Son günlerde farklı düşünen, farklı yaşam tarzlarını benimsemiş insanlara karşı ne olduğu tanımlanmayan, açıklanmayan “genel ahlak” kavramına dayalı gözaltılar gerçekleştirildi. Bu, doğal olarak kavrama açıklık getirmek için açık bir davet ve çağrı anlamına geliyor. Öyleyse genel ahlak nedir?
Tüm insanlığı kapsayan genel bir insanlık ahlakı modern bir olgudur. Modern filozoflar şu basit gözlemden hareket eder: Ahlak tasavvuru, inançlara, kültürlere, çağlara, etnik ve sınıfsal aidiyete göre sürekli değişir. Bunlardan herhangi biri genel ahlak ilan edilemez, çünkü tikeldir, genel değildir. Bu ahlak tasavvurlarından biri politik iktidarı elinde tutsa bile bu onu genel yapmaz.
Ahlakın özü nedir?
Bu durumda farkları yok etmeden, hatta zorunlu ve anlamlı farkları muhafaza ederek genel bir ahlakı nasıl tesis edebiliriz? Ahlakın özü nedir?
Ahlaklılık arayışının özü özgürlüktür. Bu nedenle insanın özü özgürlük olarak tanımlanmış ve bir kavramlar sistemi olarak felsefe sistemleri de özgürlük sistemleri olarak kurulmuştur. Ahlak sistemlerine ahlaki olma niteliğini kazandıran, onların içeriğinin özgürlük olması, özgürlük kavramına dayanıyor olmalarıdır. Farklı ahlaki tasavvurları birbiriyle ilişkilendiren, onlara aynı “ruhu” kazandıran içeriklerinin özgürlük olmasıdır. Bu bakımdan özgürlük, ahlakın ilkesi ve zorunlu koşuludur.
Bir değerler sisteminin tarihsel olarak oluşmuş olması, onu zorunlu olarak ahlaki yapmaz. Her töre ahlaki değildir. Eş deyişle pekala tarihsel olarak özgürlük koşulunu yerine getirmeyen geleneksel değerler sistemi olabilir. Bunlar kendi içinde son derece tutarlı da olabilir. Fakat bu, onların ahlaki olmasının yeterli ve zorunlu koşulu değildir.
Değer sistemlerinin ahlaki olarak nitelendirilebilmesinin koşulu, içeriğinin özgürlük olmasıdır. Ancak özgürlük her bir kişiye kendi yaşam projesine dair yaşam tercihlerini yaparken gönüllük esasını sağlayabilir. Özgürlük ve böylelikle gönüllülük koşulu, her değer sisteminin ahlaki olmasının zorunlu koşuldur.
Bu koşulları yerine getirmeyen ahlak tasavvurları, keyfi ve fantastik uydurma olmaktan ileri gidemez. Neyin ahlaki olduğuna sonunda herkeste yeşertilmiş kendi aklının ışığında kendi vicdanı karar verir. Aklın ışığı ve vicdanın terazisi. Akıllılığın eylemdeki ölçüsü budur. Farklı ahlak tasavvurlarını mümkün kılan ve bunları birbiriyle ilişkilendirip evrensellik kazandıran özgürlüktür. Akıl ve vicdan özgürlüğün icrasıdır diğer bir deyişle. Ahlakın dış otoriteye dayandırılması ortaçağa hastır ve tarihte kalmıştır.
Herkesin yaşam projesi kendi kararı olmak zorunda
Sonuç olarak; cinsel tercih de dahil olmak üzere herkesin yaşam projesi yine kendisinin kendi kararı ve eseri olmak zorundadır. Hiç kimse, hiçbir kurum ve merci kimsenin cinsel tercihine, neyi yiyip içtiğine karışamaz, kendi diyet anlayışını ve cinsel tercihini, kısacası kendi yaşam anlayışını başkasına empoze edemez.
Özgürlük tüm farklara rağmen genel ahlaklılığın oluşmasının ve geçerliliğinin gerekli koşuludur. Bu, özgürlüğün zorunlu koşulu ve sonucudur. Yasaları hukuki ve meşru kılan da özgürlük etiğine dayanıyor olmasıdır. Legal olana meşruluk kazandıran da budur.














