İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile Kemal Can, Haftaya Bakış’ta komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanması, CHP’de mutlak butlan sürecinin ardından yaşanan gelişmeleri ve çözüm sürecine ilişkin hazırlanması beklenen çerçeve yasayı değerlendirdi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Deniz Göktaş’ın tutuklanması, iktidarın ifade özgürlüğüne yaklaşımını gözler önüne seriyor.
- Ruşen Çakır, Göktaş’ın cesur duruşunun kamuoyunda büyük etki yarattığını vurguladı.
- Kemal Can, CHP’deki mutlak butlan sürecini anti-siyaset operasyonu olarak değerlendirdi.
- Deniz Göktaş’a yönelik tepkilerdeki ‘Ama’ ifadesini eleştiren Can, bu durumun ifade özgürlüğü meselesi olduğunu ifade etti.
- Tamamlanması beklenen çerçeve yasa, içeriğinden çok takvim tartışmaları üzerinden ilerliyor.
Haftaya Bakış’ın “Deniz Göktaş olayı | Çerçeve yasayı beklerken | CHP’nin geleceği” başlıklı bu bölümünde Ruşen Çakır, Kemal Can ile komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını ele aldı. Çakır, Deniz Göktaş’ın soruşturma açılmasının ardından Türkiye’ye dönme kararının dikkat çekici olduğunu belirterek, tutuklama sürecinin iktidarın ifade özgürlüğüne yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi:
“Deniz Göktaş’ın videolarını izlediğinizde çok net bir tablo görüyorsunuz. Olaylara hâkim, analiz kabiliyeti yüksek ve siyaseti çok yakından takip eden biri. Başına gelebilecekleri bilmemesi mümkün değildi. Zaten videolarında da bunun göndermelerini yapıyordu. Hakkında soruşturma açıldı, iktidara yakın medya günlerce kampanya yürüttü ama bütün bunlara rağmen sırt çantasını alıp Türkiye’ye geldi.”

Göktaş’ın duruşunun kamuoyunda güçlü bir karşılık bulduğunu dile getiren Çakır, “Deniz Göktaş’ın en önemli özelliği çok net bir yerde durması. ‘Ama’ dedirtecek bir alan bırakmıyor. Birçok insan başına gelecekleri bildiği için böyle davranmazdı. O ise tam tersini yaptı. Gerekirse bunun bedelini öderim diyerek geldi. Bu yüzden yalnızca yaptığı mizahla değil, gösterdiği tavırla da çok geniş bir kesimin dikkatini çekti. Kolay kolay unutulacak bir olay olduğunu düşünmüyorum dedi.
Kemal Can ise Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına verilen tepkilerde zaman zaman “Ama” ile başlayan cümleler kurulmasını eleştirdi. “Yaşananlar, tartışmasız biçimde ifade özgürlüğü meselesi” diyen Can şöyle devam etti:
“Bu bir anti-siyaset operasyonu”
Yayında CHP’de yaşanan Mutlak butlan süreci yorumlandı. Kemal Can bu sürecin yalnızca parti içi dengeleri değiştirmeye yönelik olmadığını vurguladı:
“Ben bunun CHP’nin oylarını bölmeye yönelik klasik bir siyasi mühendislik operasyonu olduğunu düşünmüyorum. Bu daha çok anti-siyaset operasyonu. Amaç bir partiyi büyütmek ya da küçültmekten ziyade siyasetin kendisini işlevsiz hâle getirmek. Belediyelere yönelik davalarda da aynı şeyi gördük. Beklenen siyasi sonuç
Çerçeve yasayı beklerken
Yayında, çözüm sürecine ilişkin hazırlanması beklenen çerçeve yasa da ele alındı. sürecin uzun zamandır içerikten çok takvim tartışmaları üzerinden ilerlediğine dikkat çeken Kemal Can şunları söyledi:
“Sürecin başından beri sürekli tarihler konuşuluyor. Bayramdan önce mi olacak, sonra mı olacak, Meclis kapanmadan mı çıkacak? Ama içeriği konuşulmuyor. Muhtemelen Meclis kapanmadan bir çerçeve yasa çıkacak ama son derece sınırlı bir düzenleme olacak. Böylece ‘Yasa çıktı’ denilecek ama aslında neyi değiştirdiği yine belirsiz kalacak. İki yıla yaklaşan bu süreçte içerikten çok takvim konuşuldu ve görünen o ki bu yöntem değişmeyecek.”







