İSTANBUL (Medyascope) – İranlı gazeteci Reza Talebi, İran ile ABD arasında varılan anlaşmayı, İsrail’in tutumunu, İran’daki siyasi dengeleri ve bölgesel gelişmeleri Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’la değerlendirdi. Talebi, İran ve ABD arasında görüşmelerin geçmişte de farklı konularda sürdüğünü belirterek, mevcut anlaşmanın sürpriz olmadığını ancak içeriğinin ve sonuçlarının hâlâ belirsizlik taşıdığını söyledi.
Gazeteci Reza Talebi, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın ardından ortaya çıkan tabloyu Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’a anlattı. Talebi, ABD’nin İsrail’in talepleri doğrultusunda savaşa sürüklendiğini savunarak, savaşın sonunda Trump’ın hedeflerine tam anlamıyla ulaşamadığını söyledi. İsrail’in İran içinde geniş bir istihbarat ağı kurduğunu ve ülke kurumlarına önemli ölçüde nüfuz ettiğini belirten Talebi, bunun İran toplumu açısından ciddi bir travma yarattığını belirtti.
“Amerika ve İsrail kaynana ve gelin gibiydi”
Amerika ve İsrail’in birbirine yaklaştığında, aralarında sorun çıktığını belirten Talebi,” Bu nedenle uzun yıllar boyunca belirli bir mesafeyi korudular. Özellikle Reagan döneminden itibaren bunu görmek mümkün. Sadece Trump döneminde değil, birçok Amerikan başkanının İsrail yönetimiyle çeşitli anlaşmazlıkları oldu” dedi.
İsrail’in nükleer programı konusunda da geçmişte ABD ile ciddi gerilimler yaşandığını hatırlatan Reza Talebi, bugün İsrail siyasetinde de benzer bir anlayışın hakim olduğunu söyledi. Talebi sözlerine şöyle devam etti:
“Gerilim esas olarak İsrail’in İran konusunda geliştirdiği planlarla daha görünür hale geldi. Bu planlar Amerikan yönetimlerine de sunuldu. Antony Blinken da Barack Obama da bunu çeşitli şekillerde dile getirdi. İsrail tarafı, İran’a yönelik daha kapsamlı bir müdahale konusunda ABD’yi ikna etmeye çalıştı. Anlatılan senaryo şuydu: İran rejimi çökecek, mollalar gidecek ve sonrasında her şey güllük gülistanlık olacak. Ancak Trump bu oyuna dahil oldu ve sonuçta ortaya çıkan savaş esas olarak İsrail’in savaşı haline geldi. Bunun Amerika’ya ne kazandırdığı ise tartışmalı. Buna karşılık ciddi ekonomik maliyetler ortaya çıktı. Savunma harcamaları arttı, enerji fiyatları yükseldi ve bütün bunlar seçim hesaplarını etkilemeye başladı.”

“İran devleti kendi halkının karşısında yenildi”
Reza Talebi, savaşın sonucunu değerlendirirken İran’ın tamamen yenildiğini söylemenin de, kesin bir zafer kazandığını iddia etmenin de mümkün olmadığını belirtti:
“Şii kültüründe yenilgi kavramı yoktur. Ya şehit olursunuz ve inancınıza göre kazanırsınız ya da savaşta başarı elde edip fethedersiniz. Her iki durumda da mağlubiyet anlatısı kurulmaz. Bu nedenle İran hiçbir zaman yenilgiyi kabul etmez. Bence İran rejimi bundan önce kendi toplumuna yenildi. 47 yıllık yanlış politikalar ve toplumu sürekli kutuplaştıran anlayış, devlet ile halk arasındaki güven bağını kopardı. Bugün hükümet doğruyu söylese bile insanlar buna inanmıyor. İran böyle bir topluma dönüştürüldü. Bunu aylar önce sokaklarda da gördük. İnsanlar ciddi bir ideolojik baskının içinde yaşadı. Toplumda derin yaralar açıldı ve İran bu toplumla uzun yıllar yaşamak zorunda kalacak. İran yönetimi Amerikalılarla da anlaşabilir, İsraillilerle de anlaşabilir. Ancak içeride çözülmesi gereken çok daha büyük bir sorun var. Bu nedenle bana göre İran devleti, her şeyden önce kendi halkının karşısında yenildi.”







