Doğa Üründül yazdı: Transfer olan futbolcunun uçağını takip edercesine, Rus oligarkın yatı takipte

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış” atasözünü hatırladığımız günlerdeyiz. Ukrayna-Rusya savaşının ardından Rus oligarklardan özellikle Roman Abramovich’in İngiltere Premier Lig ekibi Chelsea’nin satışı sonrası “spor ile aklanma” için parasını nereye yatıracağı merak konusu. Bu konuya geçen hafta değinmiştik. Yayın ihalemizi bile satamayan meteliksiz Türk futbolu için yeni ışık mı doğuyor? Fakat ne pahasına…

Taraftar psikolojisinin temelinde tutku yatar. Hatta bunun en güzel tanımlarından birini Oscar ödüllü “El Secreto de Sus Ojos” (Gözlerindeki Giz) filminde dedektif Baez’in tanımında görebilirsiniz: “Bir insan yüzünü değiştirebilir, evini değiştirebilir, ailesini bırakıp gidebilir, eşini, cinsiyetini, dinini, tanrısını bile değiştirebilir ama asla tutkusunu değiştiremez.”

Tutkuyu eskiden saf sevgi oluştururken, modern dünyada ve kapitalist rekabetler içinde bu olgu, sahada ne kadar başarılı olduğuna indirgendi. Artık Messi-Neymar-Mbappe’li PSG’yi hayatı boyunca Paris’e gitme ihtimali çok düşük olan Anadolu’nun en ücra köşesindeki çocuk da destekliyor. İşin komiği ülkemizde maç izlemek neredeyse imkansız hale gelmişken, global pazarlama stratejilerinin karşılığını dünyanın her yerinde görmek mümkün.

Gazete tirajlarından, reyting ölçümünden ve sosyal medya raporlarından şunu göreceksiniz, Türkiye futbol ligleri derbi maçları dışında sadece transfer haberlerinde etkileşim alıyor. Yani kısacası bizler futbolu derbideki rakibimizi yenmek ve gelecek oyuncunun uçağını karşılamak için izliyoruz. Böyle bir transfer döngüsü için de para babalarına ihtiyaç duyulmaya başlandı. Vergi borçlarını bile sürekli erteleyen kulüpler için tek çıkış yolu buymuş gibi haberlere de denk gelmeye başlamışsınızdır. Hayır tek çıkış yolu kulüpleri özelleştirmek veya satmak değil! Tam tersine liyakat sistemine uygun şekilde, ederi kadar fiyatlandırılan lokal oyuncularla daha iyi bir ekonomik yapı kurmak mümkün.

Son zamanlarda “flightradar24” uygulamasının kullanımının artmasıyla, taraftarlar yeni gelecek transferlerin uçaklarını havalimanı kulesinden bile daha dikkatli takip ediyor. Hangi taraftar daha coşkulu karşılayacak, kim havalimanını ne kadar dolduracak, atkıyı ilk kim yeni transferin boynuna geçirecek, kısacası en taraftar kim yarışması varmışçasına… Medyada da Rus oligark Roman Abramovich’in yatının hangi sahilde olduğunun takibi başladı. Ege Denizi’nde ise acaba Mehmet Sepil’in istifasından sonra Göztepe’yi mi alacak, yoksa Bodrumspor Rus milyarderin radarında olabilir mi haberleri başladı bile. Manşette şu: “Roman Abramovich’in planı hazır: Messi ve Ronaldo Türkiye’de”. Bu pembe tablonun gizledikleri ise çok üzücü. Sizin olan, tamamen dernek olarak kurulan yapıların, yabancı bir patrona satılması.

İngiltere Premier Lig’deki kulüpleri iyi örnekler olarak gösterenler olacaktır. Fakat kötü birkaç örnek hatırlatayım. Sunderland ve Fulham. Sürekli satılıyorlar ve alt liglerden hiçbir şekilde çıkamıyorlar. Chelsea’nin yeni sahipleri acaba Roman Abramovich kadar para harcayacak mı? Sonuçta tuttuğunuz takım tamamıyla kar amacı güden dev bir kapital haline dönüşecek.

Artık siyah ile beyaz gibi keskin bir ayrımın eşiğindeyiz. Kulübünüzü bir oligarkın almasını ve parasını sizin üstünden aklamasını ister misiniz? Gri bir konu değil bu. Kararlı bir şekilde bizim olan kulüplerimizin, birçok özelleşen firmamız gibi elimizden alınmasına müsaade etmemeliyiz. Türk filmlerinde komedi malzemesi yapılan “fakir ama gururlu” olalım demiyorum, sadece kendi benliğimizde bulunan potansiyelimizi kullanalım. Yoksa iş işten geçmiş olacak…

Doğa Üründül’ün önceki yazıları:

Çok affedersiniz Roman Abramovich bir oligark (!)

Gecelerin bekçisi Batman değil, spor servisleridir

Sporda cinsiyet ayrımı ve trans sporcular

X ve Y kuşakları sportif baskı ile mücadele ederken Z kuşağı neden zorlanıyor?

Çocuk işçi çalıştırmak yasakken, çocuk sporcuları nasıl kabul ediyoruz?

Tutkumuzu sömüren takımlar

Hayaller Porto modeli/Gerçekler Çatladıkapıspor

İş bilmez yöneticilerin elinde mezarlığa dönüşen stadyumlar – Hillsborough faciası

Hayaller Ajax modeli/Gerçekler Çatladıkapıspor

Fatih Terim, Şenol Güneş ve Mustafa Denizli’siz devam edecek sezonun bize anlattıkları

Benim meskenim “UEFA Avrupa Ligi”… Şimdilik

Djokovic 0 – 15 Avustralya

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus