Doğa Üründül yazdı: Benim meskenim “UEFA Avrupa Ligi”… Şimdilik

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son maçına çıkan Beşiktaş, grup aşamasında “0” çeken takımların arasına girmemek için Signal Iduna Park Stadyumu’nun çimlerinde. Hedef, ağızlarda kötü tat bırakan Avrupa defterini en azından üç puan ile kapatmak. Müsabaka başlıyor… Beklentilerin altında kalan bir performansın ardından hakem François Letexier’in son düdüğü ile mücadele sona eriyor. Borussia Dortmund beş golle çok rahat bir galibiyet alıyor.

Şimdi zamanı geri saralım…

Tarih: 26 Ağustos 2021, Haliç Kongre Merkezi’nde heyecanlı bekleyiş. Türkiye’yi temsil edecek Beşiktaş’ın yer alacağı UEFA Şampiyonlar Ligi grubu belirlenecek. Daha önce gruplarından namağlup çıkmış Kara Kartal için tekrar uçuş vakti. Kuralar çekiliyor ve dördüncü torbadan giren Beşiktaş’ın rakipleri: Portekiz’den Sporting Lizbon, Almanya’dan Borussia Dortmund, Hollanda’dan Ajax…

Siyah-beyazlıların grubu ile ilgili Türkiye’deki genel inanış bir spor programında dile geliyor… “Dortmund’u yendik, gitti Ajax’a yenildi sıkıntı yok. İçeride Sporting’i yendi. Gitti Sporting’e yine yendi, dokuz yaptı. İçeride Ajax ile berabere kaldı. 10 puan etti değil mi? Dortmund, Beşiktaş’ı yendi. Hiç sıkıntı yok. 10 puana çıkarsın bu gruptan. En kötü ikinci olursun. İçeride Ajax’ı da yenersen 12 olur.” 

12 puan beklentisinden 0 puana… Beklenti ile gerçekler arasında bu kadar farkın olmasını yorumlamak çok zor. Fakat Avrupa hezimetine şu sözle yaklaşabiliriz. Teknik direktör Şenol Güneş’in çok sevdiğim bir lafı: “Futbolu eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi. Şimdi ise zenginler oynuyor, açlar izliyor.” Hocanın sözlerini sadece futbolcular bazında değerlendirmemek lazım. Öyle bir dönemin içindeyiz ki futbolun en elit arenası olarak görülen UEFA Şampiyonlar Ligi’nde, beş büyük lig (İngiltere, İtalya, Almanya, İspanya ve Fransa) dışından Hollanda’dan Ajax, Avusturya’dan RB Salzburg ve Portekiz’den Sporting Lizbon grubundan çıkma başarısı gösterdi. Üst turlarda mücadele etmeye hak kazanan 16 takımdan sadece üçü büyük liglerin dışından.

Avrupa’daki dev kulüplerin kurmak istediği Avrupa Süper Ligi her ne kadar federasyonların ve UEFA’nın tehdidiyle kurulma aşamasında dağılsa da Şampiyonlar Ligi, artık Steaua Bükreş’in, Kızılyıldız’ın veya Galatasaray’ın hikayeler yazdığı arena olmaktan çok uzak. Aslan’ın namağlup şekilde zorlu UEFA Avrupa Ligi grubundan lider çıkması sevindirici fakat kalıcı bir başarı mı zaman gösterecek. Hiçbir maçta sarı-kırmızılılar geriye düşmedi ve 0-1 oyunundaki reaksiyonlarını görmek gerek. 

2021 Eylül ayında verilerle yıllık maaşlara bakarsak, Galatasaray’ın maaş bütçesi 280 milyon lirayken, Fenerbahçe’nin 330 milyon lira ve Beşiktaş’ın 356 milyon lira. Bu sayıları şu anki euro kuruna çevirdiğimizde (1 euro= 14,70 lira), sarı-kırmızılar 20 milyon euro, sarı-lacivertliler 23 milyon euro ve siyah-beyazlılar da 25 milyon euro toplam yıllık maaş ödemesi yapacak. Peki Serie A’nın orta sıralarında mücadele eden Bologna’yı ele alırsak, yıllık 32 milyon euro ödeme yapacağını görebiliriz. Hatta LaLiga’nın galibiyet dahi alamadan ligin dibine demir atmış olan takımı Levante’nin yıllık maaş ödemesi 22 milyon euro. Bizim “büyük” diye adlandırdığımız kulüpler, İtalya’nın orta sıraları hatta İspanya’nın düşme adayı takımlarının bütçelerinin bile altına düştü.

Nasıl ki yurtdışından gezmeye gelen turistler, bavullarını doldurarak ülkelerine dönüyorsa, birazcık kendini gösteren oyuncular artık şanslarını Avrupa’da değerlendirecek. Bu kur durumundan sonra yetenekli futbolcuları Türkiye’ye getirmek de, tutmak da imkansız. Lokal ligimizdeki rekabetler ile kendimizi oyaladığımız bir döneme giriş yapıyoruz.

Grup kuraları sonrası özgüveni arşa çıkmış demeçler, sivri manşetler, iddialı açıklamalar…Türkiye için sıradan bir gündü UEFA Şampiyonlar Ligi grup kuraları günü. Fakat artık kendimizle en azından spor üzerinden yüzleşmemizin zamanı geldi. Bu euro kuruyla, zaten rekabet etmekte zorlandığın Avrupa futboluyla artık kapışamazsın. En azından Şampiyonlar Ligi hayal, UEFA Avrupa Ligi’nde rekabetçi kalmak bir ihtimal, UEFA’nın abukluğu Konferans Ligi ise zamanla gerçek hedefe dönüşecek. Zaten ülke olarak da sırtımızı Avrupa’ya dönmedik mi? Saat 23.00’te başlayan Şampiyonlar Ligi maçlarının başka açıklaması olamaz…

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus