Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi önündeki konuşmasını Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’a değerlendiren Kemal Can, “Kılıçdaroğlu iktidarın CHP’ye yönelik tüm suçlamalarını üstleniyor” dedi. Can, Özel ile Kılıçdaroğlu arasındaki farkın artık yalnızca liderlik yarışı olmadığını söyledi.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Güvenpark’ta bayramlaşmak için yurttaşları çağırdı. Aynı saatte partinin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’ne çağrı yaptı. Kemal Can, aynı gün gerçekleşen iki siyasi etkinlik arasında yalnızca kalabalık açısından değil, siyasal anlam bakımından da büyük bir fark bulunduğunu söyledi:
“Artık bu iki tablo arasında niceliksel bir karşılaştırma yapmak bile mümkün değil. Ortada çok açık bir fark var. Ama bence daha önemlisi niteliksel fark. Özgür Özel’in etrafında oluşan tablo yalnızca daha kalabalık değildi; siyasal olarak da çok daha güçlüydü. Mansur Yavaş’ın açık biçimde orada yer alması, Anıtkabir yürüyüşü, farklı kesimlerden insanların aynı zeminde buluşması ve bütün bunların oluşturduğu siyasi atmosfer çok güçlü bir görüntü ortaya çıkardı. Bu sadece bir miting değildi, aynı zamanda bir meşruiyet gösterisiydi.”
“Özgür Özel halkı işaret ediyor, Kılıçdaroğlu devleti”
İki liderin kullandığı dilin de bu ayrımı ortaya koyduğunu belirten Can, “Özgür Özel son dönemde çok net biçimde bir hat kurmaya çalışıyor. Diyor ki, karşımızda halkın iradesine karşı hareket eden bir müesses nizam var. Bir darbe girişimiyle karşı karşıyayız ve buna karşı mücadele ediyoruz. Bütün meşruiyetini de buradan kuruyor. İnsanlara dönüp ‘Onlarda olmayan bir şey var, o da sizsiniz’ diyor. Dayandığı yer açık” dedi.
Kemal Can, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının en dikkat çekici yanının iktidarın uzun süredir CHP’ye yönelttiği suçlamaları tekrar etmesi olduğunu söyledi, “Kılıçdaroğlu iktidarın CHP’ye yönelik tüm suçlamalarını üstleniyor” dedi ve şöyle devam etti:
“Bugünkü konuşmada çok çarpıcı bir şey yaşandı. Kılıçdaroğlu, iktidarın bir yıldır kendi medyası ve yargısı üzerinden CHP’ye yönelttiği iddiaların neredeyse tamamını üstlendi. Yolsuzluk iddialarını, belediyelere yönelik suçlamaları, hatta casusluk imalarını bile sahiplenen bir dil kullandı. Yetmedi, bunların üzerine bir de FETÖ göndermesi ekledi. Üstelik bunu herhangi bir somut bilgi ya da isim vermeden yaptı.”






