İSTANBUL (Medyascope) – Trump ile Çin arasındaki gerilim neden yeniden yükseliyor? Rusya’da muhalefetin yükselişi yeni bir tehdit mi oluşturuyor? Türkiye’nin Afrika politikası hangi hedeflere dayanıyor? Transatlantik’te bu hafta Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar bu konuları değerlendirdi.
Transatlantik’te Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretini ele aldı. Tol, Trump’ın Çin ziyaretine hem İran savaşı hem de ticaret savaşında istediği sonuçları alamamış bir lider olarak gittiğini söyledi:
“Trump, Çin ile görüşmeye eli zayıf bir şekilde gidiyor. Bunun iki temel sebebi var. Birincisi İran savaşında istediğini alamadı. İran’ı çok kısa sürede dize getireceğini düşünüyordu ama bunu başaramadı. İkincisi de Çin’e karşı başlattığı ticaret savaşında beklediği sonucu elde edemedi. Çin, Amerikan sanayisi için hayati önemde olan nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin ihracatını kısıtladı. Bu da Amerikan fabrikalarında üretimi aksattı ve Trump yönetimi geri adım atmak zorunda kaldı.”
Ömer Taşpınar ise Trump döneminin Çin açısından büyük bir stratejik fırsata dönüştüğünü vurguladı:
“Trump’ın dünya görüşü büyük güçlerin kendi etki alanları olduğu fikrine dayanıyor. Rusya’nın bir alanı olur, Çin’in bir alanı olur, bizim de olur mantığıyla hareket ediyor. Bu yüzden Amerika’nın küresel ittifak sistemini zayıflatması Çin açısından büyük avantaj yarattı. NATO zayıfladı, Hindistan’la ilişkiler bozuldu, Güneydoğu Asya’daki Amerikan ittifaklarında sorunlar çıktı. Çin açısından baktığımızda Trump dönemi gerçekten bulunmaz bir fırsat hâline geldi.”

Rusya’da muhalefetin yükselişi
Yayında, Rusya-Ukrayna savaşı ve Rusya’daki iç atmosfer değerlendirildi. Son dönemde Putin’in zayıfladığına dair hem sembolik hem askeri işaretlerin arttığını belirten Gönül Tol, “Rusya’da Putin’in zayıfladığına dair çok ciddi emareler var. Mesela 9 Mayıs Zafer Günü kutlamaları bu yıl ilk kez birçok yerde iptal edildi ve Moskova’daki törenler normalden çok daha sönük geçti. Putin bunu Ukrayna saldırısı tehdidiyle açıkladı ama aslında bu bile bir zayıflık kabulü” dedi.
Ömer Taşpınar, savaşın Rusya açısından sürdürülemez maliyetler üretmeye başladığını dile getirdi. Yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir kırılmanın oluştuğuna dikkat çeken Taşpınar, “Bu savaşta 350 bin Rus askerinin öldüğü söyleniyor. Ölü ve yaralı toplamı 1 milyonu geçmiş durumda. Dört yıl süren bir savaşın sonunda Rusya hâlâ Ukrayna’yı teslim alamadı. Üstelik küçücük Ukrayna drone teknolojisinde Amerika’yı geçmiş durumda. Rusya’nın Karadeniz donanmasının yarısı çöktü. Bu savaş artık Rusya açısından çok ciddi bir yük” diye konuştu.
Türkiye’nin Afrika politikası
Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki etkisini değerlendiren Gönül Tol, özellikle Somali örneği üzerinden Türkiye’nin bölgede izlediği stratejinin artık daha askeri ve jeopolitik bir boyut kazandığını söyledi:
“Türkiye önce insani diplomasi ile giriyor. Somali bunun en net örneği. 2011’de Erdoğan ailesiyle birlikte Somali’ye gidiyor, insani yardım kampanyaları başlatılıyor, kuyular açılıyor. Bunların hepsi çok olumlu şeylerdi. Ama bugün geldiğimiz noktada bunun aynı zamanda bir model olduğunu görüyoruz. Türkiye önce insani yardım üzerinden nüfuz alanı kuruyor, sonra bunu askeri ve savunma iş birliğine dönüştürüyor.”
Ömer Taşpınar ise ABD açısından Türkiye’nin Afrika’da Çin’e karşı kullanılabilecek önemli bir ortak olarak görüldüğünü belirtti:
“Amerika’da Türkiye’nin Afrika’daki yatırımlarına pozitif bakılıyor. Özellikle Çin ile rekabet açısından Türkiye önemli bir aktör olarak değerlendiriliyor. Çünkü Türkiye altyapı projelerinde Çin ile rekabet eden bir ülke olarak görülüyor. Washington’da Türkiye’yle Afrika’da birlikte çalışma fikri oldukça güçlü.”








