Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki (CHP) değişim tartışmalarının aktörü olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun memleketi Tunceli’ye gitti. İmamoğlu kameraların karşısında Kılıçdaroğlu’nu telefonla arayıp konuştu. Siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek İmamoğlu’nun değişim stratejisini değerlendirdi.
Editör: Aliye Altınışık
Ekrem İmamoğlu Tunceli ziyareti sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradı. Kameraların karşısında Kılıçdaroğlu ile konuşan İmamoğlu “Genel Başkanım, cebinizi aradım ama cevap vermedi. Evini numarasını da çevirdim. Vallahi Tunceli’deyiz, memnunuz burada ziyaretlerimizi yapıyoruz. Dilek’le buradayız. Yarın da aslında sizinle çok konuştuk ama bir türlü gidemedik. Nazimiye’de bir konukevi yapmıştık biliyorsunuz. Orayı ziyaret edeceğiz. Düzgün Babayı ziyaret edeceğiz sonra dönüş yapacağız, inşallah. Bir isteğiniz var mı? Bu benim dördüncü gelişim. Zaten çok seviyorum. Ama bu sefer gitmediğim Gözeler’in kaynağına gittik.” dedi.
“Siyaseten anlamlı ve cesur bir hamle”
İmamoğlu’nun değişim stratejisini değerlendiren siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu’nun memleketinde onu aramasının siyaseten bir anlamı olduğu görüşünde. Bunu “cesur bir hamle” olarak yorumlayan Özpek, buna rağmen hala partilileri ikna etme çabasını eleştiriyor:
“Tunceli’ye gidip oradan Kemal Bey’i araması aslında kendi içinde bir siyasi meydan okumayı barındırıyor mu? Evet, barındırıyor. Neticede genel itibariyle insanların gördüğü, düşündüğü, Ekrem Bey’in parti dışına çıkmadan, partide çok köklü bir değişimi hedeflemekden daha çok, parti içerisindeki aktörleri ve parti içerisindeki insanları ikna ederek ve partide olabildiğince daha az kırılmaya sebep olabilecek bir değişimi hedeflediğini gösteriyor.”
“İmamoğlu’nun popülerliği düşüyor”
İddiaya göre Özgür Özel CHP Genel Başkan adayı, İmamoğlu ise yeniden İBB Başkan adayı olacak ve birbirleriyle koordinasyon içinde hareket edecekler. Özpek’e göre Özel’in CHP’nin başına geçtikten sonra İmamoğlu ile tam koordinasyon içinde çalışıp çalışmayacağı belirsiz. Ayrıca İmamoğlu parti içinde ikna etmeye çalıştığı isimler, İmamoğlu’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldıklarının çok daha fazlasını isteyecek. Özpek, bu yöntem nedeniyle İmamoğlu’nun halk içindeki popülerliğinin düştüğünü belirtti.
“İmamoğlu en iyi bildiği işi yapmaktan utanmamalı”
Özpek’e göre İmamoğlu’nun en iyi bildiği şey siyaset yapmak. Tüm Türkiye İmamoğlu’na bundan utanması gerektiğini söyledi. İkinci Erdoğan benzetmelerinin kaynağında da bu yatıyordu. Özpek İmamoğlu’nun en iyi bildiği iş olan siyaset yapma becerisinden utanmaması gerektiğini söyledi:
“Ekrem Bey bundan utanmamalı. Risk almaktan, meydan okumaktan, halkla konuşmaktan utanmamalı. Bu onunla özdeşleşmiş bir karakter, onun doğası. Bu doğasına ihanet etmemeli ve partinin tepkisini çekmemek ya da belli başlı kesimlerin alkışını almak için siyaset yapmayı derhal bence bırakmalı bana sorarsanız.”
Özpek toplumun istediği siyaseti CHP’nin veremediğini belirterek, “Bir liderin onlara önderlik etmesine, onları derleyip toparlamasına, onları temsil etmesine ihtiyaç var. Yani bir söylemle ortaya çıkıp temsil etmesine ihtiyaç var. Toplumda böyle bir beklenti var. Ekrem Bey bu alanı boş bırakmış durumda” dedi.







