Cezaevinde büyüyen çocuk olmak – Mahkûm anneler anlatıyor (5): “Ben başkasının suçunu çektim, çocuğum ise benim suçumu çekti”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cezaevi koşulları çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimine zarar veriyor. Bugüne kadar konuştuğumuz anneler, çocuklarının dış dünya ile tanıştığı dönemde psikolojik sıkıntılar yaşadığını söyledi. “Cezaevinde büyüyen çocuk olmak – Mahkûm anneler anlatıyor” serimizin beşinci bölümünde de bir yaşındaki bebeğiyle cezaevinde bir sene kalan annenin yaşadıklarına yer veriyoruz.

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2000 yılında bin 815 olan kadın mahpus sayısı, 2016 yılında yedi bin 894’e yükseldi. Feriha (*) da 2016’da cezaevine giren kadınlardan sadece biri. Hapishaneye girdiği zaman 34 yaşında olan kadının eşi de kendinden iki ay önce cezaevine girdi. Feriha ile bir sene boyunca çocuğuyla birlikte neler yaşadığını, eşinden de uzak kalan kadının ve çocuğunun psikolojisini ve cezaevinde çalışan personelin çocuklu annelere davranışlarını konuştuk.

“Hem bana, hem de kızıma düşman gibi davranıyorlardı”

Annesiyle birlikte cezaevine girdiğinde bir yaşında olan Irmak’ın (*) babası da yaklaşık iki ay önce cezaevine giriyor. Bir yaşındaki Irmak’ın dünyası kalabalık bir koğuş, iki peluş oyuncak ve demir parmaklık oluyor. Cezaevi yönetimi anneye ceza aldığı suç yüzünden kötü davranıyor ve bu kötü muamele bebeğe de yansıyor. Bebeğine bez bile verilmediğini söyleyen anne, kendisinin suçunu bebeğinin çektiğini söylüyor:

“O bir yıl bana eziyetti. İki ay önce eşim cezaevine girdi, iki ay sonra da ben ve bebeğim. İlk üç ay psikolojim çok bozuldu. Bebeğime bakmam gerekiyordu ama hâlim yoktu. İlk üç ay temel ihtiyaçları dışında çocuğuma bakamadım, belki de bakmak istemedim, bilmiyorum. Ben çok büyük hayallerle evlendim ve anne oldum. Daha sonra eşim de, ben de hiç suçumuz olmadığı hâlde cezaevine girdik. Girdiğim suçtan dolayı bana diğer annelerden farklı yaklaşıldı. Koğuşta benim haricimde bir anne daha vardı. Bebeği Irmak’tan üç-dört ay büyüktü. O bez istiyordu ve alabiliyordu. Ben ise sürekli dilekçe yazmak zorunda kalıyordum. Onun sonucunda da yeterli bez alamıyordum. Benim yüzümden hapsolan bir çocuğa, bir de benim yüzümden kötü muamele yapılıyordu. O günleri düşündüğüm zaman hâlâ içim acıyor.”

“İlk adımını attığı zaman içim umut doldu”

Türkiye’de 0-6 yaş arasındaki çocuklar, anneleriyle birlikte cezaevinde kalabiliyor. Altı yaşından sonra çocuklar, annenin cezası devam ediyorsa bile cezaevinden alınıyor ve dışarıda olan bir yakınına veriliyor. Dışarıda yakını yoksa çocuk, sosyal hizmetlere bırakılıyor. Cezaevinde çocuk bakımı sadece anne mahpuslarda geçerli. Anneler çocuklarının ilklerini de zaman zaman cezaevinde yaşıyor. Feriha da hem kendini yetersiz hissediyor, hem de çocuğunun ilklerini görünce umut tazeliyor. Irmak ilk adımlarını cezaevinde atıyor ve ilk sözcükleri de cezaevinde ağzından çıkıyor:

“Çocuğuma iyi annelik yapamadığım için ilk aylar kendimi kapattım ve kendimi suçladım. İçerde kalacağım süre uzadıkça yoruldum ve bunu üzülerek söylüyorum ama çocuğumu reddetme noktasına geldim. Dışarıda bırakacak bir yakınım da yoktu. Bu zaman zarfında çocuğum da büyüdükçe onunla olan bağım güçlendi sanırım. Orada anladım ki benim orada olmak için bir suçum yoktu. Ben başkasının suçunu çekiyordum, çocuğum ise benim suçumu çekiyordu. Umutla yanında durdum ve onun her ilkinde yanında olmaya ve her yeri mermer olan cezaevini onun için bir yuva yapmaya çalıştım. İlk anlamlı cümlesini ve ilk adımlarını cezaevinde attı. O ilk adımını attığı zaman benim içim umut doldu.” 

Cezaevinde kalan çocukların psikolojisi 

Cezaevindeki görüşler sırasında bebeklerin bezlerine kadar arama yapılıyor. Daha önce konuştuğumuz anneler ve pedagoglar bu yapılan aramaların çocukların vücut bütünlüğünü etkilediğini ve ileride bunlarla ilgili sorunlar yaşadıklarını söylüyor. Çocukların cezaevinde gördüğü muamele ilerideki yaşantılarını etkiliyor. 2019’da yaptığımız “Mahpus anne ve uzmanlar anlatıyor: Cezaevinde büyüyen çocuk olmak” dosya haberinde Altınbaş Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü öğretim üyesi Fulya Giray Sözen, erkek çocukların gardiyanları taklit ettiğini söylemişti. Cezaevinden çıktıktan sonra sorunlar yaşayan Irmak, evine alışmakta zorluklar çekiyor ve annesini beş dakika görmese bile panikleyip ağlıyor:

“İlk çıktığım zaman bu bir senelik sürecin Irmak’ın üzerinde etki bıraktığını düşünemedim ancak bana çok bağlanmış onu anladım. Şu anda altı yaşında ve iki hafta önce kreşe yazdırmaya gittim. Onu oraya bırakacağımı düşündü ve oraya gittiğimiz gibi ağlamaya başladı. Seneye de ilkokula başlayacak. Onun için kreşten önce pedagoga götürmeye karar verdik. Cezaevinden ilk çıktığımız ve eve gittiğimiz zaman her şeyden korkuyordu; askıdan, kapıdan, dolaptan hatta oyuncaklardan. O bir senelik süreç benim beklemediğim izler yaratmış.”

Feriha ve kızı Irmak 2017 yılının sonuna doğru cezaevinden çıkarken, Irmak’ın babası da 2019 yılında cezaevinden çıktı. Yani Irmak’ın cezaevi mesaisi iki yıl daha devam etti. Şu anda altı yaşında olan Irmak’ın anneden kopma korkusu devam ediyor ve babasının da kendisini terk edeceğini düşünüyor.

* Anne ve çocuğun isimleri değiştirilmiştir. Olayların yaşandığı cezaevinin ismi, anne ve çocuğu korumak için verilmemiştir. Haber görseli, Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın hazırladığı “Umutları Ertelenen Çocuklar” kitabından alınmıştır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus