İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu olan CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, partiye yönelik mutlak butlan kararını değerlendirdi. Emre, “Türkiye demokrasisi hedef alındı” dedi.
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Yunus Emre, mutlak butlan kararını değerlendirirken Türkiye demokrasisinin hedef alındığını söyledi.
- Videoda, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararı sonrası yaptığı video paylaşımı sürecin bir parçası olarak görüldü.
- Yunus Emre, Kılıçdaroğlu’nun çağrısının parti tabanındaki genel eğilimi yansıtmadığını ifade etti.
- Emre, Türkiye’nin kötü bir noktaya geldiğini ve iktidar olmaları için motivasyon bulmaları gerektiğini belirtti.
- CHP’nin iktidar denetimine verilmek istendiği yönünde bir operasyona karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Bilmeniz gerekenler
“Türkiye’de demokrasinin üstüne bir örtü örtülmek isteniyor”
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, mutlak butlan kararını “Türkiye demokrasisi hedef alındı” diyerek değerlendirdi. CHP’li vekil, Kılıçdaroğlu’nun video paylaşmasıyla mahkeme kararı çıkmasının peş peşe olduğunu hatırlattı, “Bu sürecin bir parçası” dedi:
“Partimiz açısından kara bir gün ama bunu sadece CHP’nin kara günü gibi düşünmek de hatalı olacaktır. Türkiye’de demokrasinin üstüne bir örtü örtülmek isteniyor. Türkiye 19 Mart’ta başlayan bir sürece girdi, İmamoğlu‘nun diplomasını iptal edildiği günün sabahında gözaltına alıp tutuklanması bir rastlantı mıydı? Oradan başlayan bir sürecin içerisindeyiz.”
“Tanıdığımız Kılıçdaroğlu bu değil”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararını “sükunetle karşılama” çağrısına Yunus Emre şöyle değerlendirdi:
“Adalet Yürüyüşü’nü yapan Kılıçdaroğlu ile bugün mahkeme kararlarına saygı duyulmasını isteyen kişi aynı değil. Bu duruma engel olacak hamleleri yapabilirdi ama yapmadı. Bizim tanıdığımız Kılıçdaroğlu geçmişte kaldı; bugün karşımızda açıklamalarıyla bambaşka biri var.”
Kılıçdaroğlu’nun videosu ve 22 milletvekili
Ruşen Çakır’ın, Kılıçdaroğlu’nun videosunu paylaşan 22 milletvekilin olduğunu hatırlatması üzerine Yunus Emre, bunun parti tabanındaki genel eğilimi göstermediğini söyledi:
“Bunun bir karşılığı yok yani milletvekili sayısı aslında oransal olarak yansıtmıyor üyeye, delegeye partiye ve seçmene baktığınız zaman bambaşka bir durum var. Kemal Bey geri dönsün diyen bir kişiye rastlamadım.”
“Bu memleketi onlara bırakamayız”
Türkiye’nin 25 yılın sonunda çok kötü bir noktaya geldiğini belirten Yunus Emre, kararın yarattığı hissiyatı, “Garip bir hissiyat var; bir yandan öfke, bir yandan üzüntü ama hepsinden öte büyük bir motivasyon. Bu zorlukları aşıp iktidar olmamız lazım. Bu değişim şart” diyerek anlattı.
- Macron’a Hollanda’da protesto: “Fransız demokrasisi nerede?”
- Özel, Erdoğan ile görüşmesini değerlendirdi: “Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı”
- Elon Musk ile “anket demokrasisi”: Musk, kullanıcılara “İstifa etmeli miyim?” diye sordu
- Murat Somer: “İmamoğlu kazanırsa Türkiye, demokrasinin kutuplaştırıcı politikalara, popülizme ve dinî milliyetçiliğe karşı nasıl başarılı olabileceğini gösteren bir örnek olacak”
- Işın Eliçin yazdı: Herkesin demokrasisi kendine
Video deşifresi
Yunus Emre ile söyleşi: “CHP’yi iktidar denetimine vermek amacıyla bir operasyonla karşı karşıyayız”
Hazırlayan: Gülden Özdemir
Ruşen Çakır: Ne diyorsun? Ne oldu partiniz?
Yunus Emre: Tabii partimiz açısından kara bir gün ama sadece bunu CHP’nin konusu, CHP’nin kara günü gibi düşünmek de hatalı olacaktır. Türkiye’de demokrasinin üzerine bir örtü örtülmek isteniyor. Karşılaştığımız durum bu maalesef. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar denetimine vermek amacıyla bir operasyonla karşı karşıyayız. Burada bir mahkeme kararı, burada adalet falan bunlar yok. Olan hadise CHP’yi yargı eliyle iktidar amaçları çerçevesinde dizayn etmek. Buna karşı mücadele edeceğiz. Yapacak başka da bir şeyimiz yok. Mücadelemizi sürdüreceğiz.
Ruşen Çakır: Ben saat 18.30’dan beri yayın yapıyorum. Birçok kişi şunu söyledi: “Dün Kılıçdaroğlu videoyu yaptı, bugün karar çıktı. Bu kadarı rastlantı olabilir mi?” dedi. Sence rastlantı mı?
Yunus Emre: Şimdi şöyle, bu 19 Mart’ta Türkiye bir sürecin içerisine girdi. Oradan beri olan olaylar rastlantı mı? İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiği günün sabahında gözaltına alınıp tutuklanması bir rastlantı mıydı? Oradan başlayan bir sürecin içerisindeyiz. Aslında görünen şu; bu olay Eylül ayında, yani İstanbul İl Kongresi iptal edilip Gürsel Tekin İstanbul’a kayyum olarak atandığında arkadan bu yapılmak isteniyordu. Ama orada çok güçlü bir toplum tepkisi ortaya çıktı ve Genel Başkanımız Özgür Özel’e yönelik çok büyük bir sahiplenme görüldü. Bundan ötürü bir ölçüde cesaret edemediler ve bu aylar içerisinde, Eylül’den bugüne, bir şekilde partimizi yıpratmak, Genel Başkanımızın toplumdaki sempatisine, itibarına, bir ölçüde buna zarar vermek amacıyla biliyorsunuz bir dolu yargı olaylarıyla karşı karşıya kaldık. Yeni tutuklamalar, gözaltılar, işte itiraflar, iftiralar ve bu noktaya geldik. Sonuç olarak bir rastlantı değil. Bu bir süredir partideki bazı arkadaşlara yönelik birtakım iftira metinleriyle gündeme gelen hadise aslında bugünle bağlantılı. Bütün oyunlarının merkezinde, CHP daha önce başka partilere yaptıkları gibi ‘‘ehlileştirilmek’’ isteniyor. İşte bunun da hazırlığı, planlaması bugüne yönelik çalışmalarıyla geldik.
Ruşen Çakır: Yunus, sen Kemal Kılıçdaroğlu’nu iyi tanıyorsun diye biliyorum. Birlikte siyaset yaptınız. Bu mutlak butlan olayı gündeme geldiği andan itibaren Kılıçdaroğlu “Ben böyle bir şeye girmem” demedi. “Girerim” de demedi ama verdiği işaretlerden niyetli olduğunu gördük. Ama dünkü konuşma o niyetin çok açık bir göstergesiydi. Kendisi kişisel hiçbir ihtirası olmadığını vesaire söylüyor biliyorsun videoda. Ne yapmak istiyor Kılıçdaroğlu sence?
Yunus Emre: Yani bilsem Ruşen abi, bilmiyorum ne yapmak istediğini. Ama şunu biliyorum: Netice itibarıyla bu duruma engel olacak şeyler yapmadı. Bu çok kolaylıkla aşılabilirdi Cumhuriyet Halk Partisi açısından. Cumhuriyet Halk Partililer açısından bunu yapmadı. Biz tabii Kemal Bey’le çok uzun yıllar hepimiz çalıştık, mesaimiz oldu ve neticede Adalet Yürüyüşü’nü yaptığı günleri hatırlayın. Sizin de tanıdığınız bizim Enis abi, Enis Berberoğlu cezaevine konulunca Adalet Yürüyüşü’nü yapmıştı. O zaman demedi ki “Ya bu mahkemeler ne iyi kararlar veriyor, mahkemelerin kararlarına saygılı olalım.” Biz de onun yanında yürüdük, yani arkasında yürüdük adalet için. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten bizim geçmişte tanıdığımız Kılıçdaroğlu başka birisi, bu karşılaştığımız durumda bu açıklamaları yapan başka birisi maalesef.
Ruşen Çakır: Dünkü açıklamasını, videosunu, herkes saydı biliyorsun, ‘‘22 milletvekili paylaştı’’ diye. Normalde kaç milletvekili var sizin grupta?
Yunus Emre: 138’di yanlış hatırlamıyorsam.
Ruşen Çakır: 138’de 22 çok yüksek değil ama yine de bir anlamı var. Yeni yönetimin, daha doğrusu mahkeme üzerinden tedbir olarak geri çağrılan yönetimin, daha doğrusu Kılıçdaroğlu’nun partide nasıl bir karşılığı var?
Yunus Emre: Bir karşılığı yok. Şimdi o milletvekili sayısı bile aslında oransal olarak gerçeği yansıtmıyor. Üyeye, delegeye, partiliye, seçmene baktığınızda bambaşka bir durum var. Bunu nereden biliyoruz? Hatırlayacaksınız defalarca olağanüstü kurultay, olağan kurultay bu süreçleri yaptık. Oralarda Özgür Özel’e, Genel Başkanımıza müthiş bir sahiplenme oldu. Sabahtan beri benim de telefonum sessizdi, bu yayına geldim diye telefonumuz susmuyor. Sosyal medya her taraf yıkılıyor zaten. Yani müthiş bir toplum sahiplenmesi var. Kemal Bey’in öyle ya da böyle onun bu göreve gelmesini isteyen, “Ne iyi olur Kemal Bey geri dönsün” diyen ben bir kişiye rastlamadım. Varsa beri gelsin, öyle bir ortam yok. Öyle bir Türkiye resmi yok karşımızda.
Ruşen Çakır: Şimdi Özgür Özel birazdan o beklenen açıklamayı yapacak. Ben çok tarihi bir açıklama ya da konuşma olacağını düşünüyorum. Ne dersin?
Yunus Emre: Öyle olacak ama biz tabii Ruşen abi, bu konuşmalarımızı Genel Başkan da biz de seçimler olsun, seçimleri kazanalım ve öyle tarihi konuşmalar yapalım diye düşünüyoruz, istiyoruz ama dikkat edersen Türkiye belli aralıklarla bu türden olayların yaşandığı bir ülke haline geldi. Bu konuşmalar da böyle konuşmalar oluyor. Moralimiz bozuk, şimdi onu söyleyeyim. Garip bir hissiyat var; bir yandan öfke, bir yandan tepki, bir yandan üzülme hali ama bir yandan da bir motivasyon var. Bu zorlukları aşıp iktidar olmamız lazım. Bu memleketi bunlara bırakamayız. Bak 25 sene oldu, Türkiye’nin durumu çok kötüye gidiyor. Bir değişim lâzım Türkiye’de.








