Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (246): Ne olacak bu memleketin hali?

İSTANBUL (Medyascope) – Kemal Can, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal edilmesi ve parti Genel Merkezi’ne polis müdahalesinin ardından yaptığı 5 Soru 10 Cevap yayınında “Ne olacak bu memleketin hali?” sorusunu sordu. Can, “Bu kadarı da olmaz denilen her şey teker teker oluyor” dedi.

Kemal Can, “Ne olacak bu memleketin hali?” başlıklı yayında şu soruları ele aldı:

1- Nasıl zamanlardan geçiyoruz?

2- Bu cesaret nereden geliyor?

3- “Ört ki ölem” tablosu mu bu?

4- İtiraz edenlerin güveneceği ne var?

5- Neler olabilir ve ne yapmalı?

Bu cesaret nereden geliyor?

Türkiye siyasetinde yeni dönem başladı. CHP’nin 38. Olağan Genel Kurultayı’nın iptali ve CHP Genel Merkezi’nin polis müdahalesiyle boşaltılmasının yankıları sürüyor. Kemal Can 5 Soru 10 Cevap yayınında bu konuya değinerek, yasaların ve kurumların “yerine ve kişisine göre” işlediğini söyledi.

Can, “hiçbir şeyin olmaz denilemeyeceği” noktasına gelinmesini küresel bir dalga olarak yorumladı.

“Şu da çok açık, artık güç sahipleri; ortaklığa zorladıkları, ikna ettikleri herkesi ölçüsüzlükle kullanıyorlar. Onları neredeyse imha edecek kadar kullanarak basit, kısa hedefler için harcayabiliyorlar ve açıkçası bu döngü; aktörler, kurumlar ve kurallar dünyasının tamamı için geçerli. Öte yandan kalabalıkların öfkesi de ırkçılık, milliyetçilik gibi enstrümanlar kullanılarak arkaik, eski yöntemlerle kolayca başka yönlere kanalize ediliyor. Bu genel duruma karşı gelişebilecek itiraz yönelmesi gereken mecraya doğru bir baskı oluşturmuyor. Bütün bunlar dolayısıyla sadece Türkiye’de yaşadığımız değil, bütün gezegeni etkisi altına alan bir büyük dalganın parçası. Dolayısıyla bu cesaret oradan geliyor.”

Neler olabilir ve ne yapmalı?

Kemal Can’a göre zaten zorlu olan bir dönemin karanlığı daha da artacak. Hem kontrollü hem de kontrolsüz operasyonların daha da hızlanacağını ve CHP’de de rıza ve ikna merkezli tavırlar olmayacağını söyleyen Can, iktidarın enerjisini operasyonlara harcayacağını söyledi:

“İktidar, birilerini razı ya da ikna etme işini zaten bırakmış durumda. Operasyonlarda kullanılacak aktörler için bir rıza mekanizması işliyor olabilir. Ama ben genel anlamda, kamuoyunda rıza üretmek diye tabir edilen şeyi kastediyorum. Bu artık gündemimizde değil. Erdoğan büyük ihtimalle kendi önceliği üzerinden kurduğu tasarımı bazen ortaklarının önceliklerini ya da niyetlerini bile zorlayacak. Aslında bütün siyasi aktörleri de bazı mecburiyetlere doğru itecek. Bir seviyeye doğru ilerletmek istiyor. Tıpkı Trump’ın İran’la anlaşmak için bölgedeki bütün ülkeleri İbrahim Antlaşması’na imza atmaya zorlaması gibi.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.