Gençler neden hınçlı? Ne yapılmalı, ne yapılmamalı? | Prof. Dr. Emre Erdoğan & Ruşen Çakır

İSTANBUL (Medyascope) – Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının gündemde tuttuğu gençlik şiddeti sorununu değerlendiren Prof. Dr. Emre Erdoğan, Türkiye’de her yıl milyonlarca çocuğun eğitim sisteminin dışına çıktığını ve bu çocuklarda derin bir hınç biriktiğini vurguladı. Erdoğan’a göre araştırmalar, gençlerin yüzde 91’inin sisteme yönelik öfke taşıdığını ortaya koyuyor.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Erdoğan, Türkiye’deki okul saldırılarını tetikleyen yapısal sorunları anlattı. Şanlıurfa’da saha çalışması yürüten Erdoğan, Siverek ile Kahramanmaraş olaylarını birbirinden net biçimde ayırdı.

Siverek ile Kahramanmaraş arasındaki fark büyük

Erdoğan’a göre Siverek’teki saldırı, okuldan dışlanan bir çocuğun hıncını dışa vurmasıyla açıklanabilir ancak Kahramanmaraş vakası çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Erdoğan, “14 yaşında bir çocuğun 5 tabancaya erişimi nasıl oldu?” sorusunu sordu ve bu sorunun yanıtının tartışmayı başlı başına noktaladığını vurguladı.

Erdoğan’a göre Kahramanmaraş’taki olay planlı, silahlı bir okul baskını niteliğinde olup 1999 tarihli Columbine Lisesi saldırısının “klasik” örüntüsüyle örtüşüyor. Olayla ilgili “gizli örgüt” iddialarının ise henüz kent efsanesi düzeyinde kaldığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’de eğitim sisteminin yapısal olarak sürekli bir “kıyma makinesi” gibi işlediğini öne sürdü. Hangi aileye doğulduğuna, hangi şehirde yaşandığına göre fırsatların belirlendiği bu sistemde çocuklar ilköğretimden itibaren dışlanma riskiyle karşılaşıyor. Şanlıurfa’daki 45 kişilik sınıflarda alınan eğitimi İstanbul’daki küçük, donanımlı sınıflarla kıyaslayan Erdoğan, uçurumun aynı il içinde bile sürdüğünü aktardı. Nitelikli devlet okullarına girebilmek için sınav kazanmak yetmiyor; üstüne 4 milyon Türk Lirası’nın üzerinde ücret de gerekebiliyor.

Gençler neden hınçlı? Ne yapılmalı, ne yapılmamalı? | Prof. Dr. Emre Erdoğan & Ruşen Çakır
Gençler neden hınçlı? Ne yapılmalı, ne yapılmamalı? | Prof. Dr. Emre Erdoğan & Ruşen Çakır

Araştırmalar yüzde 91 oranında sisteme hınç olduğunu gösteriyor

Erdoğan’ın aktardığı araştırma bulgularına göre, gençlerin yüzde 91’i “bu hayatta hak etmediği hâlde iyi yaşam sürenler var” görüşüne katılıyor. İşsiz gençlerde bu hıncın daha yoğun olduğunu belirten Erdoğan, söz konusu öfkenin bireysel değil sisteme yönelik olduğunu vurguladı: “Sistem onları bu hale götürüyor.”

Akademik başarısızlığı yalnızca bireysel yetersizlikle açıklamanın yanıltıcı olduğunu söyleyen Erdoğan, ortalama hane halkı büyüklüğünün yedi kişi olduğu bölgelerde ders çalışacak yer, masa ya da rehberlik bulamayan çocukların sisteme tutunamamasının kaçınılmaz olduğunu anlattı. Okulu bırakan bu çocuklar açık liseye yönlendiriliyor; Erdoğan ise açık lisenin pratikte neredeyse “var olmayan bir şey” olduğunu söyledi.

Gençler neden hınçlı? Ne yapılmalı, ne yapılmamalı? | Prof. Dr. Emre Erdoğan & Ruşen Çakır
Gençler neden hınçlı? Ne yapılmalı, ne yapılmamalı? | Prof. Dr. Emre Erdoğan & Ruşen Çakır

Yasakçılık ve polisiye tedbirler sorunu derinleştirir

Erdoğan, saldırıların ardından gündeme gelen polisiye ve yasakçı çözümlere karşı net bir tutum sergiledi. Sosyal medya kısıtlamaları ile dijital oyun yasaklarının sorunu çözmeyeceğini, aksine gençleri daha az denetlenebilir platformlara ittiğini vurguladı. 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması uygulanan ülkelerde VPN kullanımının arttığını, kapatılan bir uygulamanın yerini uçtan uca şifreli, kayıt gerektirmeyen bir başkasının aldığını aktardı.

Güvenlik tedbirlerinin tek başına çözüm olmadığını da belirtti: “Güvenlik önlemleri artan okullarda saldırı oranı düşmüyor, aksine bazı veriler daha yüksek olduğunu gösteriyor.”

Erdoğan’a göre asıl gereken, çocuğun ailesiyle, okuluyla ve toplumla sağlıklı ilişki kurmasını sağlayan çok boyutlu bir müdahale modeli; polisiye tepkiler ve yasaklar bu tabloda çözüm değil, ek bir sorun kaynağı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.