İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan “Şehir Hepimizin” programının bu bölümde Hatay Kadın Dayanışması İnisiyatifi kurucularından Eda Dinçmen Sağıroğlu, Hatay’da yaşanan sel felaketini, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri ve kentleşme politikalarını Gürhan Ertür ve Tuğçe Tezer’e değerlendirdi.
Hatay Kadın Dayanışması İnisiyatifi kurucularından Eda Dinçmen Sağıroğlu, Hatay’daki sel felaketinin yarattığı yıkımı anlattı. Sel felaketinin gece saatlerinde başladığını belirten Sağıroğlu, sabah saatlerinde bile net bir bilgilendirme yapılmadığını söyledi. Sarıoğlu, birçok yolun kapandığını ve sosyal medyadan gelen bilgilerle durumun anlaşılmaya çalışıldığını belirterek, “Okula gidip gitmeyeceğimizi bilmiyoruz. Çok yağmur yağıyor. Hiçbir şey ilan edilmedi. Bir bilgi gelmiyor” diye konuştu.
Sel felaketinde can kayıplarının olduğunu belirten Sağıroğlu, resmi açıklamalarla sahadaki bilgilerin farklılaştığını ifade etti. Eda Çimen Sarıoğlu, 13 kayıp olduğunu fakat resmi olarak can kaybı denilmediğini vurgulayarak, beş kayba ulaşıldığını ve hala bulunamayanlar olduğunu ifade etti. Kayıpların çoğunun Asi Nehri yatağı ve çevresindeki mahallelerde yaşandığını söyleyen Sağıroğlu, insanların evlerini ve araçlarını kurtarmaya çalışırken sele kapıldığını söyledi.
Hatay’da sel felaketi: “Toprak artık suyu çekemiyor”
Sağıroğlu, doğal su yollarının kapatıldığını belirterek şunları söyledi:
“Asi Nehri’nin taşma havzasına müdahale edildi. Dereler, su yolları kapatıldı, üzerine inşaat yapıldı. Şehir betonlaşması nedeniyle su toprağa karışmadı. Toprak artık suyu çekemiyor. Su doğrudan yayılıyor ve mahalleleri basıyor. ”
Sağıroğlu, deprem sonrası Hatay’ın “afet bölgesi” gibi değil “yatırım alanı” gibi ele alındığını savunarak, afet yönetiminde yerel bilginin dışlandığını söyledi. “Bir Antakyalı nerede ne olacağını bilir ama burada hiç yerel fikir sorulmadı” diyen Sağıroğlu, yanlış planlamaların felaketleri büyüttüğünü ifade etti.








