İSTANBUL (Medyascope) – Zeytin Dalı programının bu bölümünde Müge İplikçi’nin konuğu Biyolog Buket Elbeyoğlu oldu. Elbeyoğlu, bir uzaylının gözünden insanlığı tanımlayan kitabı “İnsanlık Karnesi”ni anlattı.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Biyolog Buket Elbeyoğlu, “İnsanlık Karnesi” kitabında insan davranışlarını bir uzaylının gözünden ele alıyor.
- Kitap, insanın sadece biyolojik bir varlık olmadığını vurgularken, potansiyeli ve hatalarını masaya yatırıyor.
- Elbeyoğlu, vicdanın doğuştan kusursuz olmadığını ve insanların yaşadıkları olayları normalleştirdiğini belirtiyor.
- Yazar, kitabı aracılığıyla okuyuculara, “Ben ne yapıyorum, nasıl bir insanım?” sorusunu sordurmayı hedefliyor.
- “İnsanlık Karnesi”, insanın tasarımını hatırlatmayı ve doğayla olan bağını yeniden kurmayı amaçlıyor.
Biyolog Buket Elbeyoğlu kitabı “İnsanlık Karnesi”ni anlattı. Kitabını bir Biyolog gözüyle yazdığını söyleyen Elbeyoğlu, “İnsanlık Karnesi”ni insan davranışlarını inceleyen bir kitap olarak tanımladı. İnsanın sadece biyolojik bir varlık olmadığının altını çizen Elbeyoğlu, “İnsan, biyolojisinin yanı sıra psikolojisi ve davranışlarıyla bütün olan bir tür. Dolayısıyla ben de kitapta bir bütün olarak ele almak istedim” dedi.
“Uzaylı gözünden insan olmak”
Buket Elbeyoğlu kitabında neden uzaylı karakterini seçtiğini şöyle anlattı:
“Üçüncü bir göz aradım. Bu üçüncü göz bize tarafsız, katı ve nesnel bir ayna tutsun istedim. Biz aynayı kendimize tuttuğumuzda bu kadar tarafsız olamayız diye düşündüm. Bu sebeple bir uzaylı metaforu yaratmak istedim, bir uzaylının gözünden acımasız ama gerçekçi bir gözle insan türünün nasıl göründüğüne bakılsın istedim.”
İnsanı hata yapan bir canlı olarak tanımlayan Elbeyoğlu, “Mümkün değil hatasız canlı bir insan türünün olması. Bu kitap insanın hatalarını, yanlışlarını masaya yatırırken potansiyeli ne kadar yüksek bir canlı olduğunu da ortaya koyuyor. Potansiyeli yüksek ama bu potansiyele karşı fark etme gücü zayıf” diye konuştu.
Elbeyoğlu, insanın özünde birçok şey olduğunu fakat bunların ortaya çıkarılamadığını ifade etti. “Eğer bu potansiyelimizi, bizde var olanlara ortaya çıkarabilseydik, mağara devrinden bugüne insan olarak yol kat etmiş olurduk” diyen Elbeyoğlu, kitabı yazmaktaki amacının okurlarında “Ben ne yapıyorum, nasıl bir insanım?” sorusunu sordurmak olduğunu vurguladı.

“Vicdan doğuştan kusursuz bir pusula değil”
Toplu taşımada yaşanan taciz olaylarına da kitapta yer verdiğini söyleyen Elbeyoğlu, “İstanbul’da özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde kadınların yaşadığı zorlukları dışarıdan bir gözle göstermek istedim. İnsanlar içinde yaşadıkları olayları zamanla normalleştiriyor. Oysa dışarıdan bakan biri bunun ne kadar korkunç olduğunu çok net görebiliyor” dedi.
Vicdanın doğuştan kusursuz bir pusula olmadığını belirten Elbeyoğlu şunları söyledi:
“Vicdan her olayda yeniden ayarlanması gereken bir sistem. Egolarımızdan, travmalarımızdan, yaşadığımız koşullardan etkileniyor. Eğer insanlık vicdanını gerçekten doğru kullanabilseydi bugün açlıktan ölen çocuklar ve savaşlar olmazdı. Demek ki bu pusulayı çok da başarılı kullanamıyoruz”
Kitap tanıtım bülteni
“İnsanlık Karnesi” kitabını insana insanı hatırlatmak için yazdım: başarılarını ve aynı zamanda yüzleşmekten kaçtığı yönlerini. Çünkü insan, aynı anda hem bomba yapabilen bir akla hem şiir yazabilen bir ruha sahip.
Ben bir biyoloğum.
İnsana hücresinden, sinir sisteminden, evrimsel hafızasından ve doğayla kurduğu derin bağlardan bakıyorum. Amacım bedenimizle zihnimizin ve doğayla uyum içinde işleyen yapımızın aslında ne kadar kadim ve zekice bir tasarım olduğunu yeniden fark etmemizi sağlamak ve türümüzün yaptığı hataları dışarıdan bir gözle gösterebilmek.
Bu yüzden insanı anlatırken dış göz olarak “uzaylıları” kullandım.
Uzaylı bir konseyin soğuk ve nesnel raporları üzerinden insana baktığımızda, bize sunulan dünyayı ve zekâmızla inşa ettiğimiz medeniyeti hırslarımızla nasıl tehlikeye atabildiğimizi daha net göreceğiz.
Amacım insanı yüceltmek ya da kolayca suçlamak değil, şu kritik soruyu sormak: Neden bildiklerimizi yapmıyoruz?..
Bu kitap bir davettir!
İnsanı yeniden tanımak… Kendi tasarımını hatırlatmak…
Doğayla olan kadim bağını yeniden kurmak…
Ve belki de unuttuğu insanlığı yeniden ayağa kaldırmak için…








