İSTANBUL (Medyascope) – Suriye’de akaryakıt fiyatlarına yapılan yüzde 40’a varan zamların ardından başlayan protestolar neden ülkenin farklı bölgelerine yayıldı? Dünya Alem’de İslam Özkan’ın konuğu araştırmacı-yazar Tevfik Usluoğlu, Suriye’de hayat pahalılığı, işsizlik, özelleştirme politikaları ve ekonomik dönüşümün halk üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Suriye’de akaryakıt ve temel tüketim maddelerine yapılan zamların ardından başlayan protestolar, ülkenin yeni ekonomik politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Dünya Alem’in bu bölümünde İslam Özkan’ın konuğu araştırmacı-yazar Tevfik Usluoğlu, Suriye’deki ekonomik dönüşümü, özelleştirme politikalarını ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) yeni yönetime entegrasyon sürecini ele aldı.
Yeni yönetim döneminde gelirlerin yükselmesine karşın hayat pahalılığının çok daha hızlı arttığını belirten Usluoğlu, “Eskiden gelir düşüktü ancak devlet yardımları, ücretsiz kamu hizmetleri ve fırınlarda sübvanse edilen ekmek sayesinde refah bir şekilde yaşanabiliyordu. Bugün kamu mallarının satılması, su ve petrol kaynaklarının özelleştirilmesi süreci başladı. Memur tasfiyeleriyle birlikte işsizlik hat safhaya ulaştı. Raflarda ürün var ancak halkın bunu satın alacak gücü yok” dedi.

“Protestolar yönetimi devirecek zemine sahip değil”
Protestoların siyasi sonuçlarına da değinen Usluoğlu, mevcut koşullarda gösterilerin bir yönetim değişikliğine dönüşmesini beklemediğini vurguladı. Usluoğlu, “Toplumsal ve psikolojik zemin şu an yönetimi devirecek bir protesto dalgasına uygun değil. Yerel dinamiklerin yanı sıra uluslararası konjonktür de buna elverişli değil. Gösteriler yönetimi doğrudan hedef almaktan ziyade neoliberal ekonomi politikalarına ve hayat pahalılığına karşı bir iyileştirme talebi olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

Suriye’nin yeniden inşasının da uzun yıllar alacağını belirten Usluoğlu, Halep başta olmak üzere savaşta ağır hasar alan bölgeleri hatırlatarak mevcut koşullarda imar sürecinin 30-35 yıla yayılabileceğini söyledi.
SDG’nin yeni yönetime entegrasyonunu ele alan Tevfik Usluoğlu, askeri entegrasyon konusunda önemli mesafe alındığını ancak siyasi başlıklardaki tartışmaların sürdüğünü belirtti. Kürtçe eğitim, anayasal güvenceler ve seçmeli dersler konusunda uzlaşı arayışının devam ettiğini aktaran Usluoğlu, Haseke ve Ayn el-Arab (Kobani) hattındaki yerel gerilimlere de dikkat çekti.
Suriye toplumunun geleceğini de değerlendiren Usluoğlu, “Şu an oluşturulmaya çalışılan yapının toplumsallaşması ve kurumsallaşması çok zor. Ya yönetimin yapısı kapsayıcı ve seküler bir çizgiye doğru evrilecek ya da uzun vadede sürdürülebilir olmaktan çıkacak” dedi.








