyasında çok fazla doğruları konuşmaktan korkan rakiplerine karşı avantajlı durumda. Bu takdire şayan bir şey. O; oyunun nasıl oynanması gerektiğine, dürüstlüğü kadar nadir ve kutlamaya değer hissettiren modern futbola önem veriyor.

Yazan: Jonathan Wilson

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Kaynak: https://www.theguardian.com/football/blog/2021/oct/09/louis-van-gaal-rude-stubborn-vision-netherlands

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus