Alphan Telek yazdı: Derin yoksulluk karşısında iktidarın ve muhalefetin stratejisi

2017 yılında iktidar, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tartışmaları esnasında bir söz verdi: Bu sistemle Türkiye çok daha istikrarlı hale gelecek ve sorunlarını çok daha hızlı ve etkili bir şekilde çözecek. Bu vaat kendi içerisinde hayat pahalılığının düşmesini, yoksulluğun azalmasını, iş bekleyen milyonlarca insana ve özellikle gençlere iş yaratılmasını, liranın o zamanlar kısmi olan düşüşünün durdurulup yeniden değerlenmesini de içeriyordu.

Ancak geldiğimiz noktada vaat edilenle gerçekler arasında derin bir uçurum var. Bu süreçte Türk Lirası tarihsel düşüşlerinden birini yaşarken, enflasyon oranı 1970’leri andıran görüntüler oluşturdu.

Hükümet iktidara gelirken ve iktidarını sürdürürken kullandığı bütün eleştirilerin öznesi oldu. “Eski Türkiye’de yokluk, yoksulluk vardı, açlık vardı, kuyruklar vardı” diyerek eleştirdikleri her şey bugün ülkenin farklı noktalarında tekrar yaşanıyor. Üstelik 1970’lerde insanları ayakta tutan dayanışma ağları bugün yok. İnsanlar yalnızlar.

Buna ek olarak yeni sistemin işleyiş mekanizmaları büyük bir yozlaşma ve mafyalaşma getirdi. Ne yazık ki siyasetin o altın kuralı hiç değişmedi: Mutlak iktidar mutlaka yozlaşır. Türkiye özelinde ayrıca mafyalaşır.

Bu ise bıkkın, geleceksiz, öfkeli on milyonlarca güvencesiz, istikrarsız hayat meydana getirdi. Buna eşlik eden derin bir yoksulluk söz konusu. Derin Yoksulluk Ağı’nın değerli üyelerinin ve Hacer Foggo’nun ortaya koyduğu izlenimler bize gösteriyor ki gün boyu çocuklarını şekerli suyla beslemek zorunda kalan anneler var. Çünkü ellerinde yok. Foggo uyarıyor açlık kapıda.

İki ulus

Şöyle bir Türkiye görüyorum, bilmem katılır mısınız?

Toplumun büyük bir kesiminde yoksulluk, aşağılanma hissi ve öfke birikiyor. Ufak bir azınlıkta ise ayrıcalık, kibir ve hakedilmemiş (tiksindirici) servet birikiyor. Bu ülkede tek ulustan bahsedebilir miyiz peki, yoksa iki ulus muyuz artık? Ayrıcalıklılar ve diğerleri?

Bakın sermaye çeşit çeşittir. Derin yoksulluğun kıyısında olanların bugün yaşamak için ne ekonomik, ne kültürel ne sosyal hiçbir sermayeleri kalmadı. İnsanlar zor zamanlarda biriktirdikleri sermayelerini kullanır. Bugün milyonlarca vatandaş uçurumun eşiğinde çünkü harcayacak sermayeleri kalmadığı gibi, onları kurtarabilecek bir sosyal ağları da yok.

Levent Gültekin hep onurlu çıkıştan bahseder. Ben de şunu hatırlatırım: Tersi nedir? Onursuz bir çıkışsızlık. Toplum bunun içinden geçiyor. Çok türbülanslı bir süreç bu.

Bunun karşısında ise onlarca alternatifi olan toplumun bir başka kesiminde ayrıcalıklar ve hakedilmemiş devasa bir servet birikiyor. Elektrik şirketleri tipik tekellerdir. Sahip oldukları siyasal destek ve güçle faturaları istedikleri gibi şekillendirebiliyorlar. Yıllar içinde bu konuma geldiler.

Bir zamanımız vardı, bir gecemiz, bir de gündüzümüz. Bunun kararını bile onlar verdi.

İktidarın stratejisi

Kısacası, derin yoksulluğun karşısında derin ayrıcalıklılar var. İktidarın bunun karşısındaki stratejisi ne mi? Seren Selvin Korkmaz’ın geçtiğimiz hafta Medyascope yazısında belirttiği üzere iktidarın stratejisi üç ayaklı: Sadakati yönetmek, algıyı yönetmek ve şahinleşmek. Korkmaz’ın bahsettiği siyasal stratejinin aynısı sosyo-ekonomik planda da geçerli: İşlerin iyi gittiği, gideceği algısını yarat ve yay, 2000’lerdeki kazanımları ve mevcut krizi sadece Erdoğan’ın yönetebileceğini kendi tabanına sürekli hatırlatarak sadakati yönet ve eğer bunun karşısında isyan olursa şahinleş ve protestoları ez.

Muhalefet ne yapmalı?

Öte yandan muhalefetin derin yoksulluk ve güvencesizlik karşısında stratejisi nedir?

Daha önce Politikyol’da ileri sürdüğümü tekrarlıyorum: Muhalefetin Güçlendirilmiş Refah Sistemi’ni tasarlaması gerekiyor. Bunun için de ortak bir çalışma temposu tutturması, tıpkı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de anlaştıkları değer ve ilkeler gibi burada da anlaşarak yol haritası oluşturmaları gerekiyor.

Bu hafta içerisinde İYİ Parti ve DEVA arasında yaşanan ekonomi tartışması son derece önemliydi. Meral hanım tüm bu ekonomik sorunların sadece 2017’den sonra gelişmediğini söylüyor. Haklı. 2000’li yılların reçeteleriyle çözülemeyecek bir krizle karşı karşıyayız. O yüzden yeni bir kalkınma modelinin inşası son derece elzem.

Gördüğüm kadarıyla İYİ Parti ekonomi üzerinde önemli bir çalışma yürütüyor. Son derece olumlu. Demokrasinin sadece siyasal değil ekonomik de olması gerektiğini unutmamalıyız. Güvencesiz ve yoksul milyonların siyasal düşünceye ve sorunlara ayıracak vakti yok ve bu yüzden aşırı söylemlere çok kolay yönlenebiliyorlar. O yüzden ekonomik bir refah sistemi tasarlanmadığı müddetçe Türkiye’de otoriterleşme eğiliminin hep canlı olacağını söyleyelim.

Peki yeni modelin amacı ne olmalı? Yukarıda biriktirilen serveti ve ayrıcalığı aşağıya ve ortaya dağıtarak derin yoksulluğu ve güvencesizliği azaltmak. Çalışmanın yeniden değerli hale gelmesi ve bu çalışmayla normal, dönüşen ekonomi modelinin insanlara iş üreteceğini göstermek.

Onursuz çıkışsızlığı, derin yoksulluğu ve güvencesizliği tersine çevirmek ve on milyonlarca kayıtlı seçmenin hayatına dokunabilme ihtimali muhalefet için hiç bugün kadar kuvvetli olmamıştı.

Alphan Telek’in önceki yazıları:

“Daha az kazanmak için daha çok çalışmak”: Gölgede kalamayan kuryeler

Özgürlükçü laiklik neden Türkiye’nin yarınıdır?

Kasımdan ocak ayına “kırılgan zafer”: Muhalefet ve iktidar için ne değişti?

Kararsız seçmenin talebi – Muhafazakârlık mı muktedirlik mi?

İktidarın “çözülen sınıfsal tabanı” karşısında muhalefetin stratejisi var mı?

Zafer algısı – Muhalefet ve iktidar seçmenine nasıl zarar veriyor?

Büyük iktidar, küçük yatırımcı, sessiz muhalefet

“İktidar aslında gitti” – O zaman bu anketler ne anlama geliyor?

Doktorların göçü: Neden şimdi?

Çoğunluk

“Geçinemeyenler” – Öfkeli, geleceksiz ve prekarya

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus