Işın Eliçin yazdı: ABD’nin Çin’e karşı çip savunması

Amerikan Kongresi geçen hafta geleceğin teknolojilerine yatırım için 280 milyar dolarlık bir yasa tasarısını kabul etti. Kısaca CHIPS olarak anılan bin küsur sayfalık tasarı, çip (yarı-iletken, mikroçip, yonga olarak da biliniyor) üretiminin ülke içinde artırılmasını teşvik etmek üzere sektöre 52 milyar dolar mali yardım ve yüzde 25’lik vergi indirimi sağlıyor. Başkan Biden’ın imzasından sonra hızla yasalaşıp yürürlüğe girmesi beklenen tasarıda 200 milyar doları aşkın bütçe ise yapay zeka, robot ve quantum teknolojileri gibi alanlardaki bilimsel çalışmalara, inovasyona, araştırma ve geliştirme programları ile mesleki eğitime ayrılmış durumda.

Başkan Biden, Cumhuriyetçiler’den de destek gören tasarının kabulünü “tarihi” olarak niteledi ve “ekonominin gidişatından ve artan hayat pahalılığından endişelenen” Amerikan halkına, yurtiçinde çip üretiminin artmasıyla “otomobilden bulaşık makinasına her şey”in fiyatının düşeceğini müjdeledi. Nasıl yani? Mesela Apple çiplerini ABD’de üretince iphone’lar ucuzlayacak mı? Bugün Tayvan’ı, Güney Kore’yi, hatta Çin’i dünyanın en büyük çip üreticileri haline getirenler, maliyetler oralarda çok daha düşük diye (yüzde 20 ila yüzde 40 arasında) üretimi bu ülkelere taşere eden Amerikan şirketleri değil miydi? 

Öyleydi öyle olmasına ama o köprünün altından çok sular aktı. Küreselleşmenin en şiddetli savunucuları dahi, Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşanan aksamalardan sonra tedarik zincirlerini kısaltmayı ve/veya çeşitlendirmeyi konuşur oldu. Ama küreselleşmenin mimarı ve yakın zamana dek en çok kazananı ABD açısından esas mesele, 1990’ların başında stratejik ortak addettiği Çin’in son 10-15 yıldaki yükselişiyle küresel hegemonyasına rakip olması. CHIPS bu açıdan Çin’e karşı hem savunma hem de meydan okuma. 

İzah etmeye çalışayım:

Silikon yüzey üzerine yerleştirilen yarı-iletken maddelerden oluşan mikro-elektronik devreleri olan çipler, dijital dünyanın olmazsa olmazı ve beyaz eşyadan otomobile, kredi kartı, POS cihazı, telefon ve bilgisayardan yenilenebilir enerji üretimi için kullanılan panel ve tribünlere, sağlık sektöründen silah ve uzay sanayisine hemen her yerde kullanılıyorlar. Dünya ekonomisi çiplerle dönüyor dense yeridir. Hal böyle olunca, ABD “stratejik öneme sahip” sektörler listesine aldığı bu mamûl ile ilgili yasa tasarısını, kendi kendine yetebilir olmaktan öte, pazarı Çin’e kaptırmamak, rekabette üstünlüğü korumak, piyasanın kontrolünü elinde tutmak için de hazırladı.  

Çin Devlet Başkanı Şi’nin CHIP yasasının Kongre’den geçtiğinin ertesi günü Biden ile yaptığı iki saat 17 dakika süren telefon konuşmasında muhatabına “Ateşle oynayan yanar” uyarısı esas bu tavırla ilgili. Zira Çin medyasının görüşmenin içeriğine dair yazdıklarına bakınca, Şi’nin bu sözleri salt ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’yi Tayvan’ı ziyaret etmekten caydırmak niyetiyle söylemediğini anlıyorsunuz. Bu haberlere göre, Şi ABD’nin ülkesini stratejik bir rakip olarak konumlandırmasını eleştirmekle kalmamış, “tedarik zincirlerini kesmek ve ekonomik bağları koparmak gibi ekonominin yasalarına aykırı hareketlerin ABD ekonomisini güçlendirmeyeceğini gibi dünya ekonomisini daha kırılgan” hale getireceğini vurgulamış. Şi, selefi Trump gibi “önce Amerika” politikası gütmeye başladığını gördüğü Biden’a, bir anlamda “Kendi bindiğiniz dalı kesiyor olmayasınız” demiş sanki.

Tayvan, halihazırda ABD, Batı hatta Çin için de çip imalatı açısından tedarik zincirinin en kritik halkası. Her bir otomobilde 1.000 ila 35.00 çip var ve bunların çoğu Tayvan’da üretiliyor. Apple’ın iphone’larındaki çiplerin her biri Tayvan’dan geliyor. Amerikan savaş jetlerinin, radarlarının, füze savunma sistemlerinin çipleri de Tayvan menşeili. Son teknoloji mikroişlemcilere dayalı 5G teknolojisi ve Nesnelerin Interneti (IoT) altyapısı için de ihtiyaç duyulan çipleri sadece Tayvan’daki uzmanlaşmış birkaç şirket üretebiliyor. 

Peki Tayvan’ın çip imalatındaki hakimiyeti nasıl oluştu? 1980’li yıllarda çipleri Intel, Texas Instruments gibi Amerikan teknoloji şirketleri üretiyordu. Derken 1987 yılında Tayvan’da dünyanın ilk taşeron çip üretim fabrikası kuruluyor: Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. (TSMC). TSMC, tasarıma değil tamamen teknoloji şirketlerinin, mühendislik firmalarının patentli tasarımlarına uygun, sadece üretime odaklı çalışarak, daha sonra başka şirketlerin de örnek alacağı bir iş modelinin öncüsü oluyor. 2020 yılında küresel çip üretiminden elde edilen kazancın yüzde 54’ü payına düşen TSMC, (Güney Koreli Samsung ile beraber) bugün en ileri, en karmaşık çip tasarımlarının üretiminde bir numara. Apple, Amazon, Google, Nvidia ve Qualcomm dahil Amerika’nın en büyük teknoloji şirketleri, çiplerinin yaklaşık yüzde 90’ı için TSMC ve diğer Tayvan merkezli sözleşmeli (taşeron) üreticilere güveniyor. Tayvan’ın başarısı, Japonya ve Güney Kore’de benzer firmaları ortaya çıkardı ve bu üç ülke şu anda küresel üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor.

Bu arada ilginç bir bilgiyi daha paylaşmak isterim: Yarı iletken çiplerin imalatında lazer kullanılıyor. Lazerler ise neon gazından yapılıyor. Atmosferde yüzde 0,0018 oranında bulunan neon için en büyük kaynaklardan biri demir ve çelik endüstrisi. Zira ergitmenin hızlandırılması amacıyla oksijenin sıvılaştırılması sırasında, neon gazı da ayrıştırılabiliyor. 

Amerikan Ticaret Komisyonu’nun Nisan 2022 tarihli raporuna göre dünyadaki neon gazı pazarının yüzde 50’si Ukrayna’nın elinde ve ABD de son 10 yıldır neon ihtiyacının yüzde 90’ını Ukrayna’dan karşılıyormuş. Ukrayna, Kırım’ın 2014’te Rusya tarafından işgaline kadar küresel çip imalatçılarının kullandığı neonun yüzde 70’inin tedarikçisi konumundayken, bu tarihten sonra fiyatlar yüzde 600 artarken, Kiev pazarın yüzde 20’sini kaybetmiş. 

Rusya’nın 24 Şubat’taki saldırısından sonra ise Ukrayna’nın ABD’ye ithalat yapan en önemli iki firması neon üretimini durdurmak zorunda kaldı ve ne zaman faaliyete geçebilecekleri bilinmiyor. Dolayısıyla Biden yönetiminin neon gazı için demir-çelik endüstirisine de teşvik uygulaması şaşırtıcı olmaz. Nitekim CHIPS tasarısı çerçevesinde yatırım kapsamına alınan, eskiden ağır sanayi bölgeleriyken küreselleşmeyle fabrikaların kapandığı -2016’da Trump’a seçim kazandıran- Ohio, Michigan gibi eyaletlerde uygun altyapı da var. 

Rusya’nın Ukrayna işgali ertesinde, uzmanlar Çin’in de Tayvan’a saldırıp “yutması” olasılığının arttığına dikkat çekiyorlar. Pekin yönetimi, böyle bir adım atar mı ya da ne zaman atar kestirmek zor ama yeni yasa tasarısı ABD’nin bu olasılığı ve “Çin ve Rusya’nın ‘sınırsız’ ortaklık” deklarasyonundaki meydan okumayı ciddiye aldığını düşündürüyor.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus