Tarık Çelenk yazdı: YENİ Parti genişleyebilecek mi?

YENİ Parti, göründüğü kadarıyla ilk çıkışına kıyasla düzenli bir ivmeyle popülaritesini kaybetmekte. Bu durum, YENİ Parti’nin ne kadar yeni olduğu ve değişime ne ölçüde adapte olabildiği konusundaki kaygıları da haklı çıkarmakta. YENİ Parti, kadrolarındaki İzmir tipi, sert, değişime kapalı eski Kemalist çekirdek yapısıyla bırakın değişimi, değiştirmeyi bile örgütleyebilecek bir potansiyel görüntüsü vermemekte.

Ama tabii, bütün bu sert eleştirilerimize rağmen YENİ Parti, toplumda canı boğazına gelmiş kalabalıkların hâlâ yegâne ilgi odağı olmaya devam etmekte. Bu doğrultuda, eski CHP ile kurultay kelimesi nasıl özdeşleşmişse YENİ Parti ile de genişleme stratejisi tartışmaları özdeşleşmiş durumda. YENİ Parti kurmayları, seçmende hızla yaşanan güven kaybının başarılı bir genişleme stratejisiyle aşılabileceğine inanıyorlar. Sanırım bugünlerde özellikle bu noktaya odaklanmaktalar.

Anladığım kadarıyla YENİ Parti’nin genişleme stratejisindeki temel hedef, yalnızca CHP’den ayrılan kadro ve seçmenleri bir araya getirmek değil, geleneksel CHP tabanının ötesine geçerek yeni bir siyasal merkez oluşturmak. Bu çerçevede parti içi demokrasi, üyelerin karar süreçlerine katılımı, mahalle meclisleri ve eşit vatandaşlık gibi ilkeler öne çıkıyor. Ancak muhafazakâr, milliyetçi ve Kürt seçmenlere nasıl ulaşılacağı, bu genişleme stratejisinin en önemli sınavlarından biri olmaya devam ediyor.

Asıl mesele, YENİ Parti’nin yalnızca örgütsel olarak mı büyüyeceği, yoksa Türkiye’nin farklı siyasal mahalleleri arasında yeni bir güven ve ortak aidiyet duygusu mu üreteceğidir. Çünkü mevcut siyasetin aktörlerini değiştirmek, yerleşik siyaset yapma biçimini değiştirmek anlamına gelmiyor. Yeni bir parti olmanın ötesinde, yeni bir zihniyet ve siyasal kültür oluşturabilmek, genişleme stratejisinin başarısını belirleyecek temel unsur olmalıdır.

YENİ Parti kongre
Tarık Çelenk yazdı: YENİ Parti genişleyebilecek mi?

“Toplumsal meşruiyet eşiği”

YENİ Parti, öncelikle liyakat ve güven bileşiminin oluşturduğu “toplumsal meşruiyet” eşiğini yakalamalıdır. Ülkenin bugünkü tatsız ortamından yeniden normalleşmeye geçişini sağlayabilecek bir geçiş dönemi zihniyeti ve söylemi geliştirmesi gerekmekte. Bunun somut örneklerinden biri, Turgut Özal’ın Anavatan Partisi’nin (ANAP) kimyası, ilk yılları ve icraatlarıdır. Geçiş döneminin temel özelliği, rövanşist söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Parti, yerel teşkilatlarını da bu anlayışa uygun biçimde oluşturabilir.

Turgut Özal’ın
Tarık Çelenk yazdı: YENİ Parti genişleyebilecek mi?

Genişlenecek alan doğru belirlenmelidir. Partinin çekirdek kadrosu, bırakın muhafazakâr sağı, normal seküler meslek sahiplerinin ve beyaz yakalıların oluşturduğu orta sınıfa bile adapte olabilme yeteneğinden uzak görünmekte. Eğer “Biz bu ekiple yola çıktık, bunlarla devam edeceğiz” ısrarı mevcutsa, en azından bu ekibin toplumun gerçekleri konusunda aydınlatılması gerekmekte.

Partinin, Kemal Derviş etkisi ve güveni yaratabilecek bir ekonomi kurmayına, Turan Güneş etkisinde bir dış siyaset duayenine ihtiyacı vardır. Bu eksiklik mutlaka değerlendirilmeli ve bir çözüm üretilmelidir.

Her ne kadar Anadolu veya muhafazakâr sermayeye karşı açık bir söylemde bulunulmuyorsa da sermaye ayrımı yapılmaksızın, nitelikli yerli ve yabancı sermayeye güven verilmelidir.

Sonuçta YENİ Parti’nin önündeki asıl mesele, genişleme stratejisinden önce kendi değişim kapasitesidir. Siyasette genişlemek yalnızca yeni isimleri partiye katmak, farklı mahallelere temsilci göndermek veya teşkilat tabelalarının sayısını artırmak değildir. Yeni gelenlerin kendilerini eski bir zihniyetin misafiri değil, yeni bir siyasal anlayışın eşit kurucuları olarak hissedebilmeleridir. İşin ironik tarafı ise şu:

YENİ Parti, toplumun değişim talebini temsil etme iddiasıyla yola çıkmışken, şimdi kendi kadrolarını değişime ikna etmek zorunda kalabilir. 

Anlaşılan o ki partinin genişleme stratejisinin ilk sınavı, dışarıdakilere kapı açmaktan önce içeridekilerin o kapının önünden çekilmelerini sağlamak olacak. Ama bu işlerin olmazsa olmazı da bu değişim fikrinin ne olacağını araştırıp doğru belirleyebilmektir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş