Ruşen Çakır yazdı: Soylu mu siyaseti bırakıyor, siyaset mi Soylu’yu?

Süleyman Soylu, İçişileri Bakanı olduğu sırada, 25 Mayıs 2021’de Habertürk’te Kübra Par’ın yönettiği canlı yayında Veyis Ateş, İsmail Saymaz, Merdan Yanardağ ve Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtlamıştı. 2 saat 37 dakika süren yayında Soylu, Sedat Peker’in hakkındaki iddiaları yanıtlamıştı, daha doğrusu yanıtlar gibi yapmıştı. İlginçtir, soru soran gazetecilerden üçü Ateş, Yanardağ ve Ersoy tutuklu, Saymaz ise bir süre gözaltına alınıp serbest bırakıldı; Par ise Habertürk’ü bıraktı, Soylu da bakanlığı.

1 Mayıs günü Soylu bu sefer TV100 canlı yayınındaydı. Ama stüdyoda değildi, telefonla bağlandı. Sunucu Buket Aydın, gazetecilerse Sinan Burhan, Barış Yarkadaş, Hasan Öztürk ve İsmail Dükel’di. Yayında Soylu beş yıl öncekinin yarısı kadar, bir saat 16 dakika ekranda kaldı.

Soylu memnun kalmış olacak ki X’teki hesabından yayını şöyle paylaştı: “TV100 yayınına telefonla bağlandım. Hakkımda ortaya atılan iddialara, Gülistan Doku kızımız, mecliste Now TV muhabiriyle yaşananlara kadar merak edilen her şeye eğip bükmeden, tüm açıklığıyla cevap verdim. Sadece dedikoduları değil, ‘gerçekleri ve doğruları bilmek isteyenler’ için karnımdan değil açık açık konuştuğum bu yayının tamamını buraya bırakıyorum. Not: Biraz uzun ve detaylı bir yayın oldu, vaktinizi almamak için izlerken video hızını 2x yapabilirsiniz.”

Soylu mu siyaseti bırakıyor
Soylu mu siyaseti bırakıyor, siyaset mi Soylu’yu?

“Babasını polislikten ihraç ederim”

Soylu’nun önerisine uyup yayını hızlı bir şekilde izlemedim. Açıkçası hiç izlemedim, ama söylediklerinin “önemli” kısımlarını okudum ve hiç şaşırmadım. Bakalım ne demiş. Mesela Gülistan Doku hakkında:

“Zaynal Abakarov [Doku’nun erkek arkadaşı] ayın 9’unda yurt dışına çıkıyor. Aile bize diyor ki, ‘Bu şüpheli yurt dışına çıktı, biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz, burada bir gariplik var, geri getirin’ dedi. Dedim ki, eğer gelmezse babası polis memuru ise ihraç ederim, annesi de Dağıstanlı ise geri gönderme merkezine alırım ve bunun da hesabını sorarım.”

Bir bakanın “polislikten ihraç ederim” ve “geri gönderme merkezine alırım” gibi tehditlerini bir kenara bırakıp soralım: Abakarov geldi de ne oldu? O gün tutuklanmayan Abakarov neden yıllar sonra tutuklandı?

Soylu, Doku ile ilgili ihmal iddialarına “Gülistan için çalıştık, tiyatro oynamadık”, “Bizim alnımız açık. Benimle ilgili ne iddia varsa ortaya koyulsun. Çiğ yemedim karnım ağrımaz”, “Adam gibi görevimizi yaptık. Elinde bilgisi, belgesi olan ortaya koymazsa namerttir” gibi cevaplar verdi.  Vali Tuncay Sonel hakkındaki soruya da “Ben o valiyle sözleşme mi yaptım?” sorusuyla karşılık verdi.

Soylu’dan gazetecilik dersleri

Soylu mu siyaseti bırakıyor, siyaset mi Soylu’yu?

Soylu’nun canlı yayına çıkmasının en önemli nedenlerinden birisi, iki gün önceki AKP grup toplantısı sırasında kendisine Doku hakkında soru sormak isteyen NOW TV muhabirini engellemesi nedeniyle düştüğü durumu telafi etmek istemesi olmalı.

Soylu’nun “Grup Toplantısı’na Tayyip Erdoğan’ı dinlemeye gidiyorum. Ülke meseleleri konusunda vereceği mesajları, talimatları dinlemek için oraya gidiyorum. Peki bir gazetecinin gelip bir günlük meselede, grup toplantısı içinde bana bir soru sorması ve benim o soruya cevap vermem, Tayyip Erdoğan’ın gündemini ve kürsüsünü işgal hareketi olmaz mı? İşgal hareketi olur, ben öyle düşünüyorum. Ben ilkeli bir adamım. Orada hiçbir şekilde cevap vermem. Dışarı çıkarız, başımın üzerinde yeri var” cevabına TBMM’de çalışan gazeteci arkadaşlarımız anlam verememiş olmalı. Zira AKP grup toplantıları meslektaşlarımız için gündemdeki bakan, parti yöneticisi, milletvekili gibi isimlere soru sormanın en ideal yeridir. Zaten o gün gündemde olan isimler muhtemel sorulara cevaplarını hazırlamış olarak gelirler.

Bütün bunlar Erdoğan salona girmeden önce yapıldığı için “işgal” vb. gibi cevapların hiçbir anlamı yok.

Soylu’nun “Gülistan Doku meselesi ayaküstü cevap verilecek bir konu mu? Muhabirin mesleği saygınsa benim mesleğim de saygın” cevabına gelecek olursak. Pekala bu ya da başka bir soruya cevap vermek istemeyebilir ama bunu belirtmenin yolu “daha sonra konuşalım”, “cevap vermek istemiyorum”, “yorum yok” veya sessiz kalmak olabilir, muhabire şiddet uygulamak değil.

Kim kimi bırakıyor?

Son olarak Soylu’nun “Meclis’e gücüm yettiğince gidebiliyorum. Haftada bir muhakkak orada oluyorum. Meclis müdavimi değilim, dönemimin bitmesini bekliyorum. Dönemim bitince, veladdalin amin. Ben siyaseti zihnimde bırakmış durumdayım. Ama davamı bırakmam. Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığımı bırakır mıyım? Onu da bırakmam. Ben çocukluğumdan itibaren bu işlerin içindeyim, benim bir fikrim var. Ben siyasi pozisyon elde etmek için siyaset yapmadım. Bunu Türkiye’de birilerine anlatmak çok zor, anlatmak da istemiyorum” şeklindeki sözleri hakkındaysa söylenecek çok şey var. Ama son dönemin siyasetteki en çarpıcı yükseliş ve düşüş öyküsünün aktörüne tek bir soru sormakla yetinelim: Kim kimi bırakıyor?

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.