Transatlantik: İran savaşında son durum | ABD-Çin ilişkileri | Almanya ve NATO

İSTANBUL (Medyascope) – Ortadoğu’da ateşkes ne durumda? İran savaşında diplomasi tamamen tıkandı mı? ABD ile NATO arasında yaşanan kriz derinleşiyor mu? Trump’ın Çin’le yapacağı zirveden ne bekleniyor? Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar, İran savaşındaki son durumu, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimi, NATO içindeki kırılmaları ve ABD-Çin rekabetini “İran savaşında son durum | ABD-Çin ilişkileri | Almanya ve NATO” başlıklı Transatlantik yayınında değerlendirdi.

Ömer Taşpınar, İran savaşında diplomasinin tıkandığını ve ateşkesin ciddi çatışmalarla birlikte “zar zor” devam ettiğini söyledi.

Taşpınar, Tahran’daki karar alma mekanizmasında dağınık ve radikalleşmiş bir yapı olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Diplomaside bir tıkanma olduğu kesin. Bir müzakere yok gibi gözüküyor şu anda ortada. İki tarafın önerdikleri arasında ciddi makas var. Son olarak Trump yine bir açıklama yaptı. Bazı tekliflerle geliyorlar fakat içlerinde anlaşamıyorlar. İçeride çok karışık bir durum var Tahran’da diyor. Zannediyorum Amerikan istihbaratı, İsrail istihbaratıyla beraber baktığında gerçekten Tahran’da yekpare bir yapıdan çok daha radikal konumda olan bir parlamento başkanı, Devrim Muhafızları’na bir bakıma organik bir şekilde bağlı, henüz hiçbir açıklama yapmayan, hayatta olup olmadığı bile belli olmayan ama ciddi yaralı olduğu da varsayılan bir dini lider var.”

Taşpınar, İran’ın elindeki en önemli kozun Hürmüz Boğazı olduğunu vurguladı. Nükleer görüşmelerde de uzlaşma sağlanamadığını belirten Taşpınar, “Benim en son duyduğum Amerika’nın pek 20 yılın altında bir moratoryumu istemediği, İran’ın ise bunu çok uzun gördüğü. Yani 2015’tekine benzer bir anlaşmaya gitmek istediği. Hâlâ sivil olarak enerji konusunda kullanabileceği uranyum zenginleştirme projesine kağıt üzerinde devam etmesi ama yoğun uranyum dediğimiz, silaha gidebilecek uranyum konusunda tavizler vermeye eğimli gözüküyor İran. Ama diplomaside bir tıkanma olduğu kesin” dedi.

İran savaşında son durum
Transatlantik: İran savaşında son durum | ABD-Çin ilişkileri | Almanya ve NATO

NATO’da kriz mi var?

Ruşen Çakır’ın “Almanya sorunu” ve ABD’nin Almanya’dan asker çekme kararıyla ilgili sorusunu yanıtlayan Taşpınar, NATO içinde yaşananların spekülatif olmadığını ve ittifakın tarihindeki en ciddi krizlerden biriyle karşı karşıya olduğunu söyledi:

“Kesinlikle spekülatif değil Ruşen. Spekülatif olan Amerika’nın NATO’dan çıkma söylentileri. Yani bu dolaşıyor, Trump bununla ilgili arada provokatif sosyal medya paylaşımları yapıyor. Fakat gerçekten şu anda NATO’da, NATO tarihindeki en ciddi krizlerden bir tanesi yaşanıyor. Amerika ile Avrupa müttefikleri arasında çok büyük bir uçurum var.”

Taşpınar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Trump’a karşı daha sert bir çizgi izlemeye başladığını belirtti. Merz’in İran savaşını “stratejisiz bir savaş” olarak nitelendirmesinin Trump’ı öfkelendirdiğini söyleyen Taşpınar, “Trump hemen fevri bir şekilde 5 bin asker çekiyorum dedi. Çok büyük bir cezaymış gibi bu Almanya için. Yani aslında NATO’yu cezalandırıyor. Çünkü 36 bin Amerikan askeri var bildiğim kadarıyla Almanya’da. Bunların görevi bir şekilde Rusya konusunda, Rusya ile daha ciddi bir çatışma olursa caydırıcı güç olarak bulunuyorlar” dedi.

Taşpınar, Ankara’da yapılacak NATO zirvesinin krizli geçebileceğini de söyledi:

“Temmuz ayında Ankara’da NATO’nun büyük zirvesi yapılacak. Yani NATO zirveleri benim bildiğim 2-3 yılda bir yapılan, normalde stratejik konseptlerin ortaya çıktığı, ciddi tartışmaların olduğu, NATO’nun geleceğiyle ilgili önemli kararların alındığı zirveler. Ve bu NATO zirvesi Ankara’da krizli bir zirve olacak. Trump’la Merz arasında, Macron arasında ciddi kopuşların yaşanabileceği, Trump’ın masadan kalkmaya kalkabileceği, bir şekilde daha fazla asker çekme riskinin olduğu bir zirveye doğru gidiyoruz.”

Türkiye’nin bu süreçte Trump’la ilişkileri iyi tutmaya çalıştığını belirten Taşpınar, “Türkiye Erdoğan’la beraber o birinci stratejiyi izliyor. Yani Trump’ın suyuna gitme, Trump’la kavga etmeme, Trump’ı suçlamama stratejisi izliyor. Çok dikkatli bir şekilde bunu yapıyor Türkiye çünkü Trump’la Erdoğan arasındaki ilişkileri iyi tutmak istiyor” dedi.

Trump-Şi zirvesinde ne konuşulacak?

ABD-Çin ilişkilerini değerlendiren Taşpınar, Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması beklenen zirvenin “anlamsız” olmayacağını söyledi. Taşpınar, ABD-Çin rekabetinin yapısal olarak devam ettiğini ancak Trump’ın dünyayı “etki alanlarına” bölmeye çalışan bir yaklaşım içinde olduğunu belirtti:

“İlişkiler, çok güzel söyledin, rekabet yapısal olarak devam ediyor. Yani yapısal diyorum çünkü bu artık Amerika, Irak’tan ve Afganistan’dan çekildiğinden beri, yani Ortadoğu’dan uzaklaştığından beri bu Asya Pasifik bölgesine askeri, stratejik, diplomatik, ekonomik olarak daha ciddi odaklanmak istiyor.”

Taşpınar, Trump’ın Şi Cinping ile bir tür büyük güç pazarlığı yapmak istediğini söyledi:

“Benim tahminim Trump, Şi Cinping’le oturup bir anlaşma yapmak istiyor. Yani oturup onunla, siz bu Tayvan meselesine ciddi olarak askeri yöntemlerle girmeyin, biz de sizin Endonezya, Filipinler politikalarınızda biraz daha sizin etki alanınızı kabul edelim şeklinde bir yaklaşımda olacağını tahmin ediyorum. Çünkü Amerika dünyayı etki alanlarına ayırıyor.”

Tayvan’ın bu görüşmelerde en kritik başlıklardan biri olacağını belirten Taşpınar, ekonomik rekabet, ticaret savaşı, yapay zeka ve endüstriyel casusluk gibi konuların da masada olacağını söyledi. Taşpınar, “Çin-Amerika ilişkilerinde savaşsız ama rekabetin belirli kurallar çerçevesinde devam edebildiği bir dönemi oturtması gerekiyor Trump’ın. Bunları konuşmak için Şi Cinping’le görüşmek istiyor” dedi.

Taşpınar, İran savaşı nedeniyle Çin’in elinin güçlendiğini de vurguladı:

“Şi Cinping’in eli daha güçlü şu anda. Çünkü Amerika bir bataklığa saplanmış durumda İran’da. Yani İran’da, Ortadoğu’da gene gereksiz bir yere, bütünlüğüyle elzem olmayan nedenlerle, varoluşsal nedenler değil bunlar, Amerika’nın çok ciddi çıkarları yoktu İran’la savaş konusunda. Biraz İsrail’in suyuna giderek Amerika kendini İran’la bir savaş içinde buldu ve bu Amerika’yı çok derinden etkiliyor.”

Çin’in İran savaşından bir yönüyle memnun olduğunu ancak petrol fiyatlarındaki artıştan rahatsız olduğunu belirten Taşpınar, “Çin sonuçta her ne kadar elektrikli arabalara, alternatif enerjiye yatırım yapmış olsa da hâlâ petrole bağımlı bir ekonomi ve İran’dan çok ucuza dünya kadar petrol alıyordu. İran’ın petrolünün yüzde 90’ını Çin alıyordu. Bu açıdan da memnun değil. O yüzden bir şekilde Çin, Birleşmiş Milletler’i masaya çekerek, Birleşmiş Milletler çerçevesinde İran’la bir anlaşmaya gidilmesini istiyor” diye konuştu.

Afrika yeni rekabet alanı mı?

Taşpınar, ABD ile Çin arasındaki güç rekabetinde Afrika’nın da giderek daha önemli bir yere oturduğunu söyledi. Afrika Boynuzu’nda hem Ortadoğu ülkeleri hem de Çin’in etkisini artırmaya çalıştığını belirten Taşpınar, şunları söyledi:

“Afrika’da ne oluyor, Afrika nasıl batıyor, Gönül’ün gittiği konferans. Bu Afrika Boynuzu dediğimiz Horn of Africa, yani Doğu Afrika bölgesi, Sudan’ı, Somali’yi, Etiyopya’yı, Kenya’yı kapsayan bölge. Orada hem Ortadoğu’dan güçler, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Türkiye arasında, Katar arasında rekabet var. Hem Çin çok ciddi olarak bölgeye girmiş durumda.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.