Alphan Telek yazdı: İktidar neden Canan Kaftancıoğlu’nu hedef alıyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yargıtay, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili alt mahkemelerde alınan kararları onadı. Bu ilk bakışta Kaftancıoğlu’nun geçmişte attığı tweetler yüzünden hapse girmesi anlamını taşıyor. Ancak Kaftancıoğlu kararı bundan çok daha fazlasını gösteriyor. Görüntüde kalmamak lazım. Görüntü ile öz aynı olsaydı bilime gerek kalmazdı derler. O yüzden görüntünün arkasına bakalım.

Canan Kaftancıoğlu yıllardır iktidarın, iktidar medyasının ve trollerinin hedefindeki isimlerden biri. CHP’nin kilit konumundaki aktörlerinden biri. Dahası Kaftancıoğlu’nun temsil ettikleri de çok önemli. Siyasette semboller ister istemez büyük bir öneme sahip. Çünkü semboller ya ayrıştırır ya da birleştirir. Türkiye’de iktidar varlığını çoğunlukla kutuplaştırmaya borçlu olduğundan dolayı ayrıştırıcı sembolleri kullanıyor. Hepimizin şaşırdığı açıklamaları, isimlendirmeleri belirli günlerde, belirli mekanlarda, belirli biçimlerde, belirli söylemlerle yapıyor oluşları bundan.

Peki Canan Kaftancıoğlu neyi temsil ediyor? Neyi sembolize ediyor ki iktidar anti-Kaftancıoğlu bir pozisyonda yıllarca hem ısrarlı bir şekilde diretti hem de bunu hapis kararı ile sonlandırdı?

Türkiye’de siyasetin kuruluşu ve üretimi şu an için tamamıyla kimlikçi ve çıkarcı bir temelde yapılmakta. Hakim yaklaşım bu. Bu siyaset biçimi erkek, yaşlı, muhafazakâr, servet ve güç sahibi, kibirli, yalanı esas alan, liyakatsiz figürleri zorunlu kılıyor. Bu biçim doğal olarak siyaset ormanında tek başına ayakta kalmayı, tek başına savaşmayı, kendi çıkarı için herkesi harcayabilmeyi getiriyor. Kaliteli isimleri de siyasetten uzaklaştıran bu tarz siyasetin beceriksiz ellere teslim edilmesine neden oluyor.

Otoriter bir iktidar karşısında örgütlenme gerekirken, bu siyasi tarz kuvvetli bir örgütsüzlük ve ilkesizlik getiriyor. Bu tarz, güvenlikçi atmosfer içinde iktidara devlet kademeleri ve kadrolarına daha da yerleşmeyi getirdi ve sonuç olarak onunla milyonlarca vatandaş arasına mesafe koydu. İktidar toplumun çeşitli kesimlerini temsil etmekten giderek uzaklaşırken, bunu devlet kaynakları ve orantısız bir güç sahipliği ile kapattı.

AKP-MHP bu iktidar stratejisi ile temsil krizi olsa da yıllarca idare edebileceğini düşünüyor, tabii homurtuları kısması da gerekiyor. Seçim yaklaşırken seçim güvenliğini riske atması da oluşabilecek iktidar değişikliğini baştan önleme amacını taşıyor. Bunun için gerekirse bu strateji karşısında risk oluşturabilecek potansiyel iktidar odaklarını siyaseten yok etmek de dahil.

İşte Canan Kaftancıoğlu bu noktada iktidar stratejisinin tam karşısında konumlanıyor. Kadın, genç, seküler, Anadolu’daki orta halli bir aileden gelen, liyakatli ve örgütlenmeci bir siyasal tarzı temsil ediyor. Dahası bu tarz yıllar içinde İstanbul’da siyasetin bağ kurmadığı ve bağ kurmayı unuttuğu yoksullarla, gençlerle, kadınlarla, ev işçileriyle, kuryelerle ve güvencesizlerle bağlar kurdu.

Bu tarz aynı zamanda 2019 belediye seçimlerinin kazanılmasındaki başat faktörlerden biri oldu. Cumhurbaşkanının dediği gibi İstanbul’u alan Türkiye’yi yönetir. Kaftancıoğlu siyasal yapım tarzı ve temsil ettikleriyle anti-iktidar bir alternatif haline geliyor. İlginç olansa bu tarzın polemikçi olmaması. Örgütlü bir şekilde Türkiye’nin en büyük kentinde belirli bir strateji dahilinde çalışarak başarılı olması. İşte bu tarz iktidar için her şeyden çok daha tehlikeli. Kaftancıoğlu’nu bu yüzden bastırmak istiyorlar.

Kaftancıoğlu’nun seçim güvenliğini esas alan İstanbul modelinin önümüzdeki seçimlerde Türkiye’de uygulanma ihtimali de iktidarı korkutan öğelerden biridir eminim. Görüntünün arkasında bunların olduğunu düşünüyorum.

Zannediyorum iktidarda pozisyon sahibi olan biriyle konuşma şansım olsa, Kaftancıoğlu kararıyla ilgili bana şunu derdi: Mesele sadece bir tweet değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus