Cumhurbaşkanı Erdoğan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede 4. Ulusal Eylem Planı’nı açıkladı – EŞİK Platformu: “Son beş-altı yılda açıklanan her eylem planı ya da önlem paketi, kadın haklarından geriye gidişe işaret ediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararı geçtiğimiz günlerde Danıştay’a taşınmıştı. Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti ve Türkiye, kadına yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan uluslararası sözleşmeden 1 Temmuz’da resmen ayrıldı. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmasıyla birlikte AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı’nı açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı eylem planının hiçbir zaman uygulanmayacağını belirten Eşitlik için Kadın Platformu’nun (EŞİK) yazılı açıklamasında, “Her fırsatta çocuk istismarcılarına af, kadınların yoksulluk nafakasının kısıtlanması, 6284’ün kırpılması gibi konuları gündeme getirenlerin; şiddet önleme eylem planı açıklamalarını, şiddeti önleyecekleri propagandalarını samimi bulmuyoruz” denildi.

“Şiddeti önlemede altın standart olarak nitelenen İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçen iktidar, açıkladığı dördüncü eylem planını hayata geçireceğine inanmamızı bekliyor”

19 Mart 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek başına karar aldığı ve herhangi bir hukuki gerekçe göstermeden İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını vurgulayan EŞİK Platformu, eylem planının hayata geçirilmeyecek bir plan olduğunu belirtti. EŞİK Platformu yaptığı yazılı açıklamada, “Hiçbir hukuki gerekçe belirtilmeden, tek kişinin, tek cümlelik kararıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme bildiriminin yürürlüğe girdiği 1 Temmuz günü, kadına karşı şiddetle mücadele için 4. Eylem Planı açıklandı. Dünya sözleşmesi olma yolunda ilerleyen, Birleşmiş Milletler tarafından şiddeti önlemede “altın standart” olarak nitelenen İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçen iktidar, açıkladığı 4. Eylem Planı’nı hayata geçireceğine inanmamızı bekliyor” ifadeleri yer aldı.

“Son beş-altı yılda açıklanan her eylem planı ya da önlem paketi kadın haklarından geriye gidişe işaret etmektedir”

AKP’nin 2006 yılında yayımladığı ve hâlâ yürürlükte olan “Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi İçin Alınacak Tedbirler” konulu genelgenin aradan 15 yıl geçmesine rağmen hayata geçirilmediğini belirtilen EŞİK Platformu açıklamasında, “Oysaki aynı iktidar 2006 yılında yayınladığı ve halen yürürlükte olan “Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi İçin Alınacak Tedbirler” konulu Başbakanlık Genelgesini hayata geçirmemişti. Gerek son derece kapsamlı, bütünlüklü ve bilimsel içerikli bu genelgeyi ve gerekse kadın örgütlerinin de katkısıyla hazırlanan 1. Ulusal Eylem Planı’nı (2007-2010) uygulamak yerine 4. kez uygulanmayacağı baştan belli yeni bir eylem planı açıklamak inandırıcılıktan uzaktır. Hem genelgede hem de ilk eylem planında vurgulanan kadın erkek eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları bu iktidar tarafından çoktan terk edilmiştir. Son beş-altı yılda açıklanan her eylem planı ya da önlem paketi kadın haklarından geriye gidişe işaret etmektedir” denildi.

“İstanbul Sözleşmesi’ni yok etmeye çalışan iktidarın, yeni eylem planını çözümden çok uzak”

EŞİK Platformu yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Her fırsatta çocuk istismarcılarına af, kadınların yoksulluk nafakasının kısıtlanması, 6284’ün kırpılması gibi konuları gündeme getirenlerin, şiddet önleme eylem planı açıklamalarını, şiddeti önleyecekleri propagandalarını samimi bulmak imkansızdır. Kadına yönelik şiddetin sebeplerinin tüm yönleriyle araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda şiddetin nedenini failin ^’ayı genine’ sahip olmasıyla açıklayan sözde uzmanların ya da kadın düşmanı yayınları ile bilinen gazete yöneticilerinin dinlendiği; her gün en az üç kadının öldürüldüğü bir ülkede birincil görevi cinsiyete dayalı şiddeti önlemek olan bakanın ‘şiddetin tolere edilebilir’ olduğunu söylediği bir süreçte açıklanan bu eylem planı kamuoyunu oyalama çabasıdır. Kısacası, şiddetin nedenlerini ve çözüm yollarını yeniden keşfediyor gibi yapan, bunları net ve kapsayıcı şekilde ortaya koyan İstanbul Sözleşmesi’ni yok etmeye çalışan iktidarın, yeni eylem planı açıklamasını algı oluşturmak amaçlı ve çözümden uzak buluyoruz.”

Türkiye’nin resmi olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmış olmasına karşın mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan EŞİK Platformu, “İstanbul Sözleşmesi ile ilgili gelişmeler mücadelemizi sonlandırmayacak, hayatın her alanında eşit ve özgür bir yaşam için birleşerek ve büyüyerek mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yürürlüğe girdiği perşembe (1 Temmuz) günü, kadına karşı şiddetle mücadele için yeni bir ulusal eylem planı açıkladı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı’nı açıklayan Erdoğan, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi ile ilgili olarak “Kadına yönelik şiddetle mücadelemiz bu sözleşmeyle başlamadı, bu sözleşmeden çekilmeyle bitecek değildir” dedi.

Erdoğan eylem planını “şiddete sıfır tolerans” ilkesi doğrultusunda kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek amacıyla belirlenen bir yol haritası olarak tanımladı. Erdoğan eylem planının beş ana hedef, 28 strateji ve 227 faaliyet şeklinde yapılandırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kadına yönelik şiddetle mücadelenin her zaman öncelikli konular arasına alındığını ve çeşitli çalışmaların yapıldığını belirterek şöyle konuştu: “Şahsen bu konuyu daima yakından takip ettim, atılan her adımı destekledim, yaşanan her sorunla bizzat ilgilendim. Nitekim tek tip bir müdahaleyle neticeye ulaşılamayacağı belli olan bu hassas konunun çözümü için zaman içerisinde farklı politikalar geliştirdik ve uyguladık. Son günlerde bazı çevreler, 1 Temmuz itibarıyla resmen çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi’ni, kadına yönelik şiddetle mücadelede bir geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor. Bizim kadına yönelik şiddetle mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi’yle başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilmeyle de bitecek değildir.”

2021-2025 yıllarını kapsayacak eylem planının beş ana hedefi şöyle:

  • Şiddetle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi ve etkin uygulanması
  • Kamu personeline eğitim verilmesi
  • Koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkili kullanılması
  • Toplumsal farkındalığın artırılması
  • Verilerin toplanarak analiz edilmesi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus