Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?

Aslında her şey 2024 Ekim’inde başladı. ABD’nin en prestijli üniversitelerinden biri olan Cornell’de erkeklerden oluşan sosyal öğrenci birliğinde (Chi-Phi-Fraternity House) bir kız öğrenciye toplu tecavüz iddiası yeniden gündeme geldi. Kız öğrenci kimliğini korumak için Jane Doe adıyla 101 sayfalık şikayet metniyle birlikte üniversiteye dava açtı. İddiaya göre iki yıl önceki vakanın ele alınmasında ne polis departmanı ne bölge savcısı ne de üniversite yönetimi işini doğru dürüst yapmıştı ve artık yeni kanıtlar ortaya çıkmıştı.

Jane Doe, açtığı hukuk davasında, 19 Ekim 2024 gecesi, Cornell Üniversitesi’ndeki erkek öğrenci birliğinden yedi erkeğin, alkol ve ketamin adlı uyuşturucuların da rol oynadığı bir olayda kendisine saatlerce cinsel saldırıda bulunduklarını iddia ediyor. O dönemde 20 yaşında bir lisans öğrencisi olan Jane Doe, davasında söz konusu olay sırasında sarhoş olduğunu ve rıza gösteremeyecek durumda olduğunu belirtiyor. Dava sadece üniversiteye değil, Chi Phi erkek öğrenci birliğine ve iddia edilen saldırıya karışan, artık “Cornell Yedilisi” olarak bilinen erkekler dahil olmak üzere birçok grup aleyhine de açıldı.

Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?
Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?

Halının ardına süpürülen ifadeler

Doe’nun avukatı, müvekkilinin saldırının ardından geçen günlerde “travma geçirmiş, hissizleşmiş ve ne işlev görebilecek ne de yaşananların dehşetini kabullenebilecek durumda olduğunu” belirtti çünkü Doe, bu olayı gecikmeli olarak 8 Kasım 2024 tarihinde Cornell Üniversitesi Polisi’ne bildirmişti. O tarihte olayın taraflarından ikisi okuldan atıldı ve şikayetçi de iddia edilen saldırının ardından üniversiteden ayrıldı. Jane Doe’nun açtığı davada, bir katılımcının diğer kulüp üyelerine Doe ile cinsel ilişkiye girmeleri için grup sohbet odasında diğerlerine çağrıda bulunduğu iddia edildi ve kulübün grup sohbetinden alındığı söylenen bir görsel de yer aldı.

Snapchat’te erkek öğrencilerin olayın hemen öncesinde kaba saba bir dille Jane Doe ile “ücretsiz” bir cinsel ilişki hakkında tartıştıkları kanıt olarak sunuldu. İki gün sonra aynı grupta atılan mesajların birinde ise erkeklerden biri “olayların nasıl geliştiği” konusunda özür dilermiş gibi görünüyordu. Hafızasının “biraz bulanık” olduğunu, “işlerin tamamen çığırından çıktığını” ve kendini kötü hissettiğini yazıyordu. Ayrıca “cinsel eylemlerin hiçbirinin yasadışı olmadığını” ve Jane Doe’nun tüm adamlarla birlikte olmaktan hoşlandığını da ekliyordu.

Olaydan hemen sonra polisin çok sayıda ifade aldığını, sohbet mesajlarını incelediğini, isimsiz ihbarları kayda geçirdiğini, sanık erkeklerden bazılarının avukatlarıyla temasa geçtiğini ve en az iki kişiyle daha görüştüğünü öğreniyoruz. Ancak bütün bu araştırmanın ardından davada adı geçen hiçbir erkek ceza almamış. Ancak eski savcı ve pek çok uzman o dönemde savcılığın topladığı ek delilleri incelememeyi ve tek bir tane (ve sonradan anlaşıldığı üzere eksik olan) kampüs polisi ifadesinin ötesinde herhangi bir ek soruşturma başlatmamayı tercih etmiş. Görünen o ki, karmaşık bir cinsel suç soruşturması kötü, eksik ve yanlı yürütülmüş. Mesela Jane Doe’un 14 Kasım’da polise verdiği ifadedeki “Yüzde yüz emin olarak söyleyebilirim ki tecavüze uğradım” sözü metinden çıkarılmış.

Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?
Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?

#MeToo Hareketine ne oldu?

Peki bütün bu olan biten bize ne söylüyor? İstatistiklere göre, ABD’de yaklaşık her sekiz üniversite öğrencisinden biri cinsel şiddete maruz kalıyor ve lisans düzeyindeki kadın öğrenciler için bu oran 4’te 1’e ulaşıyor. Bu rakam son 40 yıldır büyük ölçüde değişmemiş. Peki o zaman #MeToo hareketine ne oldu?

Cornell vakası daha büyük bir toplumsal başarısızlığa mı işaret ediyor? Kampüslerin kadın öğrenciler için şiddet dolu olması sadece Amerika’daki eğitim kurumları için mi geçerli? Bütün bu soruların yanıtlarını ararken, Cornell vakası bağlamında Winston Lee ve Gillio Lopes adlı iki öğrenciye uzaklaştırma cezaları ve disiplin gözetimi cezaları verildi. Jane Doe, Lee’yi kendi vücudundan ketamin solumakla ve kendisine zorla oral seks yaptırmakla suçlamıştı. Lopes ise rızası olmadan kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini iddia etmişti. Lee iki yıl süreyle uzaklaştırma cezasına çarptırıldı ve üç dönem uzaklaştırma cezası aldı. Her iki erkeğe de Jane Doe ile iletişime geçmemeleri söylendi ve cinsel taciz konusunda eğitim almaları zorunlu kılındı.

Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?
Aslı Tunç yazdı: Cornell Üniversitesi’nde neler oluyor?

Disiplin kurulunun kararını verdiği sırada mezun olan Diego Sarabia için “istenmeyen kişi” (persona non grata) kararı verildi. Sarabia’nın kampüse girişi 3 yıl süreyle yasaklandı. Kalan iki erkek, Scott Norris ve Scott Kretzschmar’dan ise Jane Doe ile iletişime geçmemeleri istendi. Bu erkeklerden ikisi hariç, hepsi Cornell diplomasıyla mezun olabilecek ve bu çok prestijli diplomanın avantajlarından yararlanarak yaşamlarını sürdürebilecek. Buna karşılık, bütün bu olanlardan sonra bu erkeklerin ona yaptıkları yüzünden Jane Doe’nun üniversiteden mezun olup olmayacağı ya da ileride normal bir hayat sürebileceği bile şüpheli. Cornell kampüsünde ise protestolar hâlâ sürüyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş