Sağlık Bakanlığı hastanelerdeki şiddetin nedenini araştırıyor – TTB Merkez Konseyi Üyesi Kazım Doğan Eroğulları: “Şiddetin kaynağı kışkırtılmış sağlık talebi”

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet riskini 2019-2023 Stratejik Planı’nda tespit eden Sağlık Bakanlığı, “vatandaş ile sağlık çalışanının memnuniyetini artırmak ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak” amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında şiddetin sebebini araştırmak için hastanelerde anket yapıyor. Bakanlığın uygulamasını eleştiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Kazım Doğan Eroğulları, “Usulsüz rapor, ilaç istekleri gerekçe olarak değerlendirmeye sunulmuş. Soruların bu şekilde sorulması şiddetin meşrulaştırılması sonucunu doğurur” dedi. 

Sağlık Bakanlığı, 2019-2023 Stratejik Planı’nda yer alan amaçlardan biri olan “vatandaş ile sağlık çalışanının memnuniyetini artırmak ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak” için, “sağlık çalışanlarının memnuniyetini sürekli olarak iyileştirmek” hedefiyle çalışmalar yapıyor. Bakanlık, “memnuniyeti artırmak” için yaptığı çalışmaların  risklerini ise “sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalması, yoğun çalışma düzeni “ olarak tespit etti. 27 milyar 567 milyon 59 bin lira bütçe öngörülen çalışmalar kapsamında hastanelerde anket yapan Sağlık Bakanlığı, şiddetin sebebini araştırıyor.

“‘Bak benim gerekçem haklıymış’ dedirtecek sorularla dolu”

Yapılan anketlerdeki sorular ise hekimler ve sağlık çalışanları tarafından tepkiyle karşılandı. Bakanlığın uygulamasını Medyascope’a değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Kazım Doğan Eroğulları, soruların sağlıkta şiddeti meşrulaştırdığına dikkat çekerek “Anket çok özensiz hazırlanmış. Cevaplayan kişiye, şiddet eylemine ilişkin ‘Bak benim gerekçem haklıymış’ dedirtecek sorularla dolu. Mesela usulsüz rapor ve ilaç isteklerini bir gerekçe olarak değerlendirmeye sunmuş. Bu soruların bu şekilde sorulması şiddetin meşrulaştırılması sonucunu doğurur” diye konuştu.

“Bakanlığın ve hükümetin sağlıkta şiddete yaklaşımı ciddiyetsiz”

Çoğu hekimin, hukuki süreçlerde mağdur edileceğini düşündüğü için şiddet anında yardım çağırılan Beyaz Kod sistemini bile kullanmadığını söyleyen Eroğulları, “Şu an öyle bir durumdayız ki fiziksel şiddet dışındaki şiddeti, şiddet bile sayamıyoruz. Beyaz Kod sistemi, hekime, adeta ‘Saldıran kişiyi şikayet edip bu yola girdiğin zaman şiddete maruz bırakılırken çektiğin zorluğun iki katı daha zorluk çekeceksin’ diyor” dedi. “Bakanlığın ve hükümetin sağlıkta şiddetle ilgili ciddiyetsiz bir yaklaşımı var” diyen Eroğulları, konuyla ilgili şu örneği verdi:

“Bir mobbing hattımız var, buraya vatandaşlar sağlık sistemine ilişkin şikayetlerini bildiriyor. Sağlık sisteminin sorunlarını genellikle hekimlerden bildikleri için bir saldırgan devletin resmi hattında ‘Ben gidip o doktoru öldüreceğim” diyebiliyor. Bu tehdit karşısında Sağlık Bakanlığı’nın aldığı tek önlem hekimi arayarak ‘Oradan uzaklaşın, sizi öldürmeye geliyorlar’ demek oluyor.”

“Şiddet yasası, şiddeti önlemedi”

Daha önce tepkiler sebebiyle sağlıkta şiddetle ilgili bir yasa çıkarıldığını hatırlatan Eroğulları, “Eskiden karakoldan bırakılan sanık, yasayla birlikte savcılık kararıyla bırakılıyordu. Değişen bir şey olmamıştı” diye konuştu. Sağlıkta şiddetin katalog suçlar kapsamına alınma sebebinin konunun kamuoyu gündemine taşınması ve şiddetin dayanılmaz bir boyuta ulaşması olduğunu söyleyen Eroğulları, “Bu durum onları yeni bir adım atmaya itti ve katalog suçlar kapsamına aldılar fakat bunun da sağlıkta şiddeti önlemediğini görüyoruz” diye ekledi.

“Doktorların bir araya gelip konuşmasını istemeyen bir sistem var”

Sağlık Bakanlığı’nın hastaları müşteri olarak gördüğünü söyleyen Eroğulları, sistemin “müşteri memnuniyeti” üzerine kurulduğuna dikkat çekti ve şiddetin sebeplerini şöyle sıraladı:

“Sağlıkta Dönüşüm Projesi hekimler için ölüm getirdi. Şiddetin kaynağı kışkırtılmış sağlık talebi. Bunun yanında siyasilerin hekimlerle ilgili kullandıkları şiddet içeren ifadeler ekonomik krizle de birlikte toplumun her kesiminde olduğu gibi saldırıya dönüşüyor. Performansa dayalı sağlık sistemi yüzünden bir odada şiddete maruz bırakılan bir arkadaşımızı diğeri duyamıyor. Şehir hastanelerinde doktor odaları yok çünkü çalışanın daha da yalnızlaştırılacağı bir ortam yaratmak istiyorlar. Doktorların bir araya gelip konuşmasını istemeyen bir sistem var. Sağlık sistemi tükendi, bundan en büyük zararı da tedavi olmaya çalışan insanlar görecek.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus