Göksel Göksu, Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır’ın izlenimleri: İtirafçı Adem Soytekin neler anlattı?

Silivri’de görülen İBB davasının 28. gününde Medyascope Haber Müdürü Göksel Göksu ve Medyascope muhabirleri Furkan Karabay ile Ali Deniz Çakır gelişmeleri değerlendirdi. İtirafçı Adem Soytekin neler anlattı? Savunması salonda nasıl karşılandı. İşte Medyascope ekibinin izlenimleri.

Adem Soytekin’in savunmasında neler yaşandı?

adem soytekin

Göksel Göksu, İBB davasında “itirafçı” olarak anılan Adem Soytekin’in savunmasını şu sözlerle değerlendirdi:

“Gerçekten ibretlik bir duruşma izlediğimizi söylemeliyim. Çünkü Adem Soytekin bu davanın en kritik isimlerinden biri. Ekrem İmamoğlu’nun siyasi bir yapılanma kurduğunu, bir sistem oluşturulduğunu iddia eden omurganın en önemli dayanaklarından biri. Bu kadar büyük iddiaları ortaya atan bir ismin kürsüye çıktığında ne söyleyeceği, nasıl anlatacağı çok önemliydi. Ama gördüğümüz şey elindeki kâğıtlardan okuyarak ilerleyen, irticalen konuşmaya çalıştığında sürekli hata yapan, cümle kurmakta zorlanan bir tablo oldu. Bu kadar şeyi bu kadar zor ifade eden birinin bu iddiaları nasıl ortaya koyduğu sorusu insanın aklında ciddi bir soru işareti yaratıyor.”

Özellikle çapraz sorguda Soytekin’in cevap vermekten kaçındığını ve sürekli önceki ifadelerine sığındığını vurguyan Göksu, “Hakimin sorduğu sorulara bakıyoruz, ‘Daha önce ifade verdim, yanlış bir şey söylemeyeyim’ diyerek cevap vermekten kaçınıyor. Bu çok önemli bir detay. Çünkü bu davanın temelini oluşturan bir isimden söz ediyoruz. Ama yeni bir şey söylemek yerine sürekli önceki ifadeye referans veriyor. Bu da aslında savunmanın ne kadar sınırlı kaldığını gösteriyor” dedi.  

Adem Soytekin’in çelişkili ifadeleri

Furkan Karabay ise Adem Soytekin’in dosya içindeki rolüne değindi. “Soytekin, bu davanın genişlemesini sağlayan en kritik isimlerden biri” diyen Karabay sözlerini şöyle sürdürdü:

“Adem Soytekin bu dosyanın temelini oluşturan isimlerden biri. Kendi de savunmasında bunu söyledi. Soytekin, ‘Ben bu dosyayı aydınlattım, benim verdiğim ifadelerle bu dosya genişledi’ dedi. Gerçekten de etkin pişmanlıktan yararlanarak üç farklı ifade veren, savcılığın en çok dayandığı isimlerden biri. Ama bugün geldiğimiz noktada bu ifadelerin içeriğine dair ciddi bir belirsizlik ortaya çıktı.”

Savunmadaki en çarpıcı çelişkinin Soytekin’in kendi ifadelerini hatırlayamaması olduğunu vurgulayan Karabay, “Çapraz sorguda çok net bir tablo gördük. ‘Ben bu konuları bilmiyorum, verdiğim ifadeleri tam hatırlamıyorum’ diyor. Yani dosyanın merkezinde olan bir isim, kendi beyanlarının detaylarını hatırlamıyor. Bu da ister istemez ‘Bu ifadeler ne kadar sağlıklı, ne kadar güvenilir?’ sorularını doğuruyor. Mesela 500 bin dolarlık bir ödeme iddiası var. Adem Soytekin 2021’de verdiğini söylüyor, şoför 2023’te verdiğini söylüyor. HTS kayıtları 2023’e ait. Ama savcılık bu kaydı 2021’e yerleştiriyor. Yani tarihlerin birbirini tutmadığı, beyanların çeliştiği bir tablo var. Buna rağmen bu veriler bir araya getirilerek bir sonuç çıkarılıyor. Bu da dosyanın delil yapısı açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor” dedi.

“İtirafçı başka itirafçıları ‘iftira’ ile suçluyor”

Ali Deniz Çakır ise Adem Soytekin’in diğer etkin pişmanlıkçıların ifadelerini reddetmesini ele aldı:

“Burada çok ilginç bir durum var. Siz etkin pişmanlıktan yararlanmış, ‘Bildiklerimi anlatıyorum’ diyen bir isimsiniz. Ama aynı dosyada başka etkin pişmanlıkçıların ifadeleri için ‘iftira’ diyorsunuz. Yani bir yandan sistemin içinden konuştuğunuzu söylüyorsunuz, diğer yandan aynı sistem içindeki diğer beyanları reddediyorsunuz. Bu da ciddi bir çelişki yaratıyor.”  

HTS kayıtları üzerinden yapılan tartışmayı da değinen Çakır, “İki kişinin aynı bazdan sinyal vermesi onların görüştüğünü kesin kanıtlamaz ama hiç ortak baz vermemeleri de görüşmediklerini gösterir. Burada bu ayrımın çok net yapılması gerekiyor. Çünkü bazı iddialar tamamen bu tür teknik verilere dayanıyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.