Işın Eliçin ile Dünyanın Gidişi (69): Kovid-19’la küresel savaş – Fiziksel mesafe önlemleri neden hayati? Vo kasabası örneği

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bu yayında İtalya’da ilk ölümlü vakanın görüldüğü Vo kasabasında yapılan iki yaygın koronavirüs taramasından çıkan sonuçların değerlendirildiği yeni bir bilimsel araştırmanın sonuçlarını anlattım. Çalışma belirti göstermeyen (asemptomatik) Kovid-19 pozitif kişilerin hastalığın bulaşmasında önemli rol oynadığını ve bulaş zincirinin kırılmasında fiziksel mesafe önlemlerinin önemini bir kez daha doğruluyor.

Yayın metni:

Merhaba, bugün 20 Nisan Pazartesi. Ülkemizdeki ilk doğrulanmış Kovid-19 vakası bundan 40 gün önce, 11 Mart’ta tespit edildi. Dün akşam itibariyle bu hastalığa yakalandığı PCR tabir edilen moleküler testle doğrulanmış kişilerin sayısı 86 bin 306’ya yükseldi. Bu sayı ile dünya genelinde en çok vaka görülen 7. ülke konumundayız.

Türkiye’de bu hastalıktan hayatını kaybedenlerin sayısını ise Sağlık Bakanlığı dün yani 19 Nisan itibariyle 2017 olarak açıkladı. Bir önceki yayınımda anlatmıştım; 2017, Kovid-19 olduğu test sonucu ile kesinleştikten sonra kaybedilen hastaların sayısı. Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden, ama hastalığı test ile kesinleştirilmediği için vefat istatistiklerinde yer almayanlar olduğunu biliyoruz.

Hiç hastalık belirtisi göstermediği için, yahut belirtiler hafif seyrettiği için test yapılmamış ya da yaptırmamış kişilerin sayısını da bilemiyoruz. Özellikle koronavirüsün sessiz taşıyıcıları olarak da nitelenen, işte bu hastalık belirtisi göstermeyen, asemptomatik kişiler fiziksel mesafe önlemlerine ne ölçüde uyabiliyorlar; bu kişilerin çalışma koşulları taşıdıklarının farkında olmadıkları virüsü başkalarına bulaştırma-malarını sağlayacak fiziksel mesafeyi sağlıyor mu? Şüpheli… 

Sonuçları yeni açıklanan bir araştırma, asemptomatik kişilerin virüsün yayılmasında önemli rol oynadıklarını bir kez daha teyit ediyor. Ayrıca eğer tecrit ve karantinanın da dahil olduğu geniş repertuvarlı fiziksel mesafe önlemleri, yaygın testlerle de desteklenirse, yeni tip koronavirüsün yani Sars-Cov-2’nin bulaş zincirinin kırılabildiği de, yine bu araştırma sonucu ile doğrulanıyor.

Yeni tip koronavirüsün bulaş dinamiklerinin anlaşılması açısından çarpıcı bulguların yer aldığı araştırmanın orijinaline, Medyascope’un internet sitesinden, bu yayının metni ile birlikte ulaşabileceksiniz.  Ben size özetini aktaracağım.

Çalışma İtalya’da, Venedik kentine 50 kilometre uzaklıktaki 3275 nüfuslu Vo yerleşiminde yapıldı. Vo, İtalya’da Kovid-19’a bağlı ilk ölümün yaşandığı yer. 21 Şubat’ta Vo sakini 78 yaşında bir erkek hayatını kaybetti ve hemen akabinde 23 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere bölgede çok sıkı fiziksel mesafe önlemleri hayata geçirildi; 8 Mart’a kadar her tür seyahat yasaklandı, kamu hizmetleri ve ticari faaliyetler durduruldu.

İtalya’nın Vo kasabasında Kovid-19 salgınının baskılanması” başlıklı araştırma, Vo sakinlerine bu iki haftalık tecrit sürecinin başında ve sonunda PCR testi ile yapılan iki tur koronavirüs taramasının sonuçlarını konu alıyor.   

Buna göre, ilk turda 2812 kişiye yani Vo’da yaşayanların yaklaşık yüzde 86’sına, ikinci turda ise 2343 kişiye, yani nüfusun yaklaşık yüzde 71,5’ine test yapıldı. İlk taramada 73 kişide Kovid-19’a rastlandı. İkinci taramada ise 8’i yeni vaka toplam 29 kişinin test sonucu pozitif çıktı.

İki test turu sonunda, doğrulanmış Sars-Cov-2 enfeksiyonlarının yüzde 43’ünün asemptomatik olduğu görülüyor. Bu oran bir başka yayınımda konu edindiğim nüfusunun önemli bir bölümüne rasgele test yapan İzlanda’da da hastalık belirtisi göstermeyen Kovid-19 vakalarının oranıyla aynı.

Yani hastalık belirtisi gösteren her bir kişiye karşılık neredeyse bir tane de belirti göstermeyen Kovid-19 pozitif kişi olduğunu varsayabiliriz.

Türkiye’ye uyarlayalım mı? Türkiye’de sadece belirti gösterenlere –gerçi her belirti gösterene de değil ama neyse- belirti varsa test yapılıyor. Asemptomatiklerin sayısını yukarıdaki çalışmaya göre hesaplayıp dün açıklanan 86 bin vakaya eklersek, ülke genelinde Kovid-19 pozitiflerin sayısı 150 bini bulur. Toplam gerçek vaka sayısına yine ulaşmış olmuyoruz ama, dikkat. Buna semptomları hafif seyredenleri, testle değil klinik bulguyla tanı konulmuş olanları ya da hastaneye hiç gitmeden hastalığı evinde geçirenleri de eklememiz gerek…

Biz yine İtalya’ya Vo’ya, Vo’da yapılan araştırmanın sonuçlarına dönelim. Araştırmanın ilginç bir sonucu, 0-10 yaş arasındaki 234 çocuktan hiçbirinde test sonucunun pozitif çıkmamış olması. Üstelik 13’ü Kovid-19 pozitif aile fertleriyle aynı evde yaşıyormuş. Çocuklara Sars-Cov2 bulaşmadığı anlamına gelmiyor, diyor araştırmacılar. Kullandıkları test yönteminin sadece aktif virüsleri tespit edebildiğini ve vücudun virüse karşı savunma için ürettiği antikorların tespiti için tarama yapılabilirse, bu konuda daha aydınlatıcı bilgiye ulaşılabileceğini hatırlatıyorlar.

Araştırmada ikinci tur testler sırasında tespit edilen 8 yeni vakanın virüsü kimden ne zaman, aldığı da incelenmiş. Birine bir asemptomatik çalışma arkadaşından, ikisine de aynı evde yaşadıkları asemptomatik akrabalarından bulaşmış. Çalışmada semptomatik ve asemptomatik kişilerden alınan numunelerde virüsün hastalık yapıcı etkisine dair fark da saptanamamış. Sonuç olarak araştırmacılar asemptomatik kişilerin yüksek oranda oluşuna da dikkat çekerek, bulaş zincirindeki kritik rollerine dikkat çekiyorlar ve fiziksel mesafe önlemlerinin çok sıkı bir şekilde uygulanmaması halinde salgının kontrol altına alınmasının çok güç olacağını vurguluyorlar. Bu bağlamda sadece hastaların değil herkesin maske takmasının ne denli önemli olduğunu buraya ekleyeyim.

Hastalığın bulaşma, salgının yayılma hızını tahmin etmek için yapılan hesaplamalarda kullanılan ve enfekte bir kişinin virüsü ortalama kaç kişiye bulaştırdığını gösteren bir sayı var: “Üreme sayısı” (R0) yahut bulaşma katsayısı da deniyor. Diyelim ki bu sayı 2. O zaman, bir kişi ortalama iki kişiyi enfekte ediyor demek. Bu sayının birden büyük olması vaka sayılarının katlanarak artması anlamına geliyor. Ama bu sayı birden küçükse, yaşasın o zaman, bulaşma zincirini kırdınız, salgın baskılanıyor demek. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bu sayıyı şahane anlattığı bir video var.

Bu bulaşma katsayısıyla, geldik şimdi anlatmakta olduğum çalışmanın başlığına: “İtalya’nın Vo kasabasında Kovid-19 salgınının baskılanması”. Vo sakinlerine ilk tur test yapıldığı sırada bulaşma katsayısı, 3 olarak tahmin ediliyormuş. İlk ölümlü vaka ardından sıkı fiziksel mesafe önlemleri ve karantina uygulaması başladıktan sonra ise, iki hafta içinde bu sayı 1’in altına düşmüş. Deniyor ki, “Yaptığımız analiz Vo sakinlerinin yüzde 4,4’ünün Sars-Cov-2’ye maruz kaldığına işaret ediyor. Alınan önlemler, virüsün bulaşmasını eşi görülmemiş bir başarıyla baskıladı. Dolayısıyla epidemiyolojik ve demografik açıdan benzer başka bölgelerde de Vo’nun deneyimi tekrarlanırsa, salgının yayılma hızı düşürülebilir, salgın kontrol altına alınabilir.

Bitirirken, yaygın tabir sosyal mesafe yerine fiziksel mesafe demeye özen gösterdiğimi fark etmişsinizdir. Nedenini Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli’nin bir mülakatında söylediklerini alıntılayarak açıklamak isterim:  “Fiziksel olarak uzak ama sosyal olarak yakın olmamız lazım. Yapmamız gereken kişisel mesafeyi büyütmek yani yakın olduklarımızla bile fiziksel olarak uzak durmaktır. Evden çıkmamak dahil… Ama sosyal dayanışmaya ihtiyacımız var hem de çok… Bu sürecin, ‘Her koyun kendi hayatını kurtarsın, parası ve imkanı olan zaten yaşar, yoksulun, sesi çıkamayanın canı umurumuzda değil’ şeklinde bir tahayyülle yaşanmasına izin vermeyelim. Ya hep beraber ya hiçbirimiz demenin tam zamanı. Her zamankinden çok birbirimize ihtiyacımız var.”

Yeniden görüşünceye dek hoşçakalın.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus