BeşiBirYerde (58): 2021 yılına damga vuran beş kadın olayı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadınlar açısından 2021, iyiye giden bir yıl olmadı. Türkiye bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı. Bu olay 2021 yılında kadın hareketinde yaşanan en çarpıcı olayların başında geldi. Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmeyip “Haklarımızdan vazgeçmiyoruz” derken, kadın örgütleri de “Bu kadın mücadelesine vurulmaya çalışılan bir sektedir” dedi. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin yanı sıra toplumu sarsan olaylarda yaşandı. 2021 yılında en az 250 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınlardan Şebnem Şirin ve Başak Cengiz hem medyanın hem de toplumun gündeminde oldu. Kadınların öldürülmesi ve öldürülme şekilleri bir kez daha İstanbul Sözleşmesi’nin neden vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. 

1) Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı

2 Temmuz 2020 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi‘nden çıkabileceğinin sinyalini vererek, “Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır” dedi. Kurtulmuş, 30 yerel televizyonun ortak canlı yayınında, “Sözleşme iptal edilir mi?” sorusuna ise 4. maddeye değinerek cevap verdi ve “Bu metnin içinde iki tane önemli husus var dikkat çekmemiz gereken ve bizimle asla uyuşmayan. Bunlardan birisi toplumsal cinsiyet meselesi, bir de cinsel yönelim tercihi. Şimdi bunlar ve başka şeyler de var ama bu iki meselenin demin konuştuğumuz çerçevede tam da bu LGBT vesaire gibi unsurların, marjinal unsurların ekmeğine yağ sürecek kavramlar olduğu ya da onların arkasına sığınarak faaliyet yapabilecekleri alanlar olduğu görülüyor. Halkımızda böyle büyük bir beklenti varken AK Parti olarak biz buna bigâne kalmayız” diye konuşmuştu.

Kurtulmuş’un bu sözleri İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının yolunu hazırladı. Türkiye, kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden, 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece yarısı Cumhurbaşkanı kararıyla çıktı. 1 Temmuz’da yürürlükten kalkan sözleşme, imzalandığı ve yürürlüğe girdiği günden bu yana siyasetin gündemindeydi. 

Medyascope olarak sözleşmenin gerekliliklerini, neden önemli olduğunu, bundan sonra ne yapılacağını ve erkek şiddetine uğrayan kadınların nasıl hissettiğini anlatmaya devam edeceğiz. Medyascope olarak hazırladığımız “Türkiye 1 Temmuz’da İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıyor” yazı dizimizde bu konuyu uzmanlarla konuşmuştuk. Birinci bölümde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Tuba Torun ile hukuki süreci ve kadınların kazanılmış haklarını, ikinci bölümde Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü ile siyasi iktidarın kadınlara bakışını, İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) neden bir gecede bu sözleşmeden vazgeçtiğini, üçüncü bölümde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Temsilcisi Dr. Gülsüm Kav ile devlet yetkililerinin kadın hakları ve kadın cinayetleriyle ilgili söylemlerini, dördüncü bölümde feminist-aktivist, Gazete Duvar yazarı, Medyascope yorumcusu Berrin Sönmez ile İstanbul Sözleşmesi’nin cumhurbaşkanı kararı ile feshedilmesinin gösterdiklerini ve Danıştay sürecini, beşinci bölümde ise CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke ile Danıştay’ın yürütmeyi durdurma talebini reddetmesini ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini konuşmuştuk. Yazı dizimizin son bölümünde ise Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile Nahide Opuz davasını, insan hakkı ihlallerini, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinden sonra muhalefet partilerinin attığı adımları ve kadınların mücadele hattını ele almıştık.

2) Eylemlere polis müdahelesi

2021 kadın eylemleri açısından da yoğundu. 8 Mart, 25 Kasım eylemlerinin yanı sıra İstanbul Sözleşmesi eylemleri de düzenlendi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için İstanbul’daki kadınlar Taksim’de buluştu. İstanbul Valiliği’nin İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşü yasaklamasına rağmen Cihangir ve çevresinde toplanan kadınlar, Sıraselviler Caddesi’nde buluştu. Slogan ve şarkılar eşliğinde toplanan kadınlardan bir grup, okudukları açıklamanın ardından Karaköy’e yürürken başka bir grup, ‘‘İstiklal Caddesi kadınlara kapatılamaz’’ diyerek polis barikatını aşmaya çalıştı. Kadınların İstiklal Caddesi’ne çıkmasına izin verilmezken, polis müdahalesinde iki kadın fenalaştı. 19. Feminist Gece Yürüyüşü’ne on binlerce kişi katıldı. 10 Mart’ı 11 Mart’a bağlayan saatlerde ise 12 kadın, yürüyüşe katıldıkları gerekçesiyle evlerinden gözaltına alındı, 22 saat gözaltında tutuldu. 

19 Haziran’da ise Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar ve LGBTİ+’lar “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” demek için İstanbul – Maltepe’de buluştu. Maltepe Etkinlik Alanı’nda düzenlenen mitinge, kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin yanı sıra, emek ve meslek örgütleri ile siyasi partiler katıldı. Yoğun katılımın olduğu eylemde, Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” mesajları paylaşıldı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararı geçtiğimiz aylarda Danıştay’a taşınmıştı. Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin cumhurbaşkanı kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti ve Türkiye, kadına yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan uluslararası sözleşmeden 1 Temmuz’da resmen ayrıldı. Karara karşı çıkan ve Türkiye’nin sözleşmeyi uygulamasını isteyen aktivistler İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’da meydanlara çıktı. İstanbul’da “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz” ve “Susma haykır eşcinseller vardır” sloganları atan kadınlar pankartlar eşliğinde Taksim Meydanı’na doğru yürümek istedi ancak polis geçit vermedi ve biber gazı ile müdahale etti. 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ise kadınlar ve LGBTİ+’lar her yıl olduğu gibi bu yıl da Taksim Tünel Meydanı’nda buluştu. Saat 19.30’da buluşan kadınlar ve LGBTİ+’lar, İstiklal Caddesi’ne yürümek istedi. İlk barikatı kaldıran polis, ikinci barikatı kaldırmadı, kadınlara ve LGBTİ+’lara biber gazı ile iki kez müdahale etti. Kadınlar tüm müdahalelere rağmen eylemlerini saat 22.00’ye kadar sürdürdü.  

3) Şebnem Şirin

2021 ilk 11 ayında 250 kadın, erkekler tarafından katledildi. 23 yaşındaki Şebnem Şirin de bu kadınlardan biri. Şirin, gıda mühendisliği bölümünden yeni mezun olmuştu. 27 Ekim 2021 tarihinde ayrılmak üzere olduğu erkek Furkan Zıbıncı tarafından öldürüldü. 

Furkan Zıbıncı, emniyetteki işlemlerinin ardında yoğun güvenlik önlemleri altında Denizli Adliyesi’ne sevk edildi ve “tasarlayarak canavarca hisle öldürme” suçundan tutuklandı. Savcılıkta Zıbıncı’nın cinsel istismar, gasp, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi altı suçtan kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Şirin’in otopsisinde ise vücudunun göğüs, yüz ve boyun kısmında bıçak darbesi olduğu, boğazına aldığı bıçak kesiğiyle yaşamını yitirdiği tespit edildi. Furkan Zıbıncı, savcılıktaki ifadesinde olay anını hatırlamadığını söyledi.

4) Başak Cengiz

Kasım 2021’de 21 kadın erkekler tarafından katledildi. 28 yaşındaki Başak Cengiz de öldürülen 21 kadından sadece birisi. Cengiz, 9 Kasım 2021 tarihinde Can Göktuğ Boz tarafından samuray kılıcıyla saldırıya uğradı. Ataşehir’de özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı ancak müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Boz’un akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edildi.

Can Göktuğ Boz önce emniyette, sonra savcılıkta ardından da tutuklanması talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade verdi. “Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ve ‘Silahla tehdit’ suçlarından tutuklandı. Can Göktuğ Boz şu anda Diyarbakır Cezaevi Kampüsü Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde.

5) Siyasilerin açıklamaları

Yaşanan olayların yanı sıra 2021 yılında siyasilerin açıklamaları da kadınların gündeminde oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara geldikleri zaman ilk olarak İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacaklarını söyledi

“Kadına yönelik şiddetle mücadelemiz hemen başlayacak. İstanbul Sözleşmesi’ni bir hafta içerisinde yeniden yürürlüğe koyacağız. Kadına şiddet davalarına bakan, özel ve yetkili mahkemeler ve ayrı bir ceza dairesi kurulacak. Tüm savcı, hakim ve adli kurumlarda çalışanlar bu konuda özel eğitim alacaklar. Her polis karakolunda, ev içi şiddet konusunda eğitim almış ekipler olacak ve içlerinden en az biri kadın olacak. Şiddet bildirimlerinin aile hekimleri tarafından da yapılması için polis ve aile hekimi arasında bir iletişim kanalı oluşturulması sağlanacak. Kadınlara şiddet uygulayan şahıslara indirimsiz bir şekilde hukuki yaptırımlar uygulanacak. Kadına iş yerinde uygulanan ayrımcılığa yönelik de ilk altı ayda net adımlar atacağız. İş yerinde veya evde, her nerede olursa olsun kadına uygulanan fiziki şiddet gibi psikolojik ve ekonomik şiddet de aynı kapsamda suç sayılacak. Umuyorum ki artık kadınlar adaleti ve güvenliği sosyal medyada aramayacak.”

Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların kazanılmış hakkını iktidara geldiği zaman yeniden getireceğini söylerken, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından bir gün sonra yine İstanbul Sözleşmesi’ni hedef aldı: 

“İYİ Parti’nin başındaki hanımefendi şehitlik makamına, şehit yakınına, milli ve manevi değerlerimize kıymet vermiyorsa hiç değilse kendi cinsiyetine yönelik bu ağır hakarete tepki vermelidir. Kadın STK’larına sesleniyorum, siz ne iş yapıyorsunuz? İlla sizin örgütlerinizden bir bayana, bir kadına küfredilirse o zaman mı ayağa kalkacaksınız? Bir şehidimizin bacısına küfredildiği zaman niçin sokaklara dökülmüyorsunuz? Neden bunun hesabını sormak için yollara çıkmıyorsunuz? İlgili ilgisiz her konuda kadın hakları diyerek ortalığı birbirine katanların şehidimizin kız kardeşine yönelik bu iğrenç saldırısı karşısında derin bir sessizliğe gömülmesini de hafızamıza kayıtlarımıza nakşediyoruz. Ana muhalefetin başı şehidimizin bacısına yapılan bu saldırıyı nereye kadar görmezlikten geleceksiniz? Hani sen kadın haklarını savunuyordun? Her kim bu ülkede bir daha İstanbul Sözleşmesi ile başlayan bir cümle kurarsa, ona en başta ve en çok kendi adlarını sapkın ideolojik ajandaları uğruna istismar ettiği için kadınlarımız tepki göstermelidir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus