Havai fişek fabrikasında yedi işçinin öldüğü patlamayla ilgili davanın karar duruşmasının ilk oturumu tamamlandı

Sakarya’nın Hendek ilçesinde faaliyet gösteren Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020’de meydana gelen, yedi işçinin öldüğü, 128 işçinin yaralandığı patlamayla ilgili davanın karar (yedinci) duruşması Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Mahkeme heyeti, Ali Rıza Ergenç Coşkun’un “olası kasıtla insan öldürmek” suçundan ek savunma yapmasını talep etti. Fabrika sahibi Yaşar Coşkun ve fabrika müdürü Hasan Ali Velioğlu’nun tutuklu yargılandığı dava beş gün sürecek.

Duruşmanın birinci oturumu bugün (31 Ocak 2022) Sakarya Ferizli Cezaevi’ni yanında bulunan Büyük Duruşma Salonu’nda yoklama ile başladı.

Sanık avukatı, sanık yakınlarının bir kısmının duruşma salonuna alınmadığı, seyirci sıralarının milletvekilleri ve katılan yakınları ile dolduğu gerekçesiyle itirazda bulundu.

“Üç-beş yıl verilecek cezayı kabul etmiyorum”

Duruşmada mağdur ailelere söz verildi. Patlamada 26 yaşında çocuğunu kaybeden Muammer Yılmaz, “Burada açık bir kast var. Bunun dışında verilecek hiçbir cezayı kabul etmiyorum. Üç-beş yıl verilecek bir cezayı ben kabul etmiyorum. Ne fazla verilecek bir cezayı ne eksik verilecek bir cezayı  istemiyorum, ben adalet istiyorum” dedi.

“Kardeşimin gülen yüzünün parçalandığına halen inanmıyorum”

Patlamada kardeşini kaybeden Rabia Aygün de söz aldı. Mahkemeye ilk defa kardeşi öldüğü için geldiğini söyleyen Aygün, “Anlamaya çalışıyorum, bir şeyler yaşandı. Ama biz bir empati görmedik karşı taraftan. Ben adalet olsun istiyorum. Suçsuzlarsa bir şey demiyorum ama bir şeyler sebep oldu ki burada bir kıyamet oldu. Benim kardeşimin gülen yüzünün parçalandığına hâlâ inanamıyorum. Benim kardeşim hakkıyla çalışan bir insandı. Herkes vicdanına sahip çıksın. Bu dünya varsa öbür dünya da var” diye konuştu.

“Abim diye bana yanık et gösterdiler”

Patlamada abisini kaybeden Merve Nur Yılmaz, “Abim diye bana bir parça yanık et gösterdiler. Bir buçuk senedir evimizin et kokmadığına ailemi ikna etmeye çalışıyorum. Annemi abimin canı yanmadan öldüğüne ikna etmeye çalışıyorum. Daha önce defalarca patlamış fabrikaya bilinçli taksir diyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.

Mağdur ailelerin avukatı Can Atalay konuşurken, tutuklu sanık Coşkun müdahale etti

Duruşmada konuşan mağdur ailelerin avukatı Can Atalay, “Bu insanlar, yoksulluğu istismar edilerek ölüm koşullarında çalıştırılan insanlar. Bu kadar ağır suçlar altında yaşlılık gerekçesiyle tutuksuz yargılanan tek sanık Ali Rıza Ergenç, yargılamanın taraflarını arayarak 22 tane şikayetten vazgeçme dilekçesini dosyaya sokturdu” dedi.

Atalay konuşurken, sanık Yaşar Coşkun müdahale etti. Salonda kısa süreli gerginlik yaşandı.

Atalay sözlerine şöyle devam etti:

“Bu özgüvenin nedeni para ve siyasi iktidarın patronajı. Hiç kalmamış bir fabrikadan bahsediyoruz, duruşma salonunda Süleyman Soylu’nun ismi söylenerek bu işin üstü örtülmeye çalışılıyor. Biz sanıkların bir kısmının olası kasıtla cezalandırılmasını istiyoruz. Yaşar ve Hasan’ın aşağısındaki insanların karar verme yetkisi yok. Sayın yargıçlar, kaçak barut üretiminin kanıtlanmadığını söyleyebilir mi kimse, söyleyemez.  Kaçak barut üretiliyor ve gizlenmeye çalışıyor. Meslekte yeni değilim ve politik olarak çok dava gördüm, sanık oldum. Ben bundan politik dava görmedim.”

“Geçim kaynakları talan edilen özellikle kadın işçilerin davası”

Atalay’dan sonra duruşmada söz alan ailelerin avukatı Elif Sıla Aşık, bu davanın geçim kaynakları talan edilen özellikle kadın işçilerin davası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kadın işçilerin alın teri üzerine kanla kurulmuş bir düzen bu. Bu ülkede kadın işçi olmak, ekonomik kaynaklara erkeklerle eşit düzeyde erişememek demek. Kadınlar annelerinden miras kalan yoksulluklarını çocuklarına miras bırakmaktadırlar. Bizler ‘Beğenmiyorsan gider başka iş bulursun’un karşılığının ‘Beğenmiyorsan aç kalırsın’ olduğunu biliyoruz.”

“Meseleyi kazaya indirgeyemezsiniz”

Ardından duruşmada mağdur ailelerin avukatı İlknur Ebiz Yıldız söz aldı. Mahkemenin tarihi sorumluluğu olduğunu belirten Yıldız, “Biz burada hayattan koparılan insanlardan bahsediyoruz, bunlar insan, sayı değil. Verilecek karar caydırıcılık mahiyetinde işaret fişeği olacaktır. İşin doğasında evet risk var ama fıtratında ölüm yok. Meseleyi kazaya indirgeyemezsiniz, buna kaza diyemezsiniz, bu bir iş cinayetidir” diye konuştu.

Ailelerin avukatlarından Erdoğan Akdoğdu da, “İlkel dönemde olsaydık, kayadan düşerek ölmeye, yılan sokarak ölmeye fıtrat denebilirdi. Ancak 2022 yılındayız ve işçilerin nasıl katledildiğini araştırıyoruz. Burada yargılanan sanıklar ‘işçilere babalık’ yaptıklarını söylüyorlar. Modern işçiliğin öteki adı ücretli köleliktir. Patron- işçi arasındaki ücretli kölelik kanunlarla ancak biçimsel olarak değiştirilebilir” dedi.

Öte yandan, Kocaeli, Tekirdağ, Samsun, Giresun ve Kırklareli baroları davaya katılma talebinde bulundu.

Duruşmaya bir saat öğle arası verildi. 

Aranın ardından duruşma, mağdur ailelerin avukatı Gülşen Uzuner’in konuşmasıyla başladı. 

Bilirkişi raporuna değinen Uzuner, şunları kaydetti: “Patlama nedeni ‘mevzuata aykırı ve mevzuata aykırı depolama’ olduğu belirtiliyor. Tanık beyanına göre Çin Mahallesi denilen yerde oldukça yüksek bir patlayıcı bulunuyor. Aşamalı üretimin bu kısımda yapılması, barut ve misket üretimlerinin aynı sahada yapılması bu katliama davetiye çıkarmış. Çin Mahallesi denilen yer yapılarak fabrika dışına yapılıyor ve orada görece daha az işçinin canı gözden çıkarılmış oluyor. Bu şekilde tasarlanmış bu kısım.”

Fabrikada kaçak yapılar tespit ettiklerini belirten Uzuner, “Tüm bu depolamaya dair karar bir idari tasarruf değil bir yönetim biçimi tercihi. Yani fabrikada bu şekilde üretim yapmak tercih ediliyor. Ruhsatsız yapılan yapılar, denetim dışı kaçak yapılar, bunlar bir tercih. Bu tercih olası kasttır. Fabrika yönetimini bu şekilde örgütlemek ve bu üretimde ısrar etmek var, bu ısrar nedeniyle bir kısım hukuka aykırılıklarda, denetim dışılıklarda ısrar var” diye konuştu. 

“Kaçak barutu depolamışlar”

Ailelerin avukatı Akçay Taşçı söz aldı. Sanıkların siyasi ilişkilerinden güç aldığını belirten Taşçı’ya sanıklar sözlü müdahalede bulundu. Ailelerin avukatlarının tepkileri üzerine mahkeme sanıklara ihtar verdi. 

Taşçı şunları söyledi:

“Bugün öğrendik yeni şirket çoktan kurulmuş. Kaybettikleri şey şirket olarak bir tüzel kişilik, paralarını riske atmamışlar. Patronaj açısından olası kast kesinlikle oluşmuştur. Bilinçli taksirle davrandıkları tek kısım var, bizim başımıza bir şey gelmez düşüncesi. Sanık Yaşar Coşkun memleketin en üst bürokratlarıyla nasıl görüştüğünü anlattı. Ben bu insanlarla oturup kalkıyorum ben mi cezalandıracağım düşüncesindedir. 2014 yılında sığınak için ruhsat başvurusunda bulunmuşlar, sığınak yerine kaçak barutu depolamak için depo yapmışlar.” 

Baroların katılma talebi reddedildi

Kocaeli, Samsun, Giresun, Kırklareli, Tekirdağ barolarının katılma taleplerine ilişkin sanıkların beyanları dinlendi.

Sanık Yaşar Coşkun’un avukatı Asena Aslan Burak, başvuruda bulunan baroların katılma taleplerinin reddedilmesini talep etti. Burak konuşmasına şöyle devam etti: “Barolar ne sıfatla ve hangi insan hakkının ihlal edildiği nedeniyle katılacaklar. Baroların kendi ideolojik tavrıyla davayı sabote etmesine müsaade etmeyiz. Baroların istedikleri davada bu yetkisini kullanıp istemedikleri davada kullanmasına izin vermeyiz. Bu katılma taleplerini kabul ederseniz mahkemeyi baskı altında tutmuş olursunuz.”

Savcılık da baroların katılma taleplerinin reddini talep etti. Mahkeme heyeti baroların katılma talebini reddetti. 

Tutuklu sanık Ali Rıza Ergenç Coşkun’un avukatlarından Ali Talip Çankaya, “Yüzeysel bir yargılama yapılarak dosya karara çıkarılmaktadır. Patlamanın asıl nedeni belli değildir. Taleplerimiz dikkate alınmamıştır. Bize göre bilinçli taksir dahi yokken nasıl olası kasttan ceza istendiğini biz anlayamıyoruz” dedi. 

Ali Rıza Ergenç Coşkun’un avukatlarından Mehmet Mangıroğlu, “Ali Rıza Ergenç’in dışarıdan borç harç bulduğu parayla ödeme yapmasında sıkıntı ne? İş davaları neden açılıyor? Bu şirketin 30-40 yıllık avukatıyım. Kadın-erkek ayrımı yok, ben insan hakları savunucusuyum, sosyal demokrat bir insanım” diye konuştu.  

Duruşmaya 20 dakika ara verildi. 

“Olası kastla insan öldürmek”

Aranın ardından duruşmaya yeniden başlandı. Mahkeme heyeti, sanık Ali Rıza Ergenç Coşkun’un “olası kastla insan öldürmek” suçundan ek savunmasının alınmasına karar verdi.

Sanık avukatları ek savunma için süre talep etti.

Söz alan sanık avukatı Abdullah Tekneci, “Bugüne kadar hiç olası kasıt konuşulmamışken, sırf buraya CHP-HDP-TİP milletvekilleri, il başkanları geldi diye konuşulmaya başlandı. 45-50 gün süre istiyoruz” dedi.

Bugünkü oturumu sona eren duruşmaya, yarın saat 10:00’da devam edilecek. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus