İSTANBUL (Medyascope) – Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu Görkem Doğan, 1 Mayıs’ın Türkiye’deki tarihini yalnızca bir bayram olarak değil, sınıf mücadelesinin en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
Rivayet Muhtelif’in “1 Mayıs’ın şanlı ve kanlı tarihi: Dünden bugüne İşçi Bayramı” adlı bölümünde Görkem Doğan, Türkiye’de 1 Mayıs’ın neden özellikle Taksim ile özdeşleştiğini tarihsel bağlamıyla anlatarak, bunun sadece bir mekân tercihi olmadığını vurguladı:
“Taksim’de 1 Mayıs kutlamak, DİSK’in kuruluşundan itibaren bir hedefti. Bu kişisel bir tercih değil, sınıfın gücünü kamusal alanda görünür kılma arzusuydu. Çünkü Taksim Türkiye’nin en merkezi meydanı ve burada yapılacak bir 1 Mayıs, doğrudan bir güç gösterisi anlamına geliyor. 1976’da ilk kez bu gerçekleşti ve hemen ardından bir tehdit algısı yaratıldı. 1977’de yaşanan ve hâlâ tam olarak aydınlatılamayan katliam da bu güç gösterisinin yarattığı rahatsızlıkla doğrudan bağlantılıydı.”
Dünden bugüne 1 Mayıs
Doğan, 1977 1 Mayıs’ını yalnızca bir kırılma değil, sonraki on yılların da belirleyicisi olarak değerlendirdi:
“1977’de onlarca insanın hayatını kaybettiği katliamdan sonra 1978’de tekrar güçlü bir 1 Mayıs yapıldı ama ardından artık bu gücü ancak yasaklayarak durdurabileceklerini düşündüler. 1979’da sokağa çıkma yasağı getirildi, 12 Eylül’e giden süreçte 1 Mayıs tamamen yasaklandı. 12 Eylül’den sonra ise işçi hareketi yeniden toparlanmaya çalıştı ama her seferinde Taksim’e çıkma girişimleri engellendi. 1989’da, 90’larda, Kadıköy’de yapılan 1 Mayıslarda bile polis müdahaleleri ve ölümler yaşandı.”

1990’ların özellikle “tasfiye dönemi” olduğunu vurgulayan Doğan, “Türkiye’de 60’lar ve 70’lerin güçlü işçi hareketi 80’lerde kesintiye uğrasa da aslında tamamen bitmedi. 89 bahar eylemleri, Zonguldak madenci yürüyüşü gibi örnekler bunun devam ettiğini gösterdi. Ama 90’larda bu hareket sistematik biçimde tasfiye edildi. Bu tasfiyede provokasyonlar, baskılar ve özellikle 1 Mayıs gibi kitlesel eylemlere yönelik müdahaleler çok belirleyici oldu” dedi.
Görkem Doğan, günümüzde 1 Mayısların görece zayıf görünmesini sadece devlet baskısıyla açıklamanın eksik olacağını söyledi:
“Bugün 1 Mayısların daha zayıf görünmesinin nedeni sadece yasaklar değil. Aynı zamanda toplumsal hareketlerin genel olarak zayıflamış olması. Sendikalaşma oranları düşüyor, grev sayıları azalıyor, insanlar örgütlü yapılara güven duymuyor. Böyle olunca insanlar ‘neden gideyim’ diye düşünüyor. Bu da kitlesel mobilizasyonu zorlaştırıyor.”
Buna rağmen son dönemde yeniden bir hareketlenme işareti olduğuna dikkat çeken Doğan, “Toplumsal hareketler açısından bir gerileme yaşandı ama bu tamamen bitmiş bir süreç değil. Son dönemde özellikle ekonomik krizle birlikte insanlar yeniden itiraz etmeye başladı. Sayılar hâlâ düşük olabilir ama bu bir barometre. Ve o barometrenin yeniden yükseldiğini görüyoruz” dedi.








