Ozan Sağsöz yazdı: Ya devlet başa ya kuzgun leşe – Kültigin’den Osmanlı’ya hükümdarlık sembolizmi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Genel olarak kuş figürü birçok gelenekte kendine yer bulmuştur.  Bizim için uçmak çok normal bir durummuş gibi görünse de modern öncesi dönemde kuşların durumu diğer hayvanlara göre daha farklı bir boyutta yer alır. Kuşun gökte uçması insanın nazarında onu gök ile yer arasında bir aracı hayvan konumuna getirir. Hem yerden göğe hem de gökten yere ikili bir işlevi vardır. Hem tanrısalı yeryüzüne yani insana getirir, devlet kuşunda olduğu gibi, hem de insana ait olanı göğe taşır. Eski Türkler’de ruhun bedende saklı bir kuş olduğu düşünülür. İnsanın öldükten sonra ruhunun gideceği yerin “uçmak” olması yahut ölünce ruhun bir kuş gibi kafesinden uçtuğu düşünülür.

“Köl Tigin, koyun yılında, on yedinci günde uçtu.”[1]

Orta Asya geleneğinde halkların kendisinden türediğine inanılan hayvanlar bulunur. Bunlara Moğolca “ongun”, Türkçe “töz” denir. Töz “kök” ve “menşe” anlamına gelir ve töze söz konusu hayvanlar kutsal sayılır. Genel olarak Orta Asya coğrafyasında yaşayan hayvanlar töz olarak kullanılır. Özelde de kuşlar özellikle yırtıcı kuşlar tözdür. Tözün taştan, tahtadan, kemikten yapılan heykelleri ocağın koruyucusu olurlardı. Bunlara yılın belirli zamanlarında hediyeler verilirdi. [2]

Oğuz Kağan destanında yer alan Oğuz boylarının yırtıcı kuşlardan oluşan ongunlara sahip olduğunu biliyoruz. Divitçioğlu bunları Reşideddin Oğuz Kağan destanına göre sıralar: Sungur, uc, çakır, şahin, kartal ve tavşancıl.[3] Daha sonrasında ise bu hayvanlar kutsallıklarını kaybederek sadece sembol olarak kalmışlardır.[4]

Burada kısaca üzerinde duracağımız Moğolistan’ın Köşö Çaydam bölgesinde çıkarılan ve Kültiğin heykeli olarak bilinen eser hakkında kısa bir değerlendirme yapacağım. Kültiğin, Göktürk devletinde komutanlık yapmış ve 732 yılında ölmüştür. Sonrasında kardeşi başa geçmiş ve Kültiğin adına dikili taş diktirmiştir. Bu dikilen anıtlar aslında bir nevi Göktürk devleti tarihçesidir. Bu heykelde bizim dikkatimizi çeken husus ise başlığın üzerinde kanatları açık bir şekilde bulunan bir kuş figürüdür. Bu figür daha önce bahsettiğimiz üzere daha sonraki dönemlerde yaşamış Oğuzlar’daki gibi bir ongun olarak düşünülebilir. Fakat Kültigin anıtında geçen şu ifadeyle beraber düşünülmesi gerekmektedir. [5]

“Umay’a benzer annem katunun talihi sebebiyle kardeşim Köl Tigin erlik adını buldu. On altı yaşında iken amcam kağanın ülkelerini, devletlerini şöyle kazandı: ( …) “[6]

Daha önceki yazıda devlet kuşunun Türk mitolojisindeki isimlerinden birinin “Umay” yahut “Kumay” olduğunu belirtmiştim. Umay’ın bolluk ve bereket tanrıçası olarak da kabul edildiğini düşünürsek Kültigin’e erlik adını ve zaferler kazanmasını sağlayan talihi hümâ yahut devlet kuşunun verdiğini düşünebiliriz. Bundan dolayı da başlığında hükümdarlık sembolü olarak hümâ kuşunu taşıdığını düşünebiliriz. Kültigin’in başlığında bulunan hümâ kuşu motifinin zaman içinde evrilerek ve stilize edilerek Osmanlı sultanlarının hükümdarlık sembolü olarak kullandığı sorguca dönüştüğünü düşünüyorum.

Bazı dilciler tarafından Umay/Kumay tabirlerinin Farsça’ya “hümâ” olarak geçtiği düşünülmektedir. Orta Asya geleneğinde bulunan kuş sembolizminin İran geleneğini etkilememesi düşünülemez. Bununla birlikte Osmanlı’da hükümdarlık sembolleri ve onun arkasında yatan düşüncenin Orta Asya geleneğinden yoğunca etkilendiği de bir gerçektir.


[1] Ahmet Bican Ercilasun, Bengü İl Tuta Olurtaçı Sen, Köl Tigin-Bilge Kağan-Tunyukuk Anıtları, Dergah Yayınları, İstanbul 2021, s. 99

[2] Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, TTK, Ankara  2010 , s.32

[3] Sencer Divitçioğlu, Oğuz’dan Selçuklu’ya, Alfa , 2015 İstanbul, s.49

[4] Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, TTK, Ankara  2010 , s.33

[5] Aral, B. “Kültigin’in Heykel Başındaki Yırtıcı Kuş Tasvirinin Mahiyeti Hakkında”. MSGSÜ Sosyal Bilimler (2012 ): 29-38

[6] Ahmet Bican Ercilasun, Bengü İl Tuta Olurtaçı Sen, Köl Tigin-Bilge Kağan-Tunyukuk Anıtları, Dergah Yayınları, İstanbul 2021, s. 87

Ozan Sağsöz’ün önceki yazıları:

Ya devlet başa ya kuzgun leşe – Osmanlı’da hükümdarlık sembolizmi üzerine

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus