Alişer Delek: “Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum”

İSTANBUL (Medyascope) – CHP’ye mutlak butlan kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesinin ardından, Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın yayına katılan Alişer Delek, yeni parti tartışmalarını ve CHP’nin geleceğini değerlendirdi.

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Alişer Delek, CHP’ye verilen mutlak butlan kararının iktidara yarayacağını düşünüyor.
  • Kılıçdaroğlu’nun negatif algısı nedeniyle yeni bir parti kurulmasının gerekli olduğunu belirtiyor.
  • Delek, Kılıçdaroğlu’nun 3 ay içinde kurultaya gitmesi gerektiğini vurguluyor.
  • Değişimcilerin CHP’den ayrılması durumunda Kılıçdaroğlu’nun siyasi varlığının tehlikeye gireceğini ifade ediyor.
  • Delek, yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyor.
Bilmeniz gerekenler

CHP’ye mutlak butlan kararını Ruşen Çakır’a yorumlayan Alişer Delek, yeni parti kararını ciddiye aldığını söyledi:

“Mutlak butlan kararını beklemiyordum. CHP’nin de bunu beklemediğini düşünüyorum. Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum. Özgür Özel yönetimi karara karşı direneceklerini belirtiyor. Mahkemenin ‘Biz yanıldık’ diyip geri adım atacağını mı düşünüyorsunuz? Üst mahkeme de yok. Bu işten geri dönülmesi çok kolay değil. Özgür Özel ekibi artık CHP’de olmayacak.”

Özgür Özel yeni parti kuracak mı? | Alişer Delek anlattı (Video)
Özgür Özel yeni parti kuracak mı? | Alişer Delek anlattı (Video)

“Parçalanmış bir CHP’nin iktidarın işine geleceğini düşünüyorum”

Alişer Delek, “Mevcut yönetimin kuracağı parti, Kemal Kılıçdaroğlu’nun negatif algısından dolayı arkasına bir enerji alacaktır. Çok koyu CHP’liler bile Kemal Kılıçdaroğlu’na çok tepkili. Parçalı bir CHP izlenimi iktidarın işine yarayacaktır. 6 aydır Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in bir araya gelip bu problemi çözmesi gerektiğini söylüyorum” sözleri ile mutlak butlan kararının iktidarın işine yaradığını belirtti ve Kılıçdaroğlu’nun durumunu değerlendirdi.

Özgür Özel yeni parti kuracak mı? | Alişer Delek anlattı (Video)
Özgür Özel yeni parti kuracak mı? | Alişer Delek anlattı (Video)

Alişer Delek, Kılıçdaroğlu’nun 3 ay içinde partiyi kurultaya götürürse bu krizin en az hasarla çözüleceğine inandığını da vurgulayan Delek, “Kemal Kılıçdaroğlu, 3 ay içinde partiyi aday olmayacağı bir kurultaya götürür ve aday olmayacağını belirtirse Türkiye demokrasisi az yara alarak bu işten kurtulur, geleceğe dair tek umudum ve beklentim bu. Yoksa ayrı bir parti kurulacağı kesin” dedi.

Alişer Delek, değişimcilerin CHP’den ayrılması durumunda Kemal Kılıçdaroğlu CHP’sinin siyaseten varlık göstermeyeceğini söyledi:

“Değişimcilerin olmadığı bir CHP’nin işi çok zor. Kemal Kılıçdaroğlu çok eksiden başlıyor. Bu durumun 19 Marttan başlayan bir siyasi operasyon olduğuna inanmış ve bu motivasyonla siyaseti okuyan, yolsuzluk iddialarına inanmayan bir kitle Cumhuriyet Halk Partisi. Kaldı ki Kemal Kılıçdaroğlu geçmişte çok seçim kaybetti. İşi çok zor.”

Video deşifresi

Alişer Delek: “Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum”

Hazırlayan: Gülden Özdemir

Ruşen Çakır: Alişer, seni yolda yakaladık. Sen yakın zamanda Özgür Özel’le bir sohbet etme imkanı da bulmuştun uzun uzun. Oradaki izlenimin neydi? Bu mutlak butlan konusunda CHP hakikaten tedirgin miydi? Bekliyorlar mıydı? Yoksa sence sürpriz mi oldu, şok mu olmuşlardır?

Alişer Delek: Öncelikle özür dilerim. Ben böyle yayından bağlantıları çok sevmezdim ama izleyicilerden de bir özür dileyeyim. Böyle olağanüstü bir günde olağanüstü bir şey oldu. Neyse ki işte YouTube‘un, Medyascope‘un avantajı da bu. Şimdi açıkçası herhalde ben de Özgür Özel’e güvenenlerdendim. Çünkü ben de şok oldum. Yani ben beklemiyordum mutlak butlan kararını. Partinin de o görüştüğümüz tarihte 1,5-2 ay önce beklemediğini düşünüyorum. Böyle bir kararı beklemiyorlardı. Hani ben niye beklemiyordum? Aynı şeyi düşünmüştür diye tahmin ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetenlerle. O da şu: Demokrasiye çok büyük bir zararı var bu işin ve demokrasiyle doğrudan bağlantılı ekonomimizin kaldıramayacağı bir şeyden bahsediyoruz. Yani Ekrem İmamoğlu davasının bile 70-80 milyar dolarlık bir ekonomiye zararı hâlâ konuşulurken Cumhuriyet Halk Partisi’nin, yani Türkiye’nin ana muhalefet partisinin başına mahkeme tarafından bir isim atandı. Bak, Bloomberg falan haberi böyle geçti. Bu çok da izah edilebilir, anlatılabilir bir şey değil. Dolayısıyla ben böyle bir kararı beklemiyordum. Mutlak butlan olasılığı, ‘‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde kavga var’’ izleniminin iktidarın daha çok işine yarayacağını düşünenlerdenim. Hâlâ bu kararın siyasi olarak iktidara yarayacağına da inanmıyorum. Bu saatten sonra ne olur? Ama şu gerçek var bir de maalesef ki, demokrasiye zarar verdiğini düşünsem de bu olan oldu artık. Yani bu bir Gürsel Tekin’in kararı gibi bir karar değil. Bu geri dönüşü kolay olacak bir karar değil. Geri dönüşü olmayacak bir karar. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra ne yapacak? Bence aslında biraz da hemen bugün olmasa bile yarın itibarıyla üzerine kafa yorulması gereken sorulardan bir tanesi de bu. Cumhuriyet Halk Partililer de buna çalışıyordur diye düşünüyorum.

Ruşen Çakır: Peki sen ne bekliyorsun? Kararı beklemiyormuşsun. Cevabını öyle dinleyeceğim. Yeni parti bekliyor musun?

Alişer Delek: Başarısız bir gazeteci portresi gibi oldu ama…

Ruşen Çakır: Ama şöyle bir şey var Alişer; artık Türkiye uzun zamandır hiçbir şeyin öngörülemediği, rasyonalitenin kalmadığı bir ülke haline geldi. Ama biz yine rasyonel olarak bakacak olursak yeni parti ihtimalini ciddiye alıyor musun?

Alişer Delek: Kesinlikle alıyorum. Yani başka yol yok ki. Beraber düşünelim. Yani ne olacak? Mesela şimdi Cumhuriyet Halk Partisi mevcut yönetimi diyor ki: direneceğiz. İstinafın mesela yarın bir açıklama yapıp ‘‘Biz yanıldık ya, bu iş doğru değilmiş’’ diyeceğini mi bekliyoruz? Bir üst mahkemesi de yok, itiraz hakkı da yok diye biliyorum. Dolayısıyla ne bekliyoruz? Bu iş çok kolay geri dönülebilir bir şey değil. Az önce örneğini verdim. Gürsel Tekin’in kararı gibi bir şey değil derken, Gürsel Tekin’in kararını İstanbul’daki bir mahkeme vermişti. Bunu istinaf mahkemesi veriyor ve karar, tarihinde belki de istinafın açıklamadığı kadar net. Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun adını koyarak ona verilmesi gerektiği, ona ve yönetime verilmesi gerektiğini söylüyor karar. Dolayısıyla birkaç gün bu işin nümayişi olur. Demokrasiye ve Türkiye’ye, belki de CHP’ye yakışmayacak görüntüleri göreceğiz ama Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına geçecek. Mevcut yönetim, ‘‘değişimciler’’ diyelim artık belki de, böyle çok daha Türkçesi şey olsun diye, değişimciler ne yapacak? Yeni bir parti mi kuracaklar? Başka bir partiyle mi devam edecekler? Bilemiyorum orasını ama başka bir parti olacağı kesin. Cumhuriyet Halk Partisi’nde olmayacak bu iş. Mahkeme kararı bunu söylüyor yani. Ama şunu da unutmayalım. Önümüzdeki günlerde daha çok konuşacağız. Bu altı okun, o amblemin bir oy potansiyeli var. Kemal Kılıçdaroğlu da ona güvenerek zaten bu yola çıkıyor. Ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun da başta Cumhuriyet Halk Partililere, bu işi nasıl oldu da kabul etti, bu işi niye yapıyoru çok daha iyi anlatması lazım. Değişimcilerin işini kolaylaştıran da bu olacak. Müthiş bir nefret objesi haline gelmiş durumda. Cumhuriyet Halk Partisi, 1000 yıllık Cumhuriyet Halk Partililer bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yaptığını bir siyasi proje olarak okuyor. Dolayısıyla hani ayrılanların kuracağı parti, mevcut yönetimin, değişimcilerin diyebileceğim kuracağı parti iyi bir yerden iyi bir motivasyonla başlayacak. Kemal Kılıçdaroğlu’nun neler yapıp neler yapamayacağını hani az biraz tahmin edebiliyoruz. İstediği yere varabilecek mi çok emin değilim ben ama parçalı bir CHP, kavgalı bir CHP izlenimi iktidarın işine gelecek ve bunu çok daha sık göreceğiz. Ben hep bunu söylemiştim, bunu 6 aydır falan söylüyorum; keşke Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bir çay içseydi. Bir araya gelip bu işi çözselerdi. Bugün hâlâ temennim ve beklentim o. Olur da Kemal Kılıçdaroğlu, “Tamam ben bu görevi kabul ettim ama 3 ay içerisinde hemen olağan bir kurultaya, olağanüstü bir kurultaya gidelim. Ben de aday olmayayım ve helal bir kurultay yapalım, bu tartışmalar burada bitsin” derse şaşırırım ama umarım böyle olur. Derse, Türkiye demokrasisi de en azından ve CHP de bir sıçrayış yaşar, Türkiye demokrasisi de az yara alarak bu işten kurtulur. Tek umudum ve beklentim geleceğe dair o. Yoksa ayrı bir parti kesin, yani o kaçınılamaz bir şey. Ne yapacaklar? Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel siyaseti bırakmayacağına göre başka bir parti.

Ruşen Çakır: Burada görmüşsündür, Kılıçdaroğlu şey diyor: “Partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz” diyor. Değişimcilerin ayrıldığı bir CHP’nin Türkiye’de bir karşılığı olabilir mi?

Alişer Delek: Bir önceki cümleyi de, ben şimdi yayına hızlı girdiğim için şey yapamadım. Senin önünde açıksa görürsün. Bir önceki cümlede sanki diyor ki; ‘‘Önceki genel başkanlarla bir oturacağız.’’ Öyle bir şey var. Öyle bir ima var, yanılıyor muyum?

Ruşen Çakır: Evet, öyle bir şey var, evet.

Alişer Delek: Hani oradan hâlâ bir umutla şey yapıyorum. Söyle sen.

Ruşen Çakır: ‘‘Önceki dönem genel başkanlarımızla, parti meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz’’ demiş.

Alişer Delek: Bu tabii kendisinin şu an beklentisi. Şu ana kadar herhangi bir temas yok, onu biliyorum. Yani aylardır yok zaten Özgür Özel’le Kemal Kılıçdaroğlu arasında. O bir beklentisi, hani o onu yapar mı, Özgür Özel onunla görüşür mü? İşte o belirleyici olacak. Sorun tam olarak şuydu değil mi? Yani ayrılanlar, değişimcilerin kuracağı yeni parti ya da gideceği yeni partiden arta kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasette yarattığı… O CHP’nin bir şansı olur mu? Bu bana göre olmaz. Yani çok zor, çok eksiden başlıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da çok eksiden başlıyor ya da zaten durum da çok eksiden başlıyor. Yani bunun bir siyasi operasyon olduğuna hemfikiriz ve bu siyasi operasyonun da devam edeceğine, ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından itibaren başlayan, gözaltına alındığı 19 Mart’tan beri başlayan bir siyasi operasyon olduğuna inanmış ve bu motivasyonla siyaseti okuyan bir kitle artık Cumhuriyet Halk Partisi. Onlara şimdi “ya bunlar işte İstanbul’da delegeye telefon vermişti, onu yapmıştı, bunu yapmıştı; onun için bunlar oluyor, bu normal bir temizlik” diye “gelin bize de oy verin” diyebilmek imkansıza yakın bir şey. Yani hiçbir siyasetçi bunu yapamaz. Kaldı ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişinde 12 tane mi, 13 tane mi artık sayısını hepimizin unuttuğu başarısızlıklar onun hanesine yazmıştı. Oradan başarısızlıklar olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun işi imkansıza yakın ama bunu yapmak isteyecek. Bunun üzerinden de iktidar ve iktidar medyası da sörf yapacak. Belli ki gidişat o.

Ruşen Çakır: Çok teşekkürler Alişer. Seni yolda yakaladık ama olsun. Tam çağın ruhuna uygun bir yayın oldu.

Alişer Delek: Sadece kravat bozuyor çağın ruhunu abi. Emin ol yoksa, her şey yolunda.

Ruşen Çakır: Evet, çok teşekkürler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.