Göksel Göksu yazdı | CHP’de bilek güreşi: Özel mi Kılıçdaroğlu mu?

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi Türk siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir sınavdan geçiyor. CHP’de eşine benzerine rastlanmayan süreçler yaşanıyor.

Büyük çoğunluğu üç yıl öncesine dek Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutanlar, Kılıçdaroğlu’nu 2023 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmak için gecelerini gündüzlerine katanlar, Altılı Masa’dan çıkan her karara sırf iktidar değişsin diye ses çıkarmayanlar, üç yıl sonra bugün aynı Kılıçdaroğlu’na karşı partilerini nasıl savunacaklarını konuştu.

Onlar için artık iki Özgür Özel var.

Birincisi 4 kez üst üste seçtikleri “seçilmiş” genel başkanları…

İkincisi TBMM’de CHP Grup Başkanı.

Partinin kurmayları bu tabloyu şöyle özetliyor: Grup başkanı seçilerek hem Meclis’teki tüzel kimliğini Manisa Milletvekili olmaktan çıkardı hem butlan kararının arkasında 90 milletvekili olduğu iddiasına cevap verdi. Parti, Kemal Kılıçdaroğlu’nu atanmış, Özgür Özel’i ise seçilmiş başkan olarak konumlandırdı.

Butlan kararı sonrası, Özgür Özel ve yönetiminin CHP’ye ait hesaplara erişimi engellendiği için personel bayram ikramiyesini alamadı, çoğu yıllar boyu Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde de görev yapmış görevliler, büro çalışanları, çaycılar 1 Haziran’da maaşlarını alamayacakları endişesini taşıyor…

özgür özel kemal kılıçdaroğlu
CHP’de bilek güreşi: Özel mi Kılıçdaroğlu mu?

Partinin kurmaylarından biri “Bize belki çaycının parasını ödeyemedi denilecek ama o paraya erişimi olan Kemal Bey etrafında kimse olmadan bunu nasıl yapacak?” diyerek özetliyor yaşananları.

CHP’liler hem öfkeli hem kararlı

Gelinen noktada CHP’de öne çıkan iki ruh hâli hakim: Öfke ve kararlılık…

Herkes öfkeli. Öfkenin hedefindeki isim ise kararın gereğini yerine getirip kendisine verilen görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu. Partinin yeni yol haritasını belirlemek üzere toplanan Parti Meclisi’ne (PM) katılanların çoğu, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin değil, kendisini oraya getiren iradenin çıkarını önceleyeceğini dillendiriyor.

Partiyi krizden çıkarmak üzere görevi kabul ettiğini söylediği hatırlatıldığında ise, “O halde kayyum olmadığını ispatlasın ve kurultay süreci hemen başlasın” diyorlar.

Butlan kararı sonrası genel merkezde toplantı üstüne toplantı yapılıyor, tüm illerden gelen örgüt temsilcileri, o temsilcilerin oluşturduğu kurullar “seçilmiş başkan” olarak sahiplendikleri Özgür Özel başkanlığında yeni bir yol haritası üzerinde çalışıyor. Cumartesi günü toplanan ve 5.5 saat süren Parti Meclisi’nde öne çıkan en önemli başlık da buydu.

Dileyen her PM üyesinin söz alıp, dilediği kadar konuşabildiği toplantıdaki önerileri kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki başlıkta toplamak mümkün: Kısa vadede kurultay yapılması, uzun vadede ise siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikaların katılımıyla CHP öncülüğünde yeni bir kurucu iradenin ortaya konması.

Özgür Özel de açık bir dille söyledi, parti meclisi de aynı görüşte birleşti; CHP’de kurultay sürecinin hemen başlatılması, 45 gün içinde kurultayın yapılması konusunda ısrarcı bir tutum var. Bu talep Kılıçdaroğlu ile uzlaşı sağlanacak tek zemin olarak değerlendiriliyor. Bu hesaba göre kurultayda, mahkeme kararıyla iptal edilen İstanbul hariç, diğer 80 ilin delegeleri oy kullanacak ve parti bölünüp parçalanmadan yoluna devam edecek.

Bu hedefin gerçekleşmesinin üç yolu var: Ya Kılıçdaroğlu kurultay sürecini hemen başlatacak, ya Parti Meclisi kurultay kararı alacak ya da delegelerin yarıdan bir fazlasının imzası ile süreç başlatılacak. Özel kanadı, bayram sonrası bu üç ihtimalden birini yürürlüğe sokmak için harekete geçeceğini zaten duyurdu.

CHP 38. Kurultayı
CHP’de bilek güreşi: Özel mi Kılıçdaroğlu mu?

Kılıçdaroğlu “hemen” kurultay yapar mı?

Dışarıdan bakıldığında Kılıçdaroğlu da Özel de kurultay yapılmasında mutabık görünse de, Kılıçdaroğlu’nun Özel’le yaptığı telefon görüşmesinde “En uygun zamanda partiyi kurultaya götürmek istiyorum” sözleri genel merkezde “kurultayı zamana yayacağız” şeklinde duyuluyor.

Çünkü genel merkez koridorlarında konuşulanlara göre, mahkeme her ne kadar 4-5 Kasım 2023 kurultayı öncesi duruma dönülmesini, o dönem görevde bulunan parti organlarının görevlerine aynen devam etmesini kararlaştırsa da Kılıçdaroğlu yola o tarihte seçtiği delegelerle de devam etmek istemiyor.

Yani delegeleri sil baştan belirlemek için mahallelerden başlayarak ilçe ve il delegeleri yeniden seçilecek, kurultaya o delegelerle gidilecek. Bu da, nereden bakılırsa bakılsın, yaklaşık bir yıllık bir kurultay sürecine denk geliyor.

“Özel kanadından Kılıçdaroğlu’nun çevresindekileri isim isim ifşa etme hamlesi”

Genel merkez koridorlarında rahatsızlığa sebep olan bir başka konu da Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da dahil, yargılanan tüm CHP’lilerin üyeliklerinin askıya alınacağı iddiası.

Medyada da dillendirilen bu konuyla ilgili konuşan ve Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma ekibinde görev almış bir parti yetkilisi tepkisini “Arınmaya kendi yakın çevresinden başlasın” diyerek ifade ediyor. Bu yetkilinin söylediğine göre “Kılıçdaroğlu’nun çevresindeki bu kişilerin isim isim ifşa edilmesine yönelik hamle başlayacak.”

Partililerin dikkat çektiği bir diğer konu da Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarının, hatta il başkanlarının üyeliklerinin askıya alınmasının ancak disiplin kuruluna sevk edilmeleriyle mümkün olduğu, sevk işlemine ise sadece Parti Meclisi’nin karar verebileceği. Bunu söyleyenler kurultay öncesi Parti Meclisi’ndeki isimleri tek tek sıralıyor, gidenleri, kalanları, yedek listeden gelenleri parmak hesabıyla sayıp, 60 kişiden oluşan Parti Meclisi’nin 58’e indiğini ve sayısal üstünlüğün kendilerinde olduğunu söylüyorlar.

mutlak butlan Kılıçdaroğlu’na ne kazandırır?
CHP’de bilek güreşi: Özel mi Kılıçdaroğlu mu?

Aralarında da “Kemal Bey Ekrem Bey’i ihraç edeli çok oldu” diyerek kara mizah yapıyorlar…

“CHP öncülüğünde demokrasi cephesi kurulmalı”

Uzun vadeli yol haritasına kafa yoranlardan birinin ifadesiyle partinin butlan kararına kilitlenmesi hâlinde yaşanan kriz Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilek güreşine dönebilir ve bu istenen bir durum değil, bir yandan kurultay yapılması için gereken koşullar sağlanmalı ancak diğer yandan da demokrasi cephesi kurulması için çalışmalar başlamalı.

Bu cephenin bizzat CHP’ye gelen ya da desteklerini açıklayarak mutlak butlana karşı duran siyasi partilerin yanı sıra sendikalar, barolar, sivil toplum kuruluşlarının da dahil olduğu geniş bir yelpazeyi kapsaması gerektiği ifade ediliyor. Parti Meclisi’ne katılan bir yetkilinin ifadesine göre “AKP artık bir parti değil, rejimin kendisi. Buna karşı CHP’nin öncülüğünde yeni bir kurucu iradeye ihtiyaç var.” Bu görüş, 5.5 saat süren Parti Meclisi’nde de dillendirildi.

PM üyelerinden birinin ifadesine göre Özgür Özel bu önerileri can kulağıyla dinledi ve nihai kararı o verecek, Özel neyi işaret ederse kendilerinin de onu yapacağını söylüyorlar. Bu konuda bir duygu birliği olduğunun altını çizen bir başka PM üyesi de yaşananların 19 Mart sürecini bu günlerin işaret fişeği olarak değerlendiriyor. Bu tespitten hareketle “İktidar 19 Mart tavrını devam ettirecek, durmayacak. Hukuki süreçler üzerinden yapılan tarif eksik; eksik olduğu için de yanlış. O süreçleri beklemek yersiz ve anlamsız” diyerek herkesin üzerinde uzlaştığı hamlenin yapılması gerektiğini savunuyor.

Yeni parti kurulur mu?

PM’dekilerin görüş birliği içinde olduğu konulardan biri de yeni partinin kurulmasının mevcut sürece zarar vereceği. O nedenle bunu gündeme almıyor ya da almak istemiyorlar. Bir kesim de kurulacak partinin toplumsallaşırsa anlamlı olacağı, aksi halde CHP muadili bir partinin kimseye faydasının olmayacağı görüşünde. Buna karşın o gün gelir de partiye ihtiyaç duyulursa, bir değil birden fazla seçeneğin hazır olduğunu söyleyenler de var.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.