Edgar Şar yazdı: Muhalefet adayını kazasız belasız açıklayabilecek mi?

Türkiye’de seçimler her zaman heyecanlıdır. Her zaman aynı yoğunlukta olmasa da her seçim olabildiğince kritiktir. Seçmen de bunu bilir ve seçim günü gider oyunu kullanır.

Ancak hakkını yemeyelim. Önümüzdeki genel seçimlerin Türkiye açısından ne denli kritik bir dönemeç olduğu konusunda herkes mutabık. Bu sebeple de belki de emsali görülmemiş bir şekilde önceki seçimlerden beri neredeyse durmadan önümüzdeki seçimleri tartışıyoruz.

Şimdi bu seçimlere en fazla bir yıl kala elde can acıtan bir ekonomik kriz, iktidarın epeyce geri düştüğünü gösteren anketler ve muhalefet partileri arasındaki (şimdilik) kısıtlı bir işbirliği haricinde pek bir şey yok.

Neden, ihtiyaç olmadığından mı? Bilakis, 20 yıllık bitkin bir iktidar kendini bitirmek üzereyken Türkiye’nin sorunları alabildiğine büyük ve karmaşık. Muhalefet ise kendi destekçileri dahil toplum geneline Erdoğan sonrası dönemin net bir şekilde sahibi olduğunu henüz hissettirebilmiş değil. Bu noktada aktörleri suçlamak çok doğru olmaz, zira ayrı ayrı bakıldığında tüm muhalefet aktörleri ortaya büyük bir çaba koyarak çalışıyorlar. Sorun sanırım biraz da yapısal. Bizimki gibi rejimlerde muhalefet bir araya gelmeden sonuç almak mümkün olmadığı gibi, seçim sathı mailine girilmeden muhalefetin tam anlamıyla bir araya gelmesi de pek mümkün olmayacak gibi. Bu olmadan da yapılanlar algıları tatmin etmeye yetmiyor sanki.

Birçoklarına göre bu yetersizlik algısının çözümü muhalefetin, adayını bir an önce açıklamasından geçiyor. Benim de aralarında olduğum, muhalefetin adayı resmen açıklaması için henüz erken olduğunu düşünenler için bu ikilem adaydan önce, toplumun önceliği olan ve dolayısıyla geçiş döneminde öncelik verilecek sorun alanlarına ilişkin acil eylem planı ve ekip lansmanlarıyla idare edilebilirdi. Ancak bu yol da tercih edilmedi ve sanırım edilmeyecek de. Altılı masanın adının halen “altılı masa” olarak kalması ve bu masanın faaliyetlerinin çok genel anlamda kurumsal tasarımın ötesine geçmemesi bize buna gösteriyor.

Sonuç olarak Türkiye, adalet, ekonomi, dış politika, tarım, eğitim ve daha birçok alanda can çekişirken, Erdoğan sonrası hayal edilen Türkiye’ye ulaşılabilmesi için muhalefetin somut olarak hangi adımları atacağını ortak aday belli olmadan öğrenemeyeceğimizi en azından ben artık kabullendim.

Bu noktadan sonra muhalefet, adayını açıklama sürecinde çok dikkatli olmalı. Gerek aday seçilirken, gerekse o aday muhalif ve genel kamuoyuna tanıtılırken hassas bir inşa sürecine ihtiyaç olacak. Bugünkü yürütüldüğü şekliyle adaylık tartışmaları maalesef her bir aday adayının gerek yaptıkları gerekse destekçileri üzerinden rekabet etmesi sonucunu beraberinde getirdi. Eğer muhalefetin ortak adayı, bu rekabetin sonucunda ortaya çıkarsa bundan ne adaylığı kazanan kişinin ne de genel muhalefetin yarasız çıkması mümkün olabilir. Şimdiden her bir aday adayının destekçileri, diğer aday adaylarından birinin adaylaşması durumunda ne gibi “tepkiler” vereceklerini gündeme getiriyorlar. Bunları durumun vahameti sebebiyle verilmiş duygusal tepkiler olarak görüp, anlayabiliriz. Ancak adaylar arasındaki örtük yarışın, tabana o kadar da örtük ve yumuşak şekilde yansımayabileceğini ve bunun tüm muhalefetin samimi bir birlik içinde mücadele etmesi gereken kampanya dönemi üzerinde sonuçları olabileceğini de hesaba katmakta fayda var.  

Bu sebeple aday belirleme ve açıklama süreci muhalefet için oldukça önemli. Sürekli üstünde durduğumuz gibi bugünkü iktidardan gayri memnun olanlar kararsızlarla birlikte toplumun 60-65’ini oluşturuyor. Muhalefetin adayı toplumun bu kesiminin desteğini alabilecek, bu gayrimemnunluğu sinerjiye dönüştürebilecek bir isim olmalı. Elbette ki adı geçenlerden bazıları bunu diğerlerinden daha iyi yapabilir. Ancak her adayının kendine göre önce kazanmak sonra da yönetmek açısından avantaj ve dezavantajları var ve bu konuda tüm muhalif toplumsal kesimlerin mutabakata varması imkansız.

Bu sebeple önemli olan X veya Y’nin aday olması değil, X ve Y aday olurken, diğer aday adaylarının ve muhalif liderlerin tümünün, temsil ettikleri toplumsal kesimler nezdinde bu kişinin adaylığına sürecin tamamında samimi bir birlik içinde destek olmalarıdır. Bizimki gibi bir rejimde, bizimki gibi bir iktidara karşı bu koşullarda seçim kazanmak için muhalefetin belki de en önemli ihtiyacı bu birlik görüntüsü.

Dolayısıyla ortak aday belirlenirken, Mansur ve Ekrem Beyler için anketlerde önde olmaları; Kemal Bey için ise eskisi kadar geride olmaması sadece bir yere kadar anlamlı. Bundan daha önemlisi üzerinde mutabık kalınan adayın, adaylığının kampanya süreciyle beraber inşa edilmesi. Bu inşa diğer aday adayları ve liderlerin desteklerini açıklamasından adaylığın kamuoyuna duyurulmasına, kampanya iletişiminden seçim sonrası önceliklere kadar kendi içinde tutarlı, güçlü bir seçeneğin topluma anlatılmasını içeriyor.

Son iki toplantısında altılı masa bu noktalara odaklanmalı.   

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus